AGİT’in seçim ara raporu yayımlandı
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’nın (AGİT) Sınırlı Seçim Gözlem Heyeti (SSGH) 7 Haziran Genel seçimleri için yürüttüğü gözlem faaliyetinin ara raporunu yayınladı.
Çalışmalarına 6 Mayıs tarihinde başlayan heyet, bu süreçte 22 seçim kampanyası etkinliği gözlemledi.
Raporda, seçim kampanyasının genel tonu “sert ve cepheleştirici” olarak değerlendirildi, “Sözcülerin rakiplerine yönelik sert eleştirileri ile cepheleşmeye sürükleyici niteliktedir” denildi.
Heyet seçim kampanyalarında Türkçenin yanı sıra, Kürtçe, Arapça ve Süryanice dillerinde de konuşmalar yapıldığının altını çizdi.

Raporda çok tartışılan “Cumhurbaşkanının tarafsızlığı” konusu da ele alındı.
Cumhurbaşkanının kamu görevlileri ile yan yana, başta kamu işlerine ait resmi açılışlar olmak üzere, ülke genelinde birçok kamuya açık etkinliğe katıldığı belirtilen raporda, bu açılışlar sırasında mevcut hükumetin başarılarının vurgulandığı kaydedildi ve şöyle devam edildi:
“22. Cumhurbaşkanı güçlü bir başkanlık sistemine geçiş için değişiklik isteğini
vurgulamış ve genellikle doğrudan AKP’nin adını kullanmaktan kaçınarak hükümet partisi için
destek çağrısında bulunurken, muhalefet partilerini eleştirmiştir.”
“Cumhurbaşkanının seçim kampanyasına dahil olması ile ilgili çeşitli şikayet başvurularında bulunulmuştur. Anayasa, Cumhurbaşkanına parti ile ilişiğini kesmesi ve görevlerini önyargısız bir şekilde yerine getirmesi konusunda yemin etme mecburiyeti getirmektedir. Cumhurbaşkanı ülkenin siyasi geleceği hakkında kamuoyu önünde alenen konuşma hakkını halk oyuyla doğrudan seçilmiş olması temeline dayandırmaktadır.”
‘Medya konusunda kaygı var’
Medya ortamıyla ilgili olarak ise editöryal bağımsızlık ve oto sansür kaygılarının olduğu aktarıldı.
Raporda şu ifadeler yer aldı:
“AGİT/DKİHB SSGH tarafından görüşme yapılan kişiler, medya patronlarının, kamu görevlilerinin ve siyasi kişiliklerin doğrudan müdahalelerinin editöryel bağımsızlığı azalttığı ve oto-sansüre yol açmakta olduğu yönünde kaygılarını bildirmişlerdir.”
“Yasal çerçeve, Anayasada, Ceza Kanunu’nda, Terörle Mücadele Kanunu’nda ve İnternet Kanunu’nda ayrıntılandırıldığı şekilde ifade özgürlüğü konusunda usulsüz kısıtlamalar içermektedir.”
“Basın ve yayın kuruluşları yayıncılık yaparken doğruluğu ve tarafsızlığı sağlamakla yükümlüdür. Parti liderlerinin katılımı ile gerçekleştirilecek açık oturumlar öngörülmemektedir.”
Raporun tamamını okumak için TIKLAYIN
Kadıköy sahillerinde koli basili seviyesi yüksek

Tahlil sonuçlarına göre, sınır değeri azami 200 olması gereken E.Coli sayımı Moda Deniz Kulübü’nde 410, Fenerbahçe Burnu’nda 390, Kalamış Marina’da 6500, Yoğurtçu Parkı bitiminde ise 6900’u buldu.
Belediyeden yapılan açıklamada “Kadıköy’de İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından üç yıldır ıslah çalışması süren Kurbağalıdere’den denize akan kanalizasyon suları nedeniyle, Kadıköy sahilleri son yıllardaki en büyük kirliliği yaşıyor” denildi ve İBB’den çalışmalarını hızlandırması talep edildi.
Açıklamada, tahliller sonucu denizde hiç olmaması gereken ve bağırsak enfeksiyonlarına neden olan diğer bakteri grupları da (Fekal Streptokok) tespit edildiği belirtildi.
Belediye Başkanı Aykurt Nuhoğlu, Kadıköy sahillerinden denize girilmemesi konusunda uyardı.
Seçimlerin ertesi günü okullar tatil
Hurriyet.com.tr’ye konuşan Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) yetkilileri, seçimin ertesi günü yani 8 Haziran 2015 tarihinde okulların tatil olduğunu söyledi.
Daha önce de Yükseköğretim Kurulu, seçimlerde öğrencilerin memleketlerinde oy kullanabilmeleri için 9 Haziran’a kadar üniversitelerin tatil edilmesine karar vermişti.
AB Bakanı’ndan AP’ye ‘hassasiyet’ bildirimi

Avrupa Birliği (AB) Bakanı Volkan Bozkır, AP’ye gönderilen raporda özellikle “1915 olayları”, “PKK’nın terör örgütü listesinden çıkarılması” ve “katılım müzakerelerini olumsuz etkileyecek nitelikte yeni fasılların açılmaması ya da mali yardımların askıya alınması” konularının Türkiye için “hassasiyet” yarattığını belirtti.
AB Bakanlığı’ndan yapılan basın açıklamasında “Bakan Bozkır, Raporun kabul edilecek nihai metninde, AP’nin 1915 olayları hakkındaki 15 Nisan 2015 tarihli kararına bir atıf yapılması; PKK’nın AB terör örgütleri listesinden çıkarılması çağrısı yapılması; AB Komisyonu’nun ve AP’nin Türkiye raporlarının varlık sebebini teşkil eden katılım müzakerelerimizi olumsuz etkileyecek nitelikte yeni fasılların açılmaması ya da katılım öncesi mali yardımların askıya alınması çağrısı gibi hususların yer alması halinde AP Raporu’nun Türkiye için kabul edilemez nitelikte olacağını bir kez daha muhataplarına bildirmiştir” denildi.
Yalçın Akdoğan: Silah bıraktırma iradesi İmralı’da, HDP’de değil

Akdoğan’ın, genel seçimler ve çözüm sürecine dair öne çıkan açıklamaları şöyle:
Burada bir vesayetçi yapı var ve HDP’yi kullanıyor. Buna ilkesel olarak itiraz ediyorum. Hem vesayetçi yapıyla işbirliği yapıyor hem de terör örgütü vesayeti altında.
HDP olarak örgüt kontrolü altındaysan, millete değil onlara hesap veriyorsan; o zaman güçlenmen demokrasiye bir anlam ifade etmez.
Bugün HDP’yi ve proje olarak (Selahattin) Demirtaş’ı parlatan yapının çözüm sürecine karşı olduğunu düünüyorum.
Niye demirtaş Erdoğan karşıtlığı yaptı? ‘Gelin, beni kullanın’ diye. Bu İmralı ve çözüm süreci karşıtı bir hamle.
Çözüm süreci için AKP’nin gücü önemli, HDP’nin mecliste bulunmup bulunmaması değil. Biz süreci başlattığımızda HDP bir rol üstlenmiş değildi. PKK’ya silah bıraktırma iradesi olan İmralı’dır.
Kürt vatandaşlarımızla çözüm sürecini biz başlattık, adımları biz attık reformları hizmetleri biz yaptık. İşbirliği içerisindekilerin dönmek istedikleri eski Türkiye’dir. İçinde çözüm sürecinin olmadığı bir Türkiye’dir.
İktidar olduğumuz takdirde birkaç ay içerisinde çok olumlu gelişmeler olabileceğini düşünüyoruz.
7 Haziran seçimi neden önemli?
Davutoğlu, Kılıçdaroğlu, Bahçeli ve Demirtaş yanıtlıyor.
izleyin :

29 Haziran’da yapılacak Olağan Genel Kurul Toplantı’da başkan adaylarının sayısı üçe çıktı.
Yeniden aday olacağını açıklayan mevcut başkan Yıldırım Demirören ve Erdal Alkış’ın ardından, Haluk Ulusoy’un da aday olma kararı aldığı ve kararını yarın açıklayacağı belirtiliyor.
Ümit Kıvanç: Dindarlara güvenmiştim
Yazar ve gazeteci Ümit Kıvanç, Nokta Dergisi’nden Maaz İbrahimoğlu’nun sorularını yanıtladı. Kıvanç, “Ben dindar insanlara güvendim. Bunlardan birinin aleni yolsuzluğu çıkarsa hemen ihraç ederler diye düşünüyordum. Ama böyle bir şey olmadı” dedi.
>>Cehennem varolsun, başka bir şey istemiyorum<<” yazısıyla ilgili soruya şu yanıtı verdi:
“Son yıllarda en büyük hayal kırıklığım: Ben dindar insanlara güvendim. ‘Tayyip Erdoğan zorbalık yapar ama para yemez’ dedim. Bunlardan birinin aleni yolsuzluğu çıkarsa hemen ihraç ederler diye düşünüyordum. Ama böyle bir şey olmadı. Bir kere İslamcıları ayırmak lazım. İslamcıların dinle ilişkisi benden bilemedin biraz fazla. İslamcıların Müslüman olup olmadığı tartışılır.”
‘Dindarlık öbür dünyayla ilgili sanıyordum, değilmiş’
“Kur’an’da her Müslüman’ın kabul ettiği şeyler var. Sen bunları bile tartışılır hale getirmişsen, demek ki tartışılır. Bugün kriter şu olmalıdır. IŞİD Müslüman mı değil mi? Şimdi bir Müslüman bana bu konuda net bir şey söylemiyorsa o zaman kalibre ne olmalıdır. Bugün Colani ile söyleşi vardı. Adam “Aleviler dinlerini bıraksın, Esad’ı desteklemeyi bıraksın o zaman onları öldürmeyiz” diyor. Buna tepki gösteren Müslüman çıkacak mı? Çıkmayacak.”
İbrahimoğlu’nun “Ne yani Müslüman kendi hırsızını ve katilini masum mu görüyor?” sorusuna “Evet” yanıtını veren Kıvanç, şınları söyledi:
“Ben dindarlığın öbür dünya ile ilgisi olduğunu sanıyordum meğerse yokmuş. Meğerse bu dünyada mal, mülk ve güç sahibi olmakla ilgili imiş dindarlık. İnsanlar bunun peşinde. Eğer din bunu söylüyorsa din de kahrolsun. Ama din bunu söylemiyor.”
16:10
Üniversitelere seçim tatili
YÖK, Pazar günü yapılacak seçimlerde öğrencilerin memleketlerinde oy kullanabilmeleri için 9 Haziran’a kadar üniversitelerin tatil edilmesine karar verdi.
YÖK Başkan Vekili Prof. Dr. Yavuz Atar imzasıyla üniversite rektörlüklerine gönderilen yazıda, “Öğrencilerin kendi memleketlerinde anayasal ve demokratik seçime katılma haklarını kullanabilmeleri için 5-9 Haziran 2015 günlerine ders veya sınav konulmaması, konulmuşsa sınav takviminin buna göre değiştirilmesi” istendi.
Erdoğan’dan MİT TIR’ları haberine suç duyurusu

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmek üzere, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına Erdoğan’ın avukatı Muammer Cemaloğlu tarafından verilen suç duyurusu dilekçesinde, Cumhuriyet gazetesinin 29 Mayıs 2015’deki nüshasında, geçen yıl Hatay ve Adana’da, MİT’e ait yardım tırlarının durdurulmasıyla ilgili, “gerçeğe aykırı bazı görüntü ve bilgiye yer verildiği” belirtildi.
‘TIR’ları arayan örgüt eylemlerine iştirak etmiştir’
Dilekçede, Dündar’ın, “paralel örgüt tarafından kendisine sızdırılan sahte görüntü ve bilgileri yayınlayarak, yardım tırlarını, planlanan kurgu çerçevesinde ‘Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin terör örgütlerine yardım ettiği algısı oluşturmak amacıyla’ sahte ihbar ve sahte delillerle tuzak kurarak, tamamen hukuka aykırı bir biçimde TIR’ları arayan örgüt mensuplarının eylemine iştirak ettiği” bildirildi.

Erdoğan MİT’e ait TIR’lara ilişkin görüntülerin yayınlanmasının bir yerde ajanlık ve casusluk faaliyeti olduğunu söylemiş, “Bunlarla ilgili avukatıma talimatı verdim, davayı anında açtım. Bu haberi özel haber olarak yapan kişi de öyle zannediyorum ki bunun bedelini ağır ödeyecek” demişti.
Eylem yapan metal işçilerine ‘terör’ soruşturması
Hürriyet gazetesinden Mesut Hasan Benli’nin haberine göre, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı, bazı otomobil fabrikalarında yapılan işçi eylemleriyle ilgili olarak terör soruşturma başlattı.

Amacınız yeni bir sendika mı?
Çalıştığınız fabrikada yaşanan işçi olayları ile ilgili eylemlere katıldınız mı? Eylemlerde herhangi bir faaliyetiniz oldu mu? Bu konuda herhangi bir kimseden talimat aldınız mı?
Düzenli bilgi aktardığınız kişiler var mıdır?
Yeni kuracağınız sendika ile alakalı sendikaya işçi toplamak amacı ile çalışma yaptınız mı? Bu çalışmalarınızda dayatma yapmadan çalışma yapmanız konusunda talimat aldınız mı?
Çalıştığınız fabrikada devam eden eylemler ile ilgili olarak sosyal medya üzerinden haber yapılması amacı ile bilgi toplayarak herhangi bir bilgi aktardınız mı? Bu bilgiler herhangi bir sosyal paylaşım sitesinde yayınlandı mı?
Çalışmış olduğunuz fabrikada işçi eylemleri sırasında fabrikanın size vermiş olduğu iyileştirme zammı görüşmelerinde iyileştirmeleri kabul etmemeniz konusunda birilerinden talimat aldınız mı?
İşçi olaylarının ilimizde faaliyet yürüten tüm fabrikalarında TKİP (Türkiye Komünist İşçi Partisi) terör örgütünün amacı ve stratejisi doğrultusunda yönlendirilmesi amacıyla oluşturulan FAK (Fabrikalar Arası Kurul) hakkında bilginiz var mıdır?
Bursa Barosu, işçiler hakkında başlatılan soruşturma ile ilgili olarak Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na 29 Mayıs’ta suç duyurusunda bulundu.
Mahçupyan: Başkanlık sistemine asıl muhtaç olan muhalefet

Yeni oluşturulacak bir başkanlık sisteminin denetim açısından bugünkü ‘gevşek’ ortamın gerisine gidemeyeceğini kaydeden Mahçupyan, “Hele yeni sistemin bir Anayasa eşliğinde ortaya çıkacağı ve aylarca tartışılacağını düşünürsek, keyfiliğe çok daha kapalı bir siyasi modele yöneleceğimiz açık” dedi.
Yazıda şu ifadelere yer verildi:
“Ancak başkanlık sisteminin asıl muhalefete yarayacağına dair çok daha ‘reel’ bir neden var… AKP’nin sandıkta yenilmesi, ikinci parti haline gelmesi daha çok uzun yıllar pek mümkün olmayacak. Bu parti siyasi hatalar yapsa dahi, sosyolojik dönüşüm ve sahiplenme AKP’yi önemli bir farkla çoğunluk kılmaya devam edecek. Muhalefette ise bir arada olamayacak MHP ve HDP gibi iki parti bulunuyor ve muhtemel bir koalisyonda her ikisine de ihtiyaç var.”
“Dolayısıyla parlamenter sistemde AKP’nin bir biçimde iktidar olmasını engellemek mümkün gözükmüyor. Oysa başkanlık sisteminde ikinci tura kalınması halinde muhalefetin AKP adayının karşısında toparlanması çok mümkün… Böylece yasamada AKP çoğunluğu oluştursa bile, başkan muhalefetten seçilebilir ve bu da belki çatışmayı ama belki de birlikte yaşamayı teşvik eder. Her halükarda muhalefet siyasetin belirleyici bir unsuru olur…”
13:50
‘Klozet’ polemiği yargıya taşındı

100 bin liralık manevi tazminat davasında Kılıçdaroğlu’ndan “mahallinde keşif yapılması suretiyle yalan söylediğinin ve iftira attığının tesbiti, kınanması ve bu kararın basın yoluyla yayınlanması” isteniyor.
13:47
Erdoğan: 7 Haziran’da bunlara derslerini verin

Erdoğan, muhalefet partilerine yüklenerek “Bu vatan üzerinde operasyon düşünenler karşılarında bizi bulur” diyerek sözlerine devam etti.
Cumhuriyet gazetesinin MİT TIR’ları haberinin ardından muhalefet partilerinden gelen tepkileri de eleştiren Erdoğan şöyle devam etti:
“Suriye Türkmen Meclisi Eski Başkanı Türkiye’nin yardımı olmasaydı 1 milyon şehit vermek zorunda kalacaklarını söylüyor. MHP’nin Suriye Türkmen’i olan bir milletvekili bize teşekkür ediyor ama MHP Genel Başkanı bizi suçluyor. Ana muhalefetin genel başkanı Esad’ın ağzı ile konuşuyor.”
13:23
Bahçeli: AKP’nin büyüttüğü, uyandırdığı hırsızlar ve haramzadelerdir

Sizler darlık ve yokluk çekerken AKP milli servet ve kaynakları zimmetine geçirmektedir.
Ekonomik girdap her insanımızı içine almıştır. Büyüdüğü söylenen ekonomi kimlere hizmet etmiştir? Milli varlıkları sömüren kimlerdir? AKP’nin büyüttüğü, uyandırdığı hırsızlardır, haramzadelerdir.
İktidar sizin kaynak ve varlıklarınızı önüne gelene ulufe gibi dağıtmıştır.
AKP’ye umut bağlayan açgözlüler ekmeğinizi dilim dilim küçültmektedir.

Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) Suriye’nin kuzeyinde Türkiye sınırına doğru ilerlemesi üzerine Öncüpınar sınır kapısının bulunduğu Kilis’te güvenlik önlemleri artırıldı.
Kilis’te bulunan DHA muhabirinin aktardığı bilgiye göre, IŞİD Öncüpınar sınır kapısının Suriye’deki ayağı olan Es-Selame sınır kapısını almak için saldırı başlatmış durumda.
Çatışmaların yoğunlaştığı bölgelerde sınıra zırhlı araçların sevk edildiği belirtiliyor.
IŞİD saldırılarını, Suriye – Türkiye sınırındaki Azez kasabasına yöneltmiş durumda.
Bölgenin kontrolü Özgür Suriye Ordusu ile El Nusra cephesinin elinde.
Babacan: Referandum sürecinde Başkanlık sisteminin detayları şekillenir

Habertürk televizyonu yayınına katılan Babacan, Başkanlık Sistemi tartışmaları konusundaysa şöyle konuştu:
“Başkanlık sisteminin detaylarıyla ilgili elimizde detaylı bir doküman yok. Başkanlık sistemi böyle kontrollerin olmadığı otoriterleşmenin olduğu güçler ayrılığın olmadığı gibi bir beklenti piyasada var. Referandum sürecinde bunların hepsi konuşulacaktır. Türkiye kendisi için en iyi sistemi arayacaktır… Güç ve denge mekanizmalarının kurulduğu halkın iradesinin yansıdığı bir yönetim önemli.”
CHP Grup Başkanvekili Hamzaçebi: HDP ile koalisyon düşüncemiz yok

Kılıçdaroğlu: İnsanca, hakça bir düzen getireceğiz

Sizden sadece 4 yıl istiyorum. Dört yıl yöneteceğim Türkiye’nin sorunlarını çözeceğim.
Rahmetli Ecevit’in geleneğinden geliyoruz: “Ne ezen ne ezilen, insanca, hakça bir düzen” diyordu. Biz de aynısını diyoruz. Bu ülkeye huzuru getireceğiz diyoruz.
HDP Milletvekili Yıldırım: Kürtçe Kuran aceleye getirilmiş

Yıldırım, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bastırdığı Kürtçe Kuran için “Tekiller çoğul olmuş, çoğullar tekil olmuş. Eril ifadeler dişil, dişil ifadeler eril olmuş. Anlam yanlışları çok var. Söz konusu kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim olunca bu tür hatalar affedilmez” dedi.
Yıldırım, Kürtçe Kuran’ın seçimlere yetiştirilmesi için aceleye getirildiğini de iddia etti.
Demirtaş: AKP ile asla, CHP ile belki

Demirtaş, “Seçimden sonra ortaya yeni hükümet alternatifleri çıkabilir. Ortaya çıkacak hükümetler de çözüm sürecini yürütmek konusunda iradeli olurlarsa, biz HDP olarak kesinlikle destekleriz ve çözüm süreci ilerler. Bu da tek başına AKP’ye bağlı değil. ‘AKP olmazsa çözüm süreci olmaz’ diye bir şey yok” dedi.
Demirtaş sözlerine ”AKP ile kesinlikle koalisyon yapmayız. CHP ile koalisyon yapmayı oturup konuşabiliriz. MHP’li seçmen de yeniden savaş çıksın istemiyor. Toplum artık barış istiyor. MHP’nin de çözüm sürecini konuşmaya mecbur kalacağını düşünüyorum” diyerek devam etti.
Cumhuriyet gazetesinden ‘Sorumlu benim’ manşeti
Cumhuriyet gazetesi bugün birinci sayfasından ‘Sorumlu benim’ başlıklı bir bildiriyle çıktı.
Bildiride Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Bu casusluk faaliyetinin içine o gazete de girmiştir. Haberi yapan bedelini ağır ödeyecek, öyle bırakmam onu” ifadelerine yanıt veriliyor:
“Bir gazetenin, bir gazetecinin görevi okurunu bilgilendirmek, halkı tehlikeden, tehditlerden haberdar etmektir. Biz aşağıda imzası olan çalışan ve yazarlar; Bu haberin tüm sorumluluğunu yayın yönetmenimiz Can Dündar ile birlikte üstleniyoruz. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ‘Haberi yapan bedelini ağır ödeyecek’ cümlesinin yalnızca Can Dündar’ı değil hepimizi bağladığını ilan ediyoruz.”
CPJ: Gazetecilere saldırılar bitmeli
Gazetecileri Koruma Komitesi CPJ, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Cumhuriyet gazetesi ve gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar’a yönelik sözlerini eleştirerek “Açıklamalar savcılara ipuçları olarak hizmet etmektedir” dedi.
New York’ta yapılan açıklamada, AKP ya da Erdoğan hakkında eleştirel yaklaşımda bulunan gazetecilere ve medya kuruluşlarına karşı karalama kampanyası uyguladığı, basın özgürlüğünün yok sayıldığı ve bu kampanya sonucu bazı gazetecilerin ya da kurumların, adli ve mali kaygılar yüzünden oto sansür başlattığı ifade ediliyor.









































