Ağız kokusu, kişinin hem özel hem de sosyal çevresine ciddi rahatsızlık veren bir sorun. Uzmanlar, altında ciddi bir hastalık olmayan sorundan her öğün sonrası diş fırçalama, diş ipi kullanma, şekersiz sakız çiğneme ve dil yüzeyini temizleme gibi basit tedbirlerle kurtulmanın mümkün olduğuna vurgu yapıyor.

Ağız kokusu, kişinin özel ve sosyal hayatındakiler için her zaman sorun, ancak özellikle İstanbul gibi büyük şehirlerde yaşayıp da toplu taşıma araçlarını kullananlar açısından daha da önemli bir rahatsızlık kaynağı. Çünkü toplu taşıma araçlarında birçok insan yüz yüze ve yakın temasta bulunmak zorunda kalıyor, bu da kişisel bakıma daha fazla önem verilmesini zorunlu hale getiriyor.

Ağız kokusunun bazı önlemlerle engellenebileceğine vurgu yapan Diş Hekimi A. Doğan Bircan, ağız kokusunun fizyolojik ve patolojik olarak ikiye ayrıldığını söyledi. Gece sindirim sistemi çalışmaya devam ettiği için oluşan gazların ağızda nefesle beraber kokuya sebep olduğunu dile getiren Bircan,

“Aynı şekilde yediğimiz yiyeceklerden veya içtiğimiz içeceklerden alınan kötü koku da nefesle beraber ortaya çıkıyor. Buna tedaviye yönelik bir hamlede bulunmuyoruz. Patolojik ağız kokusunu oluşturan sebepler arasında yüzde 15 oranında genel sistemik problemler oluşur.

Böbrek yetmezliği, şeker hastalığının bazı evreleri, karaciğer yetmezliği ağızda koku olarak cevap verebiliyor” dedi.

KOKUNUN KAYNAĞI ARAŞTIRILMALI

Ağız boşluğundan kaynaklanan kokulara değinen Bircan, 6 ayda bir rutin diş hekimi kontrolünün ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi. Diş ve diş eti muayenesi ile koku oluşumunun engellenebileceğini aktaran Bircan, “Geçmişte yapılan dolgular, diş kaplamalar, köprüler ve ya protezler ağız kokusuna sebebiyle verebiliyor. Biz öncelikle bu değerlendirmeyle tedaviye başlıyoruz. Ağzımızdaki diş etlerinin tedavisi ve mevcut dişlerle beraber yine restorasyonu olan dişlerin tedavisi olduktan sonra eğer ağızdaki kokuda geriye dönüş yoksa problemi sistemik olarak değerlendirip uzman doktor arkadaşlara yönlendirmekteyiz” diye konuştu.

Ağız kokusu, özellikle toplu taşıma araçlarında daha önemli bir sorun haline geliyor.
Ağız kokusu, özellikle toplu taşıma araçlarında daha önemli bir sorun haline geliyor.

Yaz aylarında sosyal hayattı olumsuz etkileyen en önemli faktörlerden birisinin koku ve ağız kokusu olduğunu kaydeden Bircan, doktora gidilmeden de bireysel önlemlerle ağız kokusunun önüne geçilebileceğini belirtti.

AĞIZ KOKUSUNU ÖNLEMEK İÇİN…

Dİş Hekimi Bircan’ın ağız kokusunu önlemek için tavsiyeleri ise şöyle: “Çok fazla sıvı tüketmeliyiz. Özellikle bol su tüketmeliyiz. Yemekten sonra diş fırçaladığımız gibi mümkünse yatmadan önce diş ipi kullanmalıyız. Diş fırçasının ulaşamadığı iki diş arasındaki bakteri tutumunu ancak bu şekilde sağlayabiliriz. Dil yüzeyi ve arka bölgesinin fırçalanması da ağız kokusunu miminize edilmesi için doğru bir yöntem olacaktır. Şeker içermeyen sakızlar çiğnemeliyiz. Tarçınlı ürünler tüketmeliyiz. “

KONU İLE İLGİLİ BİR DİĞER HABERİMİZ
KONU İLE İLGİLİ BİR DİĞER HABERİMİZ

Ağız kokusunu kahve çekirdeği ile giderin

Doğru bilinen yanlışlar ve önemsenmeyen detaylar ağız sağlığının bozulmasına neden oluyor ve Türkiye, ağız-diş sağlığı konusunda sınıfta kalan ülkeler arasında ilk sıralarda yer alıyor.
Doğru bilinen yanlışlar ve önemsenmeyen detaylar ağız sağlığının bozulmasına neden oluyor ve Türkiye, ağız-diş sağlığı konusunda sınıfta kalan ülkeler arasında ilk sıralarda yer alıyor.

Yemeklerden hemen sonra dişleri fırçalamak besinlerdeki asitlerin ağızda dağılmasına neden olduğu için dişleri zayıflatıyor. Dişleri yemeklerden en az bir saat sonra fırçalamanın daha uygun olduğunu söyleyen Memorial Etiler Tıp Merkezi Diş Hastalıkları Bölümü’nden Dt. Hacer Esved Alireisoğlu, Türkiye’de ağız ve diş sağlığına yeterince önem verilmediğini söyledi ve bu konuda sık yapılan hataları şöyle sıraladı:

DİŞ MACUNUNU ISLATMAYIN
Diş macununun bilinenin aksine suyla ıslatılmaması gerekir. Islanan diş macunu etken maddesini kaybeder. Diş macunu leblebi tanesi büyüklüğünde kullanılmalıdır. Unutmayalım ki diş macunu sadece diş fırçalamayı kolaylaştırıcı bir ajandır.

“NE KADAR UZUN FIRÇALARSAM O KADAR İYİ” DİYE DÜŞÜNMEYİN
Diş temizliği hakkında bilinen yanlışlardan biri de dişleri uzun süre ve sert şekilde fırçalayarak daha çok bakteri öldürüldüğü inancıdır. Yapılan araştırmalar iki dakikayı aşan fırçalamanın daha çok bakteri öldürmediğini gösteriyor. Dişlerin günde en az bir kez iki dakika süreyle çok sert olmadan fırçalanması ve diş ipi kullanımıyla ideal bir diş temizliği sağlanabilir. Sigara, çay ve kahve tüketimi fazla olanlarda meydana gelen dil pası kokuya neden olabilir. Bu durumda dişler fırçalandıktan sonra dili de fırçalamak gerekir.

ARITICI GIDALAR TÜKETİN
Doğal diş fırçası olarak bilinen elmanın yanı sıra çiğ havuç, patlamış mısır ve kereviz özellikle yemek aralarında tüketildiğinde mekanik bir temizlik sağlayacaktır.

ELMA SİRKESİYLE GARGARA YAPIN
Sabahları elma sirkesiyle gargara yapın ve sonra dişlerinizi fırçalayın. Sirke, lekelerin yok olmasına, dişlerinizin beyazlamasına ve dişetlerinizdeki mikropların ölmesine yardım eder.

AĞIZ KOKUSU İÇİN KAHVE ÇEKİRDEĞİ ÇİĞNEYİN
Ağız kokusu gündelik yaşamda insanı sosyal ve psikolojik olarak etkileyen bir rahatsızlıktır. Kötü ağız kokusu, hem kişiyi etkiler hem de çoğu zaman mahçubiyete sebep olur. Ağız boşluğunda yaşayan bakterilerin artıkları olan sülfürlü bileşikler kötü kokuya yol açar. Kahve çekirdeği çiğnemek bu sülfür bileşenlerini ortadan kaldırır.

KEYİFLİ BİR KEŞİF “KAKAO”
Kakao çekirdeğindeki antibakteriyal içerik nedeniyle, çikolata dişlere zarar vermiyor. Şekerlemeler ise dişlerin baş düşmanı. Meyve sularındaki asit ise her türlü dişe zararlı. Aynı şekilde laktoz içeren süt de, diş çürüklerine yol açıyor.

YEMEĞİ PEYNİRLE SONLANDIRIN
Meyve suları, tatlılar, sert kıvamlı şekerler, karamel, muz gibi yiyecekler dişlerde çürük oluşturma riskini artırıyor. Tatlı yedikten sonra süt, ayran içmek ve peynir yemek, şekerin ve ortaya çıkan asidin zararlı etkilerini önler. Ph seviyesini kontrol ettiğinden dişler için koruyucu kalkan oluşturur.

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın