İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin meclis grup toplantısında “Her şey gibi muhalefetin de yerli ve millisini ülkemize kazandırmak inşallah bize nasip olacaktır” diyen ‘a cevap verdi.
Cumhuriyet gazetesinden Selda Güneysu’ya konuşan Akşener şunları söyledi:
“Kendilerini hep ‘yerli ve milli’ olarak tanımladıkları için buradan da anlaşılıyor ki Sayın Erdoğan da ilk seçimde iktidar olamayacağını gördü ve muhalefete hazırlanıyor. Kendince muhalefetteki AK Parti’yi tarif ediyor.”
Akşener, Cumhuriyet’e yaptığı açıklamada, “Kendilerini hep ‘yerli ve milli’ olarak tanımladıkları için buradan da anlaşılıyor ki Sayın Erdoğan da ilk seçimde iktidar olamayacağını gördü ve muhalefete hazırlanıyor. Kendince muhalefetteki AK Parti’yi tarif ediyor” ifadelerini kullandı.
Mustafa Balbay: AKP ile pazarlık yapan kirlenir…
Sistem tartışması siyasetin ana unsuru olmaya devam edecek. Gündemde İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in, “AKP ile masaya otururuz ama…” diye başlayan değerlendirmesi var. Muhalefetin başından beri itiraz ettiği bugünkü sisteme karşı önerdiği “güçlendirilmiş parlamenter sistem” Saray’ın da gündeminde. Bunun iki nedeni var:
1- Bugünkü yapı içinde yüzde 50’yi bulmanın olanaksızlığı.
2- Mevcut sistemi savunmanın ve sürdürmenin olanaksızlığı…
Bu tartışmalar sistem değişikliğinin başında yapıldı. CHP’nin o günlerdeki uyarılarının hemen tümü şu anda yaşanıyor.
Kılıçdaroğlu’nun, “Eğer hukukun üstünlüğüne dayalı bir sistem kurmayı kabul ederlerse oturur konuşuruz” sözlerinin ardından Akşener de soru üzerine şöyle dedi:
“Biz güçlendirilmiş parlamenter sistemi AKP ile konuşuruz ama masada ana muhalefet de olmalı…”
AKP’de yukarıda aktardığımız iki madde nedeniyle tartışmayı gündemde tutma isteği var. Ancak bunu yapabilecek siyasal gücü ve aydın gücü yok.
AKP yola çıkarken fazlasıyla yararlandığı, daha doğrusu kullandığı İkinci Cumhuriyetçilerin desteğini kaybetti. Muhafazakâr aydınların desteği de hızla eriyor. Geriye “profesyonel aydınlar” kalıyor! Onların verdiği desteğin de halk katında karşılığı yok.
Bütçe görüşmeleri sadece Saray’ın değil, tüm çevresinin ve iktidar milletvekillerinin de halktan koptuğunu gösterdi. Özellikle bakanların sadece “Saray’a bakanlar kurulu” üyesi sıfatıyla Meclis’e geldiği, “milli iradenin tecelli ettiği yer” dedikleri parlamentoya karşı hiçbir aidiyet hissetmedikleri görüldü.
İktidar, halka vereceği bir şey kalmamasının getirdiği çaresizlikle sadece şuna sarılabilecek durumda:
Bizden başka ülkeyi yönetecek seçenek yok!
Ürettikleri bütün siyaset bunun üzerine.
Muhalefetin bu noktada iktidarla girişeceği “yeni sistem” ya da “güçlendirilmiş parlamenter sistem” tartışması ne kadar akılcı?
Zira bu konularda iyi niyetli, samimi bir yaklaşım yok. İktidar bu tartışmayı diri tutarken şunu da “başarmış” oluyor:
Muhalefeti bu zeminde tutup ülkenin içinde bulunduğu durumu ve başka bir iktidar çözümünü ikinci plana itmek!
Cumhuriyet gazetesinden Mustafa Balbay’ın haberinin devamını okumak için:
https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/mustafa-balbay/akp-ile-pazarlik-yapan-kirlenir-1800693







































