Bahçeli: AYM, Türkiye’nin terör ve bölücülükle mücadelesine duyarsız, ilgisiz ve açık ara mesafeli

Öte yandan, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, HDP iddianamesini usul eksiklikleri nedeniyle iade eden Anayasa Mahkemesi’ne sert tepki gösterdi.

Devlet Bahçeli, “Anayasa Mahkemesi hukukun üstünlüğünden mi yanadır, yoksa bölücülüğün mü şakşakçısıdır? HDP’nin kapatılması kadar Anayasa Mahkemesi’nin de kapanması artık ertelenemez bir hedef olmalıdır” görüşünü savundu.

Bahçeli: AYM Türkiye'nin terör ve bölücülükle mücadelesine duyarsız

Bahçeli, AYM’nin iddianameyi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iade kararının ardından yaptığı yazılı açıklamada, “usul eksiklikleri bahanesiyle” zaman kazandığını belirterek, şu görüşlere yer verdi:

“Anlaşılan odur ki, Türkiye’nin terör ve bölücülükle mücadelesine Anayasa Mahkemesi duyarsız, ilgisiz ve açık ara mesafelidir. Bahsi ileri sürülen eksikler veya usulü etkileyen açmazlar şühedaya nasıl anlatılacak, milli beka ve milli güvenlik mülahazalarıyla nasıl bağdaşacaktır? Anayasa Mahkemesi hukukun üstünlüğünden mi yanadır, yoksa bölücülüğün mü şakşakçısıdır? Dağda elde edilen başarıların TBMM’de kaybına tahammülümüz asla olamayacaktır. HDP’nin kapatılması kadar Anayasa Mahkemesi’nin de kapanması artık ertelenemez bir hedef olmalıdır.”

Bahçeli, beklentisinin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iddianameyi yeni baştan düzenleyip, yeniden HDP’ye kapatma davası açması olduğunu ifade etti.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin’in HDP’nin temelli kapatılması talebiyle hazırladığı iddianamede partinin “Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı eylemlerin odağı haline geldiği” öne sürülüyor; HDP’nin eski ve yeni üyeler ile yöneticileri dahil 687 kişiye 5 yıl boyunca siyaset yapmasının yasaklanması talep ediliyor.

Bahçeli: AYM Türkiye'nin terör ve bölücülükle mücadelesine duyarsız

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar ise mahkemenin kararı öncesi, “AYM’nin bu temelsiz, hukuk adına, demokrasi adına yüz kızartıcı iddianameyi reddetmesini bekliyoruz” demişti.

Mardin’de yaptığı açıklamada, “Ben hala Anayasa Mahkemesi’nde vicdanlı hukukçular olduğu inancımı koruyorum. Bugün raportörün ilk inceleme sonucu üzerinden AYM Genel Kurulu ilk kararını verecek. İddianameyi kabul etme ya da reddetme konusunda kararını verecek” diyen Sancar, sözlerini şöyle sürdürmüştü:

“AYM’de vicdanlı hakimlerin bu temelsiz, hukuk adına, demokrasi adına yüz kızartıcı belgeyi reddetmelerini bekliyorum. Raportörün ilk belirlemeleri de zaten biraz mahcup da olsa bu iddianamenin ne kadar saçma, hukuk dışı hazırlandığını ortaya koyuyor. AYM’nin kararının daha da ileri bir noktada olmasını bekliyoruz.”

İngiliz Basını BBC’nin edindiği bilgiye göre, izlenecek stratejiyi belirlemek için hafta sonundan itibaren yetkili kurulları ile toplantılar düzenleyen HDP yönetimi, “Yeni parti kurulması, mevcut partilerden birine geçilmesi ya da partinin feshi, bağımsız adaylık” seçeneklerinin ilerleyen süreçlerin gündemi olabileceğini değerlendiriyordu.

Davanın açılması halinde ilk aşama için “partiyi savunma, kapatmaya karşı kamuoyu oluşturma” görüşü ön plana çıkmıştı.

Bu kapsamda iç ve dış kamuoyuna, HDP’ye yönelik davanın “hukuki olmadığı” ve kapatma ile “Sadece HDP’nin değil, Türkiye demokrasisinin kaybedileceğinin” anlatılması benimsenmişti.


Anayasa Mahkemesi, HDP iddianamesini eksik bularak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iade etti

Bahçeli: AYM Türkiye'nin terör ve bölücülükle mücadelesine duyarsız

Anayasa Mahkemesi (AYM), Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) kapatılmasına ilişkin dava açılması talebiyle hazırlanan iddianameyi eksik buldu. AYM, iddianameyi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iade etti. Karar oy birliğiyle alındı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli karara tepki gösterdi, “HDP’nin kapatılması kadar Anayasa Mahkemesi’nin de kapanması artık ertelenemez bir hedef olmalıdır” dedi.

Anadolu Ajansı’nın haberine göre iade kararı, “partinin yetkili organlarının eylemleriyle Anayasa’nın 68 ve 69. maddesinde düzenlenen ‘odak olma’ fiili arasında gerekli ilişkilendirmelerin yapılmadığı” tespitine dayanıyor. AYM Genel Kurulu, iddianamede Anayasa’nın parti kapatmayı düzenleyen 68 ve 69. maddelerinde “terör örgütünün odağı olma” suçlamasının yer aldığına, bu iddianın da kişilerin eylemlerine dayandırıldığına ancak partiyle ilişkilendirilmediğine hükmetti.

Habertürk’ten Fevzi Çakır’ın haberine göre ise Yüksek Mahkeme bu nedenle HDP’nin, “terörün odağı olduğu” iddiasının zayıfladığına işaret etti. AYM ayrıca, iddianamenin parti kapatmaya ilişkin yargılama usullerine de aykırı olduğu görüşüne yer verdi.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, eksikleri tamamlayarak iddianameyi AYM’ye sunmasının ardından yeniden ilk inceleme yapılacak.

AYM Genel Kurulu, daha sonra belirlenecek bir günde tekrar toplanarak iddianamenin kabul edilip edilmediğine karar verecek.


HDP’ye kapatma davasının iddianamesinde neler var

Bahçeli: AYM Türkiye'nin terör ve bölücülükle mücadelesine duyarsız

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi’nde (AYM) açılan davanın iddianamesinin ayrıntıları belli oldu. AYM, iddianameyle ilgili raportör ataması gerçekleştirdi. Raportörün raporunu sunmasının ardından AYM’nin de iddianamenin kabul edilip edilmemesine ilişkin karar alması gerekiyor.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin’in hazırladığı iddianame, 609 sayfadan oluşuyor.

İddianamede, HDP, “terör örgütü PKK-KCK’yı açıkça desteklemekten öteye geçerek onun bir organı gibi faaliyette bulunmakla” suçlanıyor.

İddianamede, aralarında HDP’nin eski eş başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın yanı sıra mevcut eş başkanlar Pervin Buldan ve Mithat Sancar ile Sezai Temelli, Sırrı Süreyya Önder, Meral Danış Beştaş, Sebahat Tuncel ve Ertuğrul Kürkçü’nün de olduğu 687 kişi hakkında beş yıl siyaset yasağı getirilmesi de talep edildi.

HDP Eş Genel Başkanları Buldan ve Sancar, yaptıkları yazılı açıklamada, kapatma davasını “ülke demokrasisine ve hukukuna ağır bir darbe” olarak nitelendirdi.

İddianamede neler yer alıyor?

İddianamede, HDP ile PKK arasında bir fark olmadığı ve partinin PKK ile KCK’nın emir ve talimatları doğrultusunda faaliyet yürüttüğü öne sürülüyor.

HDP’nin “terör örgütünün siyasi görünümlü bir uzantısı, organı” olarak tanımlandığı iddianamede, “Başka bir deyimle HDP; PKK’nın partisidir. Aslında buna şaşırmak gerekir. Çünkü Partinin Eş Genel Başkanlığını yapmış Pervin Buldan ve Selahattin Demirtaş açıkça HDP’nin terör örgütü lideri Öcalan’ın projesi olduğunu, Öcalan’ın HDP fikriyatında büyük emeği olduğunu belirterek açıkça söylemekten çekinmemişlerdir. Bu hususu örgüt elebaşı da kabul etmektedir” ifadeleri yer alıyor.

İddianame, HDP’nin “devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı eylemlerin odağı haline geldiği” belirtiliyor.

HDP için mahkemenin şu kararları alması talep ediliyor:

Partinin temelli kapatılması

687 kişi hakkında beş yıl siyaset yasağı getirilmesi

Hazine yardımlarının kesilmesi, banka hesabında bloke edilmesi ve ödenmiş ise Hazine’ye iade edilmesi

Partiye üye kayıtlarının durdurulması.

İddianamede ayrıca, partinin üye ve yöneticileri hakkında bugüne kadar “Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğü Bozmak”, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etmek”, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine Karşı Silahlı İsyana Tahrik Etme”, “Silahlı Terör Örgütü Kurma veya Yönetmek”, “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak”, “Terör Örgütü Propagandası Yapmak” ve “Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve Devletin Yargı Organlarını Alenen Aşağılamak” gibi bir dizi suçlamayla yargı süreçlerinin başlatıldığına dikkat çekiliyor.

HPD yöneticileri, milletvekilleri ve teşkilat üyeleri hakkında açılan davalar ve bunlardan çıkan kararlar ayrıntılı bir şekilde aktarılıyor ve bunlar partinin kapatılması talebine zemin olarak gösterilen kanıtlar arasında yer alıyor.

İddianamede, AYM’nin daha önce aldığı kararlar ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) parti kapatmalarla ilgili kararlarına atıf yapılıyor ve “Nitekim, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, terörün kınanmamasını dahi siyasi partilerin kapatılması için yeterli bir gerekçe olarak kabul etmiştir” ifadesine yer veriliyor.

Ancak bazı hukukçular, iddianamede yer alan AİHM kararının HDP’nin kapatılma gerekçesiyle örtüşmediğini öne sürüyor.

Kimler hakkında siyasi yasak isteniyor?

İddianamede, “partinin kapatılmasına beyan, faaliyet ve eylemleri ile neden oldukları” iddiasıyla 687 kişi hakkında beş yıl boyunca siyasi yasak getirilmesi isteniyor.

Partinin kapatılması halinde, kapatmaya ilişkin kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından itibaren beş yıl boyunca bu kişilerin “bir başka siyasi partinin kurucusu, yöneticisi, deneticisi ve üyesi olamayacakları” yönünde karar verilmesi talep ediliyor.

Haklarında siyasi yasak istenenler arasında HDP’nin eski ve mevcut eş genel başkanları, eski ve mevcut milletvekilleri, genel merkez yöneticileri, teşkilat yöneticileri ve üyeleri de yer alıyor. Bu isimlerden bazıları şöyle:

Selahattin Demirtaş, Sırrı Süreyya Önder, Sebahat Tuncel, Figen Yüksekdağ Şenoğlu, Pervin Buldan, Sezai Temelli, Mithat Sancar, Adil Zozani, Meral Danış Beştaş, Nursel Aydoğan, Selma Irmak, Ertuğrul Kürkçü, Mehmet Emin Adıyaman, Ayla Akat Ata, Mülkiye Birtane, Berdan Öztürk, Bengi Yıldız, Demir Çelik, Esat Canan, Halil Aksoy, Hasip Kaplan, Hüsamettin Zenderlioğlu, Kemal Aktaş, Özdal Üçer, Aysel Tuğluk, Faysal Sarıyıldız, Ferhat Encu, Nursel Aydoğan, Abdullah Zeydan, Dilek Öcalan, İdris Baluken, Adem Geveri, Ahmet Yıldırım, Lezgin Botan, Aycan İrmez, Altan Tan, Behçet Yıldırım, Burcu Çelik Özkan, Çağlar Demirel, Enise Çoban Güneyli, Gülser Yıldırım, Yüksel Mutlu, Çilem Küçükkeleş, Leyla Zana, Dirayet Dilan Taşdemir, Hatice Kocaman, Emine Beyza Üstün, Kadri Yıldırım, Kıznaz Türkeli, Leyla Birlik, Mehmet Ali Aslan, Mehmet Emin İlhan, Mizgin Irgat, Nihat Akdoğan, Osman Baydemir, Saadet Becerikli, Seher Akçınar Bayar, Taşkın Aktaş, Şafak Özanli, Ergün Koç, Alican Önlü, Abdullah Levent Tüzel, Ayşe Acar Başaran, Feleknas Uca, İmam Taşçıer, Leyla Güven, Mahmut Toğrul, Hüda Kaya, Asiye Kolçak, Edip Berk, Ziya Çalışkan, Sibel Yiğitalp, Ziya Pir, Besime Konca, Tuğba Hezer Öztürk, Ömer Faruk Gergerlioğlu, Erdal Aydemir, Erol Katırcıoğlu, Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Tulay Hatımoğulları Oruç, Musa Piroğlu, Serpil Kemalbay Pekgözegü.

Kasım 2016’dan beri tutuklu olan eski eş genel başkanlar Demirtaş ve Yüksekdağ’a siyasi yasak getirilmesi isteniyor

Bundan sonraki süreç nasıl işleyecek?

İddianame AYM’ye sunuldu. AYM, dava sürecinin başlaması için ilk aşama olan raportör atamasını gerçekleştirdi.

Atanan raportör, iddianameye inceleyip raporunu sunacak.

AYM’ye bu raporun sunulmasının ardından, iddianamede herhangi bir eksiklik tespit edilememesi halinde AYM, davanın kabul edilip edilmeyeceğine karar verecek. Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre, iddianamenin kabülüne ilişkin kararın iddianamenin gönderilmesinden itibaren 15 günü geçmemesi gerekiyor.

Kabul edilmesi halinde dava, HDP’ye gönderilecek. Bu aşamada HDP’nin ön savunmasını hazırlamak için bir aylık bir süresi olacak.

HDP’nin savunmasını AYM’ye sunmasının ardından bu kez Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Şahin, esas hakkındaki görüşünü sunacak. Bu görüş mahkeme tarafından tekrar HDP’ye bildirilecek.

Daha sonra belirlenecek duruşma tarihinde Şahin sözlü açıklamasını, HDP yetkilileri de sözlü savunmalarını yapacak.

Bu aşamadan sonra raportörün esas hakkındaki raporunun hazırlanmasına geçilecek. Raporun hazırlık aşamasında tarafların ek belge, delil ya da savunma sunma hakları bulunuyor.

Bu süreç tamamlandıktan sonra AYM’nin kapatma talebiyle ilgili karar vermesi öngörülüyor. HDP’nin kapatılma kararının alınabilmesi için üçte iki çoğunluk gerekiyor. Bu da 15 üyeli AYM’nin 10’unun karar için olumlu oy kullanması gerektiği anlamına geliyor.

AYM, iddianamedeki taleplerle ilgili tek tek karar verecek. AYM, HDP’yi kapatabilir, kapatma kararıyla birlikte siyasi yasak ve Hazine yardımının kesilmesi ile iadesi talebini kabul edebilir, partinin kapatılmaması durumunda sadece Hazine yardımının kesilmesine karar verebilir veya iddianamedeki tüm talepleri reddedebilir.

HDP kapatma davasına ne tepki verdi?

HDP Eş Genel Başkanları Buldan ve Sancar, kapatma davası açılması talebinin ardından yazılı bir açıklama yaptı.

HDP Merkez Yürütme Kurulu da kapatma davasına ilişkin olağanüstü toplantı gerçekleştirdi.

Buldan ve Sancar, yazılı açıklamalarında, “Partimize yönelik kapatma davası, ülke demokrasisine ve hukukuna ağır bir darbedir. Bu iktidar, darbeci bir yönetim olarak tarihe adını yazdırmıştır. AKP, kapatma davası ile yargı üzerinden MHP’ye bir kongre hediyesi vermiş, savcılar siyasi talimatla hareket etmiştir” dedi.

Buldan ve Sancar, “AKP-MHP iktidarının demokratik meşruiyetini” yitirdiğini de öne sürdü.

Buldan ve Sancar, bugün de MYK toplantısının ardından kameraların karşısına geçerek bir açıklama daha yaptı.

Sancar, eski eş başkanlar Demirtaş ve Yüksekdağ’ın gözaltına alındığı 4 Kasım 2016’da yaşananları “darbe” olarak nitelendirdi ve aradan geçen zaman içerisinde sayısız partilinin cezaevine konulduğunu belirtti.

Sancar, “Sandılar ki HDP bitecek, eriyecek ama tam tersi oldu. Çünkü HDP ne tek tek şahıslardan ibarettir ne de binadır. HDP güçlü bir fikriyattır, HDP halktır” dedi.

Buldan da kapatma davası açılması başvurusunun ardından oy oranlarının yüzde 20’lere yükseldiğini öne sürdü.

Buldan, “Biz AKP hükümetine ilk sandıkta dersini vereceğiz ancak şimdiden demokrasi güçlerinin bir araya gelerek birlikte AKP hükümetine bu fotoğrafı verme zamanı gelmiştir. Kimsenin haksızlığa uğramayacağı bir ortamı hep birlikte yaratmak bizlerin görevidir” dedi; parti kapatma ve milletvekilliklerinin düşürülmesi konusunun sadece HDP’yi ilgilendirmediğini belirterek, bu yaşananlara herkesin karşı koyması çağrısı yaptı.

Partinin eski eş genel başkanı, Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu olan Selahattin Demirtaş da Twitter’dan açıklama yaptı. “Bugüne kadar partileri ya darbeciler ya da statükocular kapattılar; ilk kez, bir partinin seçim kazanması için bir başka partiye kapatma davası açılıyor. Bu sadece ahlaksızlığın dibi değil, aynı zamanda ağır bir anayasal suçtur. Susarak ya da kararın altına imza atarak buna ortak olanları asla unutmayacağız.” dedi:

HDP, 24 Haziran 2018’de yapılan en son genel seçimlerde 5,9 milyon oy almış ve yüzde 11,7’lik oy oranıyla en büyük üçüncü parti olmuştu.

HDP, 2018 seçimlerinde 67 milletvekili çıkarmıştı. Ancak daha sonra hem gelen istifalar hem de bazı isimlerin vekilliğinin düşürülmesiyle HDP’nin sandalye sayısı da 55’e geriledi.

2012 yılında kurulan HDP, bugüne kadarki en yüksek oy oranına 7 Haziran 2015 seçimlerinde ulaştı. HDP, bu seçimlerden 6 milyon kişinin desteğiyle oyların yüzde 13’ünü alarak dördüncü parti olarak çıktı.

 

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here