James Joyce’un çevrilemez kabul edilen eseri yakında Türkçede
Dünya edebiyatının yapıtaşlarından biri olan yazar James Joyce’un dili büyük bir ustalıkla kullanarak kendi dilinin sınırlarını aştığı, yeni kelimeler türeterek alt metinler oluşturduğu ve böylece bir anlamda “çevrilemez” kıldığı büyük eseri “Finnegans Wake” yakında Türkçede!
Sel Yayıncılık’ın, çevirmen ve yazar Fuat Sevimay’la birlikte İrlanda edebiyatı söz konusu olduğunda otorite kabul edilen kuruluş ILE’ye (Irish Literature Exchange) gönderdiği örnek çeviri başarılı bulununca çeviri süreci hızlandı.
Fuat Sevimay, ILE ve Dublin Trinity College tarafından Joyce uzmanlarıyla birlikte çalışmak üzere Dublin’e davet edildi ve beş ay süresince daha önceki çevirileri ve kaynak kitapları inceleyerek çalışma imkânı buldu.
İki buçuk yıllık çalışmada son etaba gelindi

Çeviri süreci tamamlansa da Sel Yayıncılık, çevrilmesi kadar okunması zorlu bu deneyimi en iyi şekilde sunmak için çalışmalarının titizlikle devam ettiğini ve ILE’nin onayını aldıktan sonra tek cilt halinde okurla buluşturacaklarını bildirdi.
Bugüne dek tamamı yalnızca sayılı dile çevrilebilen Finnegans Wake, geçtiğimiz yıllarda Çin’de dört kitap halinde yayınlandığında çok satanlar arasına girmişti. Ancak Sel Yayıncılık önümüzdeki aylarda Joyce’un diğer büyük eseri Ulysses gibi tek cilt olarak yayınlayacak.
PEKİ JAMES JOYCE KİMDİR?
. Yaşamı
Batı Edebiyatının en önemli kalemlerinden biri olan James Aloysius Joyce, 2 Şubat 1882 tarihinde İrlanda- Dublinde dünyaya gelmiştir. Edebiyat dünyasına farklı bir üslup getiren James Joyce, Cizvit okullarında ilk eğitimini almaya başlamıştır. Clongo Wood Collegede bir süre okuyan Joyce, daha sonra maddi nedenlerden dolayı söz konusu okuldan ayrılmıştır. Daha sonra Joyce, üniversite eğitimini modern diller ve felsefe üzerine yapar. Yine bu yıllarda usta yazar Henrik Ibsene merak salar ve Dan- Norveç dilini öğrenir.
Henrik Ibsenin Biz Ölüler Uyuyunca adlı tiyatro oyunu hakkında bir yazı yazar ve yazı bir dergide de yayımlanır. Yazma yeteneğini bu şekilde gösteren James Joyce, bu yıllarda şiire de merak salar. Şiir için kalemi eline alan Joyce, üniversite mezuniyeti sonrasında Parise gider. Bir yıl Pariste yaşayan James Joyce, annesinin hastalık haberini alır ve ülkesine geri döner. Bir süre Triestede yaşan Joyce, 1906 yılında Romada bir bankada çalışmaya başlar. Ancak usta kalem, bir süre sonra işi bırakarak tekrar Triesteye geri döner. Burada bir süre İngilizce öğretmenliği yapan James Joyce, “Dublinliler” adlı eserini yayımlar.
1916 yılında ise Joyce otobiyografik bir roman olan “Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi” adlı yapıtını yayımlar. 1916dan sonra Joyce ve ailesi Zürihe yerleşir. Bu yerleşmenin ardından tüm edebiyat dünyasını sarsacak ve büyük yankı uyandıracak olan eseri Ulyesses adlı eserini kaleme alır. Roman bir Amerikan dergisinde parça parça yayımlanır. Bazı olaylar neticesinde roman ancak ve ancak 1922 yılında Pariste basılır. 1931 yılında bir evlilik yapan Joyce, 13 Ocak 1941 tarihinde Zürihte yaşama veda eder.
. Edebi Yaşamı
James Joyceun en önemli eseri olarak adlandırılan Ulyesses aynı zamanda dünya edebiyat tarihi için de büyük bir öneme sahiptir. Eser, roman tekniği açısından dikkat çekici bir tarz ile yazılmıştır. Roman, Homerosun Odysseia destanı çerçevesinde Dublinde geçen 24 saati anlatmaktadır. Tek bir gün üzerinden bir başyapıt çıkaran James Joyce, kurgusuyla da edebiyat dünyasını sarsmayı başarmıştır. Eser yayımlandığı günden itibaren birçok dile çevrilmeye çalışırken çeşitli güçlükleri de beraberinde getirmektedir. Türk Edebiyatına Nevzat Erkman tarafından ancak ve ancak 1996 yılında çevrilebilmiştir. 1966 yılına kadar eseri dilimize aktarılamamıştır. Bu romanın yanı sıra James Joyce eserlerinde ana yer olarak doğduğu ve yaşadığı kent olan Dublini seçmiştir. Yaşadığı yüzyılı büyük oranda etkileyen Joyce, bilinç akışı tekniği ile büyük bir yenilik yaratmıştır.
. Eserleri
Dublinliler
Sürgünler
Oda Müziği
Sanatçının Mektupları
Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi
Ulyesses
Finnegens Wake
Ulyesses romanından bir bölüm;
Oğul kavramları. Oğul, kendini Babasıyla özdeş kılmaya çalışıyor var gücüyle.
Buck Mulliganın yüzü hemen neşeli güleç bir ifadeyle açtı. Yanındakilere baktı, düzgün ağzı sevinçle açık, olanca kurnazlığını yitiriveren gözlerini çılgın bir şetaretle kırpıştırarak. Bir oyuncak bebeğin başını ileri geri oynatıyordu, hasır şapkasının kenarı titreyedursun, mutlu umursamaz bir sesle çığırmaya başladı:
-Bulunmaz bencileyin garip bir delikanlı.
Anam Yahudi benim, babamsa bir kuş.
Marangozun Yusuf la başım değil hoş.
İçelim biz o halde havarilerle Golgota ya.
Kaynakça:
Ulysses, James Joyce, Çev: Nevzat Erkmen,Yapı Kredi Yayınları
Çevrilemez kabul edilen eser yakında Türkçede ‘James Joyce-Finnegans Wake’
[divider]
Tweet









































