MÜLTECİ KRİZİ/

Almanya Başbakanı Angela Merkel, mülteci krizi konusunda Yunanistan’ın tek başına bırakılıp kaosa sürüklenmesine Avrupa Birliği (AB) olarak izin veremeyeceklerini söyledi.

Mültecilerin Yunanistan üzerinden diğer AB ülkelerine geçişi nedeniyle bazı Balkan ülkeleri ile Avusturya, doğu sınırlarında kısıtlamalar yapma kararı almıştı.

ARD televizyon kanalına konuşan Merkel ise Yunanistan’la yaşanan borç krizi dönemini hatırlatarak, “Geçen yıl tüm AB ülkeleri, Yunanistan’ı Euro Bölgesi’nde tutmak için onca çaba harcandı. O savaşı Yunanistan’ın mülteci krizi karşısında çökmesi için mi verdik?” diye sordu.

Mülteciler için açık kapı politikasını savunmaya devam eden Merkel, “B planımız yok. Mülteci kotaları reddedilse de açık kapı politikası devam edecek” dedi.

Mülteci krizi, Avusturya ile Yunanistan arasında diplomatik krize yol açmıştı.

Avusturya’nın Atina yönetimini yeterince tedbir almamakla suçlaması üzerine Yunanistan, Viyana büyükelçisini geçen hafta geri çekmişti.

Mülteci kotaları konusunda anlaşma yok

Avrupa Komisyonu’nun Türkiye ile vardığı eylem planı anlaşması kapsamında, AB üyesi ülkelerin her yıl Türkiye’den belli sayıda mülteci alıp, üye ülkeler arasında belirlenen kotalara göre dağıtması öngörülüyor.

Ancak anlaşmanın yürürlüğe girmesi için AB üyesi ülkelerce kabul edilmesi gerekiyor.

7 Mart’ta Türkiye’nin de katılacağı bir AB zirvesinde mülteci kotaları teklifinin görüşülmesi planlanıyor.

Ancak zirve öncesinde Macaristan’dan teklif için referandum çıkışı gelmişti.

Macaristan Başbakanı Viktor Orban, mülteci kotaları planını, AB zirvesinde onaylansa dahi halk oylamasına sunacağını söyledi.

[toggle title=”Tıklayın- Yunanistan, Avusturya Büyükelçisi’ni geri çekti” state=”close” ]Avusturya’nın dün kendisini dışlayarak Balkan ülkeleriyle bir mülteci zirvesi yapmasına tepki gösteren Yunanistan, Viyana’daki büyükelçisini geri çekti. ** Yunan Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, krizi çözmek için tek taraflı adımlarla uluslararası mevzuat ve Avrupa hukukuna aykırı davranışların Avrupa’nın birliğinin temellerine darbe vuracak girişimler olacağı vurgulandı. ** Açıklamada ”Mülteci kriziyle mücadelenin sorumluluğu tek bir ülkeye yüklenemez” ifadelerine yer verildi. ** Avusturya ise Yunanistan’ı mülteci akınını durdurmak için yeterince sıkı önlemler almamakla suçluyor. ** Ülkenin İçişleri Bakanı Johanna Mikl-Leitner, eğer akın kontrol altına alınmazsa “AB’nin bekasının tehlikeye gireceğini” söylüyor. ** Viyana hükümeti dünkü zirveden ortaya çıkan önerileri, bugün AB içişleri bakanlarının Brüksel’deki toplantısına sundu. ** Avusturya, Slovenya, Hırvatistan, Bulgaristan, Arnavutluk, Bosna, Kosova, Makedonya, Karadağ ve Sırbistan’ın imzasını taşıyan bildirgede şöyle deniyor: ** İltica hakkı “istediği ülkeyi seçmek” anlamına gelmez. *** Schengen Anlaşması’nı imzalayan tüm ülkelerin, AB’ye “giriş koşullarını taşımayanları” sınırdan çevirmesi gerekir. ** AB’ye girişte ortak standartlar belirlenmeli: Gelen herkesin parmak izi alınmalı, pasaportu olmayan ya da sahte belge taşıyanlar geri gönderilmeli. Bu önerileri sert bir dille eleştiren Yunanistan Başbakanı Aleksis Tsipras ise ülkesinin bir “ruhlar deposuna” dönüştüğünü ve bu krizle başbaşa bırakılmaması gerektiğini söyledi. ** BBC’nin Avrupa muhabiri Chris Morris, toplantıda atmosferin son derece gergin olduğunu, bakanların sürekli birbirlerini suçladığını ve birliğin mülteci ve Schengen politikalarının çökme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söylüyor. ** Muhabirimize konuşan bir diplomat “durumun kötü olduğunu ve daha da kötüye gittiğini” söyledi. ** “Giriş koşullarını taşımayanlar” ifadesiyle neyin kastedildiği henüz açıklığa kavuşturulmadı ancak yalnızca Suriyeliler ile Iraklıların alınacağı şeklinde yorumlanıyor. ** Makedonya, sınırını Afgan mültecilere kapatınca çok sayıda kişi Yunanistan’da kaldı. *** Makedonya geçen hafta sonunda mülteciler arasında hatırı sayılır bir grup oluşturan Afganları Yunanistan sınırından geri çevirmeye başlamıştı. ** Avusturya da bir süredir günde sadece 80 mülteci alıyor. Bu tek taraflı kısıtlamalar sonucunda binlerce mülteci Yunanistan’da mahsur kaldı. ** Bu sayının önümüzdeki haftalarda, havaların da ısınmasıyla hızla artması bekleniyor. ** Atina hükümeti, Avusturya ile Balkan ülkelerinin dün yaptığı toplantıya davet edilmemiş ve bundan duyduğu memnuniyetsizliği gruba iletmişti. ** Atina’dan veto tehdidi **** Yunanistan eğer diğer AB ülkeleri kota usulüyle mültecileri paylaşmazsa, yakında yapılacak AB Mülteci Zirvesi’ndeki tüm kararları veto edeceğini söylüyor. ** Almanya’nın başını çektiği bir grup ülke, Ankara ile anlaşma yapılarak mültecilerin çoğunun Türkiye’ye geri gönderilmesini, bir kısmının da kotalar belirlenerek AB ülkelerine dağıtılmasını öneriyor. ** Bu formülü kabul etmediğini şimdiden ilan eden Romanya, Çek Cumhuriyeti, Slovakya gibi AB ülkelerinden biri olan Macaristan, dün teklifi halkoylamasına sunacağını açıkladı. ** Başbakanları Victor Orban da bugün planı “hayalden ibaret” sözleriyle eleştirdi. ** Orban “Gidip Sayın Erdoğan’a sınırlarımızı koruması için yalvarıyoruz. Karşılığında da para ve bir takım sözler veriyoruz. Çünkü kendi sınırlarımızı bile koruyamaz haldeyiz” dedi. ** Uluslararası Göç Örgütü rakamlarına göre Avrupa’ya bu yılın ilk iki ayında 100 bin, geçen yıl bir milyondan fazla mülteci ulaştı. ** [/toggle]

 

[toggle title=”Tıklayın:AB-Türkiye anlaşmasında belirsizlikler” state=”close” ]Avrupa Birliği (AB) ile Türkiye’nin Suriyeli göçmen akınını kontrol altına almak için biraraya geldikleri zirvenin sonuçları belirsizliğini koruyor. *** AB liderlerinin Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun katıldığı zirve sonunda yapılan açıklama metninde Avrupa sınırlarına dayanan mültecilere yönelik ortak çalışma mesajı çıktı. Ancak Türkiye’nin vize serbestisi, mali katkı, üyelik sürecinin canlandırılması gibi talepleri AB’nin Ankara’ya getirdiği koşullara bağlı. ** BBC Türkçe’ye konuşan İstanbul Politikalar Merkezi uzmanlarından Siyaset Bilimci Dr. Cengiz Aktar iki tarafın uzlaştığı mülteci eylem planının hayata geçmesinin imkansız olduğunu düşünenlerden. ** “Ben buna yalancı poker diyorum. AB Türkiye’nin 2 milyondan fazla Suriyeliyi zapt etmesini, mültecilere Arapça eğitim, istihdam, sosyal güvenlik sağlamasını bekliyor. Kendi insanına bakamayan Türkiye’nin bunu yapacağını düşünmek tek kelimeyle absürd” diyor Aktar. ** AB’nin mülteci krizi sürecinde koşul olarak öne sürdüğü AB ile Türkiye arasında 2013 yılında imzalanan Geri Kabul Anlaşması’nın Ankara tarafından uygulanması gerekiyor. ** Bu anlaşmayla Türkiye’de ya da AB üye ülkelerinden birinde ülkeye giriş, bulunma veya ikamet etme koşullarını sağlamayan kişilerin ilgili ülkeye geri gönderilmesi amaçlanıyor. ** 29 Kasım’da düzenlenen zirvenin bilgilendirme metnine göre bu anlaşmanın Haziran 2016’da bütünüyle uygulamaya konması gerekiyor. Ayrıca Türkiye’nin vize serbestisi diyaloğu çerçevesinde hazırlanan yol haritasında yer alan koşulları da yerine getirmesi gerekli. *** Vize serbestisi için koşullar *** Aktar’a göre Türkiye’nin bu kadar kısa bir sürede yol haritasında yer alan 72 koşulu yerine getirmesi pek mümkün değil. Geri Kabul Anlaşması’nın uygulanma başarısının da dünyada yüzde 5 oranını geçmediğini söylüyor Aktar. ** Aktar “Türkiye’nin vizeleri kaldırdığı ülkelere yeniden vize koyması gerekecek. Ayrıca kişisel verileri korurken örneğin mal varlıkları gibi konularda şeffaflık da sağlayacak. Bu herkesin işine gelmeyecek” diyor. ** Aktar’a göre bir diğer önemli anlaşmazlık konusu da mali katkı. Türkiye’ye göçmenler için yardım amacıyla verilecek 3 milyar euronun, 500 milyonunu AB Komisyonu sağlayacak. ** “Geri kalan parayla ilgili bir tek İngiltere tahahütte bulundu. O da sözlü. Onun dışında hiçbir ülke para konusunda söz vermedi. Ayrıca AB Komisyonu’nun bu bütçeyi nereden bulacağı da belirsiz, katılım öncesi fonlardan mı yoksa yeni bir kaynaktan mı?” diyor Aktar. ** Fransa Cumhurbaşkanı Francois Hollande konuya ilişkin açıklamasında bu paranın Türkiye’ye koşullar yerine getirildikçe parça parça ödeneceğini söylemişti. ** AKP Hükümeti’ne yakınlığıyla bilinen Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı’ndan (SETA) Avrupa Araştırmaları Direktörü Enes Bayraklı ise süreçten oldukça umutlu. ** Mültecilere yönelik işbirliği anlaşmasını “iki tarafın da başarısı” olarak nitelendiren Bayraklı’ya göre AB bu sorunu ele almada oldukça geç kaldı. ** “Konu özellikle Almanya’nın meselesi haline geldikten sonra AB bu konuda adım atmaya mecbur oldu. Bu, rasyonel bir temelde buluşulan, iki tarafın da çıkarına uygun bir anlaşma” diyor Bayraklı. ** Bayraklı vize serbestisinin Ekim 2016 tarihinde uygulamaya konmasını gerçekçi buluyor: “Vize serbestisi Türkiye için kırmızı çizgidir. Eğer bu uygulanmazsa o zaman Türkiye’nin Geri Kabul Anlaşması’nı uygulamama veya durdurma hakkı var”. ** Vize serbestisinin Türk vatandaşları için Avrupa’da oturmak ya da çalışmak anlamına gelmediğini söyleyen Bayraklı, “bu yalnızca Avrupa’nın Shengen bölgesine seyahat anlamına geliyor” dedi. ** AB’nin vize serbestisini uygulamazsa daha büyük bir mülteci sorunuyla karşı karşıya kalacağını savunuyor Bayraklı. ** “Mesele teknik değil siyasi” *** Peki Türkiye’nin Geri Kabul Anlaşması’nda ve yol haritasında bulunan koşulları 10 ay gibi bir sürede yerine getirmesi mümkün mü? ** “Türkiye çok kısa sürede büyük AB reformları yaptı. İktidarın iradesinin olması, parlamentoda çoğunluğa sahip olmaları ve tek başına iktidar olunması bence yerine getirilmesi için yeterli nedenler” diye yanıtlıyor Bayraklı. ** Aktar ise konunun teknik değil, siyasi bir mesele olduğu kanısında. “MİT Türkiye’de 3000 IŞİD’linin olduğunu açıkladı. Bu ülkede milyonlarca işsiz ya da kötü şartlarda çalışan işçiler var. Böyle bir durumda AB Türkiye’ye vizeyi kaldırabilir mi?” diyor Aktar. ** Aktar’a göre anlaşma Almanya’nın ve diğer AB ülkelerinin iç kamuoylarına yönelik geliştirdikleri siyasi bir oyun: ** “Bu ülkeler mülteci sorununu Türkiye ile hallettik diyorlar. Ama yaz gelince mülteciler akın akın Avrupa’ya gitmeye devam edecek. Bunu ne Türkiye ne de başka bir ülke üzerinden engellemeleri mümkün değil”. **[/toggle]

 

[toggle title=”Tıklayın – Türk Vatandaşına Vize serbesti gerçekçi mi?” state=”close” ]Suriyeli göçmen krizini aşmak isteyen Avrupa Birliği’nin (AB) Türkiye ile işbirliği arayışına girmesi, Ankara’nın vize serbestisi talebini yeniden gündeme getirdi. ** Ancak uzmanlara göre Türkiye vatandaşlarının vizesiz Avrupa’da seyahat etmesi kısa vadede mümkün değil. ** AB’nin 16 Ekim’deki liderler zirvesinde hazırladığı eylem planında Ankara’nın Avrupa’ya Suriyeli göçmen akınını durdurması karşılığında, Türkiye vatandaşlarına Schengen bölgesine vize serbestisi çalışmalarını hızlandırmak ve üyelik sürecini canlandırmak vaat edilmişti. ** Başbakan Ahmet Davutoğlu vize serbestisi için Temmuz 2016’yı işaret ederken, AB Bakanı Beril Dedeoğlu, muafiyetin “2017’lerde gerçekleşmesinin çok kolay olmadığını” söyledi. ** Vize serbestisi önerisi yeni mi? *** Hayır. 16 Aralık 2013 tarihinde Ankara, yasadışı göçmen denetimini öngören AB Geri Kabul Anlaşması’nı imzaladı. Fakat uygulama başlamadı, anlaşmanın gerekli düzenlemelerden sonra 2017’de yürürlüğe gireceği belirtildi. Aynı gün Türkiye ile Schengen bölgesine yönelik vize serbestisi için yol haritası belgesi (İngilizce) kabul edildi. ** İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) Brüksel Temsilcisi Haluk Nuray, dolayısıyla AB’nin son günlerde getirdiği önerinin yeni olmadığını söylüyor. Nuray “Türkiye ile dayanışma duygusundan çok, AB panik içinde ve biraz da çıkarı için hareket ediyor. Kapalı kapılar ardında ne dönüyor bilmiyorum ama bence Avrupa’nın elinde Türkiye’yi tatmin edebilecek ve pratikte isteyebileceği somut bir öneri yok. Mevcut uygulamaları yeniden ısıtıp masaya getiriyor.” diyor. ** Vize serbestisi için koşullar var mı? *** Evet. Türk vatandaşlarının AB sınırları içinde vizesiz yolculuk yapabilmesi için, Ankara’nın tamamlaması gereken bir takım kriterler var. Pasaport ve kimlik belgelerinin güvenliğinin sağlanması, sınır kontrollerinin yasadışı geçişleri engelleyecek şekilde güçlendirilmesi, AB standartlarına uygun bir göç yönetimi yapılması, özellikle sınırlarla ilgili organize suçlar, terör ve yolsuzlukla mücadele edilmesi, adli meselelerde AB ile işbirliği, kişisel verilerin korunması, vatandaşların ayrımcılık olmaksızın hareket özgürlüğü ve azınlıkların korunmasının sağlanması bu koşullar arasında yer alıyor. ** Vize serbestisi kısa vadede mümkün mü? *** Hayır. Eğer Geri Kabul Anlaşması’nda Türkiye koşulları tamamlar ve 2017 yılında uygulamaya geçerse, uzmanlara göre vize serbestisi öncesinde yine de AB’ye üye ülkelerin onayı gerekiyor. Bu da o tarihteki Avrupa’daki siyasi dengelere bağlı olacak. ** Ayrıca vize kolaylığı ilk aşamada bazı iş gruplarına sağlanacak. Vize serbestisi söylemini ‘boş bir hayal’ olarak niteleyen Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Başkanı emekli büyükelçi Özdem Sanberk “Zaten tam bir serbesti söz konusu değil. Bütün Türklere rahatça Avrupa seyahati olmayacak. Bir parça işadamlarına, yatırımcılara, gazetecilere kolaylık sağlanabilir” diyor. ** Vize serbestisinin siyasi boyutu nedir? *** Avrupa’nın kapısına dayanmış milyonlarca Suriyeli göçmenle baş edemeyeceğini düşünen AB, Türkiye’yi kilit ülke olarak görüyor. Almanya Başbakanı Angela Merkel ülkesinde sayıları artan göçmenler nedeniyle siyasi baskı altında. *** Alman Marshall Fonu’nun Berlin’deki göç uzmanı Astrid Ziebarth: ** Türkiye’nin politik olarak oldukça iyi bir pozisyonda olduğunu ifade etti. Merkel’in vize serbestisi ve mali katkı konularında diğer AB ülkelerini teşvik edeceğini söyleyen Ziebarth, “Merkel bir sonuç alma konusunda içeride büyük baskı altında” dedi. ** Sadece Eylül ile Ekim ayları arasında 400 bin göçmen ve mülteci Almanya’ya giriş yaptı. Ziebarth sınırdan geçen günlük göçmen sayısının hala 10 bin kişi civarında olduğunu belirtiyor. ** O zaman vize serbestisi boş bir vaat mi? *** Ne yazık ki uzmanların kısa vadeye yönelik görüşü bu. İKV Brüksel Temsilcisi Nuray’a göre “Görünen o ki AB bize boş bir hediye paketi sunuyor. Tüm taraflar -miş gibi yapıyor. AB bize bir şey veriyormuş, biz de alıyormuş ve bize yetecekmiş gibi davranıyoruz” diyor. *****[/toggle]

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here