Moskova’dan ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin ‘Suriye’de ateşkes işe yaramazsa B planı ülkenin bölünmesi olabilir’ açıklamasına tepki geldi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı, Kerry’nin açıklamalarının ‘rahatsızlık verici’ olduğunu ifade etti.
ABD ve Rusya’nın üzerinde anlaştığı ve Cumartesi gününden itibaren yürürlüğe girmesi ümit edilen geçici ateşkes konusunda Kerry, Rusya’ya güvenmediklerini ifade etmişti.
Çarşamba günü ABD Senatosu’nda konuşan Kerry, senatörlerden gelen Rusya’nın ateşkese uyup uymayacağı sorusuna “Bekleyip göreceğiz” yanıtını vermiş ve “Gelecek birkaç günde daha fazla fikrimiz olacak. Hayalcilik yapmıyoruz. Gözlerimiz açık” demişti.
Ateşkes için kim, ne söylüyor?
Şu ana kadar Cumartesi günü başlaması beklenen ateşkese Suriye’de savaşan taraflar temkinli biçimde evet demiş durumda.
Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ateşkese hazır olduklarını ifade etse de “Teröristlere yönelik operasyonlar sürecek” dedi.
Anlaşma kapsamında IŞİD, Nusra Cephesi ve BM tarafından ‘terör örgütü’ olarak kabul edilen gruplar ateşkes dahilinde değil.
Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye’nin desteklediği Suriye Muhalefeti Müzakere Yüksek Komitesi ise Suriye ordusunun kuşattığı yerleşim yerlerinden çekilmesi halinde ateşkese uyulacağını açıklamıştı.
Türkiye ise ateşkeste Kürt güçleri YPG’nin de IŞİD ve diğer örgütler gibi kapsam dışında tutulması gerektiğini söylüyor.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, ateşkesin bağlayıcı olmadığını, Türkiye’nin tehdit edilmesi hailnde YPG’ye karşı gerekli önlemlerin alınacağını söyledi.
YPG’den yapılan açıklamada ise “Ateşkese tamamen uyacağız, meşru müdafaa hakkımızı saklı tutuyoruz” denildi.
Cenevre görüşmeleri
Ateşkesin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı tartışılırken Birleşmiş Milletlerin Suriye Özel Temsilcisi Stefan De Mistura, İsviçre’nin Cenevre kentinde başlatılan ancak anlaşmazlıklar nedeniyle askıya alınan görüşmelerin yeni turu için yakında tarih açıklayacağını söyledi.
Mistura, Uluslararası Suriye Destek Grubu’nun da Cuma günü Suriye’de savaşan gruplarla ilk görüşmesini gerçekleştireceğini de ifade etti.
Kerry: Suriye’de B planı ülkenin bölünmesi olabilir
ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Suriye’de haftasonu başlaması planlanan geçici ateşkesin işe yaramaması ve siyasi çözüm yolunda adım atılamaması halinde B planının ülkenin bölünmesi olabileceğini söyledi.
ABD Senatosu Dışişleri Komitesi’nde konuşan Kerry, “Eğer daha fazla beklersek Suriye’yi tek bir ülke olarak tutmak için gecikebiliriz” dedi.
İlk kez kamuoyu önünde yaptığı bir konuşmada Suriye’nin bölünmesi ihtimalini dile getiren Kerry, Senatörlerden gelen ve bölünmenin nasıl olabileceğine dair sorulara ise net bir yanıt vermedi.
Ülkenin bölünmesinden yana olmadıklarını ifade eden ABD Dışişleri Bakanı, “Eğer adım atmazsak işler daha kötüye gidebilir. Rusya’da şu anda bu ihtimali [bölünme] değerlendiriyordur” diye konuştu.
ABD Başkanı Barack Obama ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin hafta başında telefonda görüşerek Suriye’de Cumartesi günü geçici bir ateşkesin başlayabilmesi için birlikte çalışma kararı aldıklarını açıklamışlardı.
Suriye hükümeti ve Riyad heyeti olarak bilinen Suudi Arabistan, Türkiye, Katar destekli Suriye Muhalefeti Müzakere Yüksek Komitesi ateşkes çağrısına şartlı da olsa olumlu yanıt vermişti.
‘Putin mülteci krizini kullanıyor’
Rusya’nın desteğiyle ilerleyen Suriye ordusunun Halep’i ele geçirebileceğini ifade eden Kerry, “Ancak 5 yıllık iç savaşta Halep’in kontrolünü elde tutmak tüm gruplar için hep zor oldu” yorumunu yaptı.
Rusya’nın ateşkese uyup uymayacağı sorusuna “Bekleyip göreceğiz” yanıtını veren Kerry, Moskova’nın son günlerde ABD’yle işbirliğine gittiğini ve Suriye’de toplam 80 bin sivile insani yardım ulaştırılması için adım attığını hatırlattı.
Ancak Kerry Rusya’nın adımları konusunda temkinli olduklarını da ifade ederek, “Gelecek birkaç günde daha fazla fikrimiz olacak. Hayalcilik yapmıyoruz. Gözlerimiz açık” dedi.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i mülteci krizini kullanarak Avrupa üzerinde baskı kurmaya çalışmakla suçlayan Kerry, “Avrupa yaşananlar nedeniyle büyük bir tehditle karşı karşıya. Farklı sınır güvenlik tedbirlerinden bahsediyorlar. Amerika’nın ileride Avrupa’ya yardım etmek için hazır olması gerek” dedi.
Putin Esad’la Suriye’de ateşkesi görüştü
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile telefonda cumartesi günü başlaması beklenen ateşkes anlaşması üzerine görüştü.

- Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Ekim 2015’te sürpriz bir ziyaret için Moskova’ya gitmiş ve Rus mevkidaşı Vladimir Putin’le görüşmüştü.
Reuters’ın haberine göre Putin Esad’la ABD ve Rusya arasında yapılan Suriye krizine yönelik görüşmeler hakkında konuştu.
Rus İnterfax ajansı Esad’ın Putin’e Suriye’de ateşkesin uygulanması konusunda yardıma hazır olduklarını söylediğini aktardı.
Putin ve Esad’ın görüşmelerinde Irak Şam İslam Devleti’ne (IŞİD) ve El-Nusra cephesine karşı “sürekli ve ödün vermeksizin” mücadelenin önemine vurgu yaptıkları aktarıldı.
Putin Moskova ve Washington’un arasındaki anlaşmanın ‘kan dökülmesinin durması için gerçek bir adım ve terör karşıtı eylemler için bir örnek’ teşkil edeceğini söyledi.
Putin’in sözcüsü Dimitri Peskov Suriye’deki krizin çözümüne yönelik ABD ile Rusya arasındaki işbirliğinin iki ülke arasındaki karşılıklı güveni artırmaya yardımcı olduğunu söyledi.
ABD Başkanı Barack Obama ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin hafta başında telefonda görüşerek Suriye’de Cumartesi günü geçici bir ateşkesin başlayabilmesi için birlikte çalışma kararı aldıklarını açıklamışlardı.
Suriyeli muhalifler kararsız
Suriye’de 27 Şubat’ta başlayacak geçici bir çatışmasızlık üzerinde anlaşma ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ile Rus mevkidaşı Sergei Lavrov’un hafta sonu yaptığı görüşmeleri takiben sağlanmıştı.
Öte yandan Suriyeli muhalifler ABD-Rus planına uyup uymacakları konusunda henüz karar vermediler.
Suriyeli muhaliflerin baş müzakerecisi Muhammed Alloush bu konudaki kararın Yüksek Müzakere Komitesi tarafından verileceğini söyledi.
Alloush en büyük İslamcı asi gruplardan Ceyş El İslam’ın siyasi kanadının başında.
Riyad heyetinden Suriye’de ateşkese çok şartlı ‘evet’
Ancak Suriye’deki muhalif gruplar anlaşmanın bir kez daha sadece kağıt üzerinde kalmasından endişe ediyor.
ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ile Rus mevkidaşı Sergei Lavrov’un hafta sonu yaptığı görüşmeleri takiben açıklanan anlaşma kapsamında ateşkes, Nusra Cephesi ya da Irak Şam İslam Devleti gibi ‘terör örgütü’ olarak kabul edilen gruplara yapılan saldırıları kapsamayacak.
Askıya alınan Cenevre görüşmelerine katılan Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye destekli Suriye Muhalefeti Müzakere Yüksek Komitesi’nden yapılan yazılı açıklamada geçici ateşkese ancak şartlı olarak ‘evet’ denileceği belirtildi.
Komite ateşkes için dört şartını şöyle sıraladı:
Tüm ablukaların kaldırılması,
İnsani yardım geçişlerine izin verilmesi,
Gözaltındaki muhaliflerin serbest bırakılması,
Sivilleri hedef alan tüm hava ve topçu bombardımanlarının sonlandırılması
Müzakere Yüksek Komitesi koordinatörü Riad Hicab ise “Suriye’de kan dökülmesinin önüne geçmek için atılan ve tüm tarafları müzakere masasına getirmeye çalışan uluslararası girişimleri destekliyoruz. Ancak rejime anladığı dilden karşılık vermesini de biliriz” dedi.
Ankara’dan ilk tepki
Ablukaların kaldırılması ve gözaltındaki muhaliflerin salıverilmesi, dün gece açıklanan ABD-Rus planında yer almıyor. 2. ve 4. maddeler ise planda yer alıyor.
Planda dikkat çeken diğer maddeler ise “Anlaşmaya taraf olan grupların, ateşkes süresince birbirinden toprak almaya çalışmaması” ve kendilerini savunmaları gereken durumlarda da “orantılılık ilkesinden vazgeçmemeleri.”
Türkiye’den plana ilk tepki dün gece hükümet sözcüsü Numan Kurtulmuş’tan geldi.
Kurtulmuş “Ateşkesin sağlanacak olmasını olumlu karşılıyoruz. Ümit ederiz ki uygulama kabiliyeti olan bir ateşkes olur.” diye konuştu.
ÖSO’nun çekincesi Nusra Cephesi
Özgür Suriye Ordusu ÖSO’nun yetkilileri de temkinli. Bu yetkililere göre anlaşmanın “Nusra Cephesi ve IŞİD ateşkes kapsamında değil” maddesi pratikteki uygulamayı neredeyse imkansız hale getiriyor.
Reuters haber ajansına konuşan ÖSO’ya bağlı Yarmuk Ordusu siyasi büro şefi Beşar El Zubi, Nusra Cephesi ile ÖSO’nun Suriye’nin kimi bölgelerinde neredeyse iç içe geçmiş durumda olduğunu belirtiyor.
Zubi “Rusya ve rejim ‘Nusra Cephesi’ni vuruyoruz’ bahanesiyle bu bölgeleri hedef almaya devam edecek. Bu bölgelerde grupların ne kadar iç içe geçtiğini herkes biliyor. Eğer bu yola başvururlarsa ateşkes çöker” dedi.
Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu Başkanı Halit Hoca da, Nusra Cephesi’nin ateşkesin uygulamaya geçmesini zorlaştıracağını ifade etti.
Reuters’a konuşan Hoca, “Nusra bizim için sorunlu bir nokta. Çünkü Nusra Cephesi sadece İdlib’de değil, Halep’te de var, Şam’da da, ülkenin güneyinde de. Burada kritik nokta ÖSO ya da siviller ‘Nusra’yı vuruyoruz’ bahanesiyle hedef alınabilir” dedi.
Geçen Eylül’den beri Suriye’de hava operasyonları düzenleyen Rusya, Suriye ordusunun Halep’e doğru ilerleyişinde önemli bir rol oynuyor.
Batılı ülkeler, Rusya’yı ‘terörle mücadele’ bahanesiyle Batı’nın desteklediği muhalif grupları hedef almakla suçluyor.
ABD ve Rusya’nın üzerinde anlaştığı ateşkes uyarınca, her iki ülke de Suriye’de işbirliği yaptıkları grupların çatışmaları sonladırması için aktif çaba harcayacak.
Ateşkesin ilk etapta 2 hafta süreyle uygulanması, tarafların 2 hafta süreyle anlaşmaya uyması durumunda sürenin uzatılması gündemde.
Suriye Devlet Başkanı Esad, haftasonu yaptığı açıklamalarda ateşkese hazır olduğunu ifade etmişti.
Esad ateşkes için şartlarını ise “Terör örgütleri çatışmasızlığı fırsata çevirmeye çalışıp saldırılar düzenlemez ve teröristleri destekleyen ülkeler bu desteğini geri çekerse, ateşkes uygulanır” diyerek açıklamıştı.
Erdoğan: PYD ve YPG ateşkes kapsamı dışında olmalı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye’de Cumartesi günü başlaması planlanan ateşkesi ilkesel olarak olumlu karşıladıklarını söylese de, PYD ve YPG’nin ateşkes kapsamı dışında tutulması gerektiğini vurguladı.
Rusya ve ABD’nin üzerinde anlaştığı ateşkes kapsamında IŞİD, Nusra Cephesi ve Birleşmiş Milletler (BM) tarafından ‘terör örgütü’ olarak kabul edilen örgütler dahil edilmemiş, bu örgütlere yönelik operasyonların devam edeceği ifade edilmişti.
Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda muhtarlara seslenen Erdoğan, PYD ve askeri kanadı YPG’nin PKK ya da IŞİD’den farklı olmadığını söyleyerek, “Ankara saldırısını ve bazı ilçelerde yaşanan eylemleri PKK ve PYD/YPG’nin birlikte gerçekleştirdikleri malumdur. Bu gerçeğin artık herkes tarafından kabul edilmesi gerekiyor” dedi.
YPG’yi ‘terör örgütü’ olarak kabul etmeyen ABD’ye de bir kez daha tepkisini gösteren Erdoğan, “Israrla terör örgütü dediğimiz bir örgüte, çok daha ısrarlı bir şekilde terör örgütü değil denilmesi müttefikliğe yakışmaz” diyerek devam etti.
‘Fezlekeler raflarda çürümemeli’
Erdoğan, PKK’ya destek vermekle suçladığı HDP milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması gerektiğini söyleyerek “Bir milletvekili terörle mücadele kapsamında suç teşkil eden bir eylem içindeyse gereği yapılmalıdır.
Fezlekeler Meclis’in raflarında çürümemeli” diye konuştu.
Erdoğan, Ankara saldırısının faili olarak açıklanan Abdülbaki Sömer’in Van’daki evine taziyeye giden HDP Van Milletvekili Tuğba Hezer’e de isim vermeden sert tepki gösterdi ve vatana ihanetle suçladı:
“Ankara’daki alçak eylemle 28 kişinin kanına giren teröristin sözüm ona taziyesine gidiyor. Kimse bu insanlar bedelini ödemelidir.”
YPG: Suriye’de ateşkese uyacağız
Suriye’de Halk Savunma Birlikleri (YPG), Rusya ile ABD’nin öne sürdüğü Suriye’de ateşkes ilan edilmesi anlaşmasına uyacaklarını ancak, kendilerine yönelik saldırılar karşısında meşru müdafaa hakkını saklı tutuklarını duyurdu.
YPG sözcüsü Redur Halil, Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada, “Biz, YPG olarak, (ateşkes) planına büyük önem veriyoruz ve meşru müdafaa çerçevesinde saldırılara karşılık verme hakkını saklı tutarak tamamen uyacağız” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ateşkesi ilkesel olarak olumlu karşıladıklarını söylemiş fakat PYD ile YPG’nin ateşkes kapsamı dışında tutulması gerektiğini ifade etmişti.
Diğer yandan Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar’ın desteklediği muhalif Yüksek Müzakere Komitesi de Suriye’de ‘iki hafta boyunca ateşkese uyacaklarını’ açıkladı.
Suriye’de kısmi ateşkes anlaşmasının 27 Şubat’ta yürürlüğe girmesi planlanıyor.
IŞİD ve El Kaide bağlantılı El Nusra Cephesi, anlaşma kapsamı dışında tutuluyor.
ABD Başkanı Barack Obama, Çarşamba günü Ürdün Kralı 2. Abdullah’ı ağırladığı Oval Ofis’te ateşkesle ilgili olarak ‘beklentileri yüksek tutma konusunda ihtiyatlı olduklarını’ söyledi.
Obama, “Sahadaki durum çok güç. Fakat geçtiğimiz hafta boyunca tehdit altındaki toplumlara insani yardım ulaştırılması çabalarında makul ilerlemeler gördük” dedi.
Suriye’deki ‘ateşkes’ kimleri kapsıyor?
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile Rusya’nın Suriye için vardıkları kısmi ateşkes anlaşmasının 27 Şubat’ta yürürlüğe girmesi planlanıyor.
IŞİD, El Kaide bağlantılı El Nusra Cephesi ve BM’nin ‘terörist örgütler’ listesindeki diğer gruplar ateşkes kapsamı dışında.
Suriye hükümeti, operasyonların durdurulmasını kabul ederken, IŞİD, El Nusra ve bu örgütlere bağanltılı diğer ‘terörist gruplarla’ savaşmaya devam edeceklerini duyurdu.
Muhalif grupların çoğunu temsil eden Suudi Arabistan, Türkiye ve Katar destekli Yüksek Müzakere Komitesi, anlaşma için ‘ön onayı’ verdiklerini duyurdular. Komite Çarşamba günü açıklamasında, iki haftalık ateşkese uyacaklarını duyurdu.
Suriyeli Kürtler ise meşru müdafaa haklarını saklı tutarak ateşkes anlaşmasına uyacaklarını belirtti. YPG, IŞİD, El Nusra ve Ahrar üş Şam ile savaşmaya devam edeceklerini açıkladı.
Hangi bölgeler anlaşma kapsamı dışında?
Suriye’de IŞİD ve El Nusra’nın kontrolündeki topraklarda savaş devam edecek.
Rakka, Deyr el Zor ve Irak sınırındaki Haseke’ye komşu bazı bölgeler IŞİD kontrolünde. IŞİD’in aynı zamanda Halep’in kuzeyinde ve doğusunda, özellikle El Bab, Minbıç ve Cerablus bölgelerinde de varlığı var.
IŞİD, 2015 yılı Mayıs ayında Palmira’nın kontrolünü ele geçirdi ve topraklarını Humus’un doğusuna kadar genişletti. Hama’nın doğusundaki bazı kırsal kesimler de IŞİD kontrolünde.
Örgüt aynı zamanda başkent Şam’ın kuzeydoğusunda stratejik öneme sahip Kalamun Dağları’nda da varlığını sürdürüyor. Bu bölgede El Nusra ile çatışıyorlar.
El Nusra Cephesi ise Halep’te ve şehrin güney ile kuzey batı kesimlerinde etkin. Kalamun ile Hama vilayetinin de bir kısmının kontrolü El Nusra’nın elinde.
IŞİD’in aksine El Nusra taktiksel ittifaklar kurmaya ve İdlib’deki Ceyş ül Fetih gibi diğer örgütlerle koalisyon oluşturmaya istekli.
Ateşkes anlaşması kapsamında müttefik olan bu grupların durumuna ilişkin hala soru işareti var.
Ateşkes kapsamı dışında tutulan örgütler için mutabakat var mı?
Hayır. Rusya, İran ve Suriye hükümeti Ahrar üş Şam ile Ceyş ül İslam’ı ‘terörist örgütler’ olarak görüyor.
Halep ve İdlib’te El Nusra’yla ittifak halinde olan Ahrar üş Şam’ın ateşkes kapsamından çıkarılması bekleniyor.
Fakat, Şam’ın kırsal kesimlerinin büyük bir bölümünü kontrolü altında tutan Ceyş ül İslam’ın Suriye muhalefetiyle daha yakın bağları var ve mevzilerine yönelik her türlü saldırı ateşkesi de tehlikeye atabilir.
Suriyeli Kürtler ne yapacak?
Halk Savunma Güçleri (YPG) ve Kadın Savunma Birlikleri (YPJ), ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri’nin parçası olarak farklı radikal İslamcı örgütlerle savaşıyor.
Haseke’de IŞİD’e karşı, Halep çevresinde de El Nusra ve Ahrar üş Şam’a karşı mücadele ediyorlar.
Ateşkesin bu cephelere doğrudan bir etkisi olmayacak.
Fakat YPG sözcüsü Redur Halil, Reuters haber ajansına açıklamasında ateşkese uyacaklarını ancak meşru müdafaa haklarını saklı tuttuklarını söyledi.
Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın





















































