Anasayfa / Dünya / Amerika Birleşik Devletleri’nde İntihar Vakalarında Artış
Amerika Birleşik Devletleri'nde İntihar Vakalarında Artış

Amerika Birleşik Devletleri’nde İntihar Vakalarında Artış

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre intihar vakalarının yüzde 75’i düşük ve orta gelirli ülkelerde görülüyor.

Örgüt ayrıca intiharın tüm dünyada 15 ila 29 yaş gençler arasındaki ikinci ölüm nedeni olduğunu bildiriyor. İntihar, Amerika’da da büyük bir kamu sağlığı sorunu haline gelmiş durumda.

Hastalıkları Kontrol ve Önleme Merkezi’nden Jennifer Stone, ”İntiharın önlenebilir olduğunu biliyoruz. Bu bir kamu sağlığı sorunu. Bu sorunu çözmek için meseleye bu açıdan yaklaşmak gerekiyor, ” diyor.

Jennifer Stone, Amerikan Hastalıkları Kontrol ve Önleme Merkezi’nin hazırladığı intihar raporunun başyazarı. Rapor, 1999’dan bu yana Amerika’da intihar vakalarında yüzde 25 artış olduğunu kaydediyor: ”İntihar oranlarını uzun süredir takip ediyoruz. Bu oranların giderek arttığını gözlemliyoruz. Bu çok kaygı verici, üzücü bir durum, ancak şaşırtıcı değil.”

Sevilen bir kişinin kaybı, yakın ilişkilerde yaşanan sorunlar, zorbalıkla karşılaşmak, mali meseleler, kişinin evini kaybetmesi, yalnızlık, bazı risk faktörleri. Stone, intihar eden Amerikalılar’ın yüzde 54’ünün bilinen herhangi bir akıl hastalığı olmadığını söylüyor. Ancak psikiyatri uzmanları, buna katılmıyor.

Ulusal Akıl Sağlığı Enstitüsü’nden Doktor Bakshin Kadriu, intihar vakaları araştırıldığında, yüzde 90’ının ardında teşhis edilmemiş bir akıl hastalığının yattığının ortaya çıktığını söylüyor. Öte yandan travmanın da akıl sağlığını bozduğu biliniyor.

Doktor Bakshin Kadriu, ”Ani bir krizle karşı karşıya kalan ve problem çözme becerileri olmayan kişiler intihar etmeye yatkındır,” diyor.

Akıl sağlığının önemi konusunda kamuoyunu bilinçlendirmeyi amaçlayan Mental Health America adlı sivil toplum kuruluşundan Paul Gianfriddo, Hastalıkları Kontrol ve Önleme Merkezi raporunun kapsadığı süre zarfının 11 Eylül 2001 terör saldırıları sonrası olduğunu söylüyor: ”11 Eylül 2001 terör saldırıları birçokları için travmatik bir deneyim oldu. Çok sayıda genç savaşa gitti ve döndüklerinde travma sonrası stres bozukluklarını da beraberinde getirdi. Bu süre zarfında intihar oranlarının artması şaşırtıcı değil.”

Herkes, intiharın önlenebilir olduğu ve bu soruna bir çözüm bulunabileceği konusunda aynı fikirde. Gianfriddo, akıl sağlığı sorunlarının erken teşhis edilmesi ve herkesin yıllık akıl sağlığı taramasından geçmesi gerektiğini vurguluyor: ”Akıl sağlığı konusunda desteğe ihtiyacı olanlarla bizim sorunları belirleme ve çözüm getirme becerimiz arasında çok büyük bir uçurum var.”

Kadriu, intiharı önlemede narkotik ağrı kesici opioid ilaç bağımlılığı sorununun çözülmesinin ve silahları riskli kişilerden uzak tutmanın da etkili olabileceği görüşünde.

Jennifer Stone, intiharı önlemede etkinliği kanıtlanmış yöntemlerin bir an önce devreye girmesi gerektiğini çünkü araştırmaların, intihar sorunun giderek büyüdüğünü gösterdiğini söylüyor: ”İntiharı önleyecek kapsamlı yöntemlerin geniş çaplı bir şekilde uygulanmasına ihtiyacımız var. Risk altında olan bireylere yardım etmek, bu yöntemlerden biri. Risk altında olmayanların da buna dahil edilmesi gerekiyor, ki kişilerin intiharı bir seçenek olarak düşünmesini daha işin en başında engellemiş olalım.”

Twitter | Facebook | Pinterest | Haber  YouTube

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın

Hakkında Akademi Portal

Akademi Portal

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

Güvenlik *