Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, katıldığı bir TV programında kendisine hakaret ettiği iddiasıyla gazeteci Sedef Kabaş’a ve televizyon kanalının bağlı olduğu şirket adına Yönetim Kurulu Başkanı Fırat Sakar hakkında 250 bin liralık manevi tazminat davası açtı.
DHA, dava dilekçesinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatı Ahmet Özel tarafından İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne verildiğini duyurdu.
Sedef Kabaş Tele 1’de katıldığı canlı yayında, “‘Taçlanan baş akıllanır’ diye bir söz vardır ama görüyoruz ki gerçek değil. Ya da tam tersi bir söz vardır, onu söylemeyeyim, ‘büyükbaş hayvan’ diyeyim. Büyükbaş hayvan bir saraya girdiği zaman o kral olmaz, o saray ahır olur” demiş ve bu sözleri nedeniyle Cumhurbaşkanı’na hakaret suçlamasıyla tutuklanmıştı.
Sedef Kabaş’ın tutuklanması hakkında neler biliniyor?

Sedef Kabaş’ın tutuklanmasına tepkiler: ABD’den ‘üzüntü duyuyoruz’ açıklaması
“Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla hakkında soruşturma açılan ve gözaltına alınan gazeteci Sedef Kabaş tutuklandı. ABD, Kabaş’ın tutuklanması nedeniyle “üzüntü duyduklarını” açıkladı.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price “İfade özgürlüğünün demokrasiyi güçlendirdiğine ve korunması gerektiğine inanıyoruz, bazılarını rahatsız edebilecek veya tartışmalı ifadeler olduğunda bile” dedi.
Türkiye Barolar Birliği (TBB) ve Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Kadın ve LGBTİ+ Komisyonu ise Kabaş’ın tutuklanmasına yaptıkları yazılı açıklama ile tepki gösterdi ve ifade özgürlüğüne vurgu yaptı.
Demirören Haber Ajansı (DHA), soruşturma kapsamında polis ekiplerinin Cumartesi sabaha karşı saat 02.00 sıralarında Kabaş’ın Sarıyer’deki evine giderek gazeteciyi gözaltına aldığını bildirdi.
Kabaş, Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Burada ifadesi alınan Kabaş, ardından Çağlayan’daki İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na çıkarıldı.
Daha sonra ise savcılık, Kabaş’ı tutuklanması talebiyle Sulh Ceza Mahkemesi’ne sevk etti.
DHA’nın haberine göre Kabaş mahkemedeki ifadesinde, “Sözün orijinali bir atasözüdür. Hatta sözün orijinalini de değiştirerek sarf ettim. Bundan da anlaşılacağı üzere hakaret etme gibi bir kastım yoktur” dedi.
İstanbul 16. Sulh Ceza Hakimliği tutuklama kararının gerekçeleri arasında, öngörülen cezanın “alt ve üst sınırı nedeniyle kaçma ve saklanma” ihtimalinin yüksek olmasını, bu nedenle bu aşamada “adli kontrol hükümlerinin uygulanmasının yetersiz” kalacak olmasını ve “tutuklamanın ölçülü olduğu kanaati”ne varılmasını saydı.
Müvekkilim @SedefKabas cumhurbaşkanına hakaret suçundan tutuklandı.
— Uğur Poyraz (@av_ugurpoyraz) January 22, 2022
TBB: Tutuklama tedbir değil, korku iklimi yaratılmasının bir parçası
Türkiye Barolar Birliği, Kabaş’ın tutuklanmasına, yaptıkları yazılı açıklama ile tepki gösterdi.
İfade özgürlüğünün Anayasal bir hak olduğunun altını çizen TBB, “Gazetecilerin ifade özgürlüğü söz konusu olduğunda, özgürlük ve hak alanı çok daha geniş bir çerçevede ele alınmaktadır” dedi.
Bunun nedeni olaraksa gazetecilerin dile getirdikleri olgu, düşünce ve kanaatlerin engellenmesinin aynı zamanda kamuoyunun haber alma ve kanaat oluşturma hakkını engelleyebilecek olması olduğunu belirten TBB’nin açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“‘Cumhurbaşkanına hakaret suçu’, ülkemizde yoğunlukla ifade özgürlüğünün kısıtlanması için bir araç olarak kullanılmakta, bu kapsamda yapılan soruşturmalar, gözaltı işlemleri ve tutuklamalar, evrensel hukuk prensipleriyle çelişmekte ve kamuoyu üzerinde bir baskı yaratma vazifesi görmekte, gözdağı niteliği taşımaktadır.
“Kabaş’ın ifadelerinin ifade özgürlüğü sınırlarını aşıp aşmadığı konusunda değerlendirme yapma yetkisi, muhakkak ki bağımsız yargı mercilerine aittir. Ancak TCK 299. madde [Cumhurbaşkanına hakaret suçu] kapsamında yürütülen bir soruşturmada sabaha karşı gözaltı işlemi yapılması, hiçbir tutuklama sebebi olmadığı halde verilen tutuklama kararı, bu kararın bir tedbir değil kamuoyu nezdinde korku iklimi yaratılmasının bir parçası olduğunu göstermektedir.”
Süreci yakından takip ettiklerini belirten TBB, Anayasa ve uluslararası insan hakları belgeleri ile yargı içtihatlarının belirlediği sınırlar çerçevesinde ifade özgürlüğünün savunuculuğunu yapmaya devam edeceklerini de vurguladı.
‘Tutukladığınız her gazeteci sizi, bizi karanlığa sürükler’
Türkiye Gazeteciler Sendikası Kadın ve LGBTİ+ Komisyonu tarafından yapılan açıklamada ise “Biz ne zaman demokratik bir ülke olacağız?” denildi.
Gazetecilerin toplumu ileriye taşıyan ve görünmeyene dikkat çeken kişiler olduğunu ifade eden sendika, açıklamasında “Bu nedenle tutukladığınız, gözaltına aldığınız her gazeteci sizi, bizi karanlığa sürükler” ifadelerine yer verdi.
Kabaş’ın tutukluluğunun ifade özgürlüğünün tehdidi olduğunu belirten TGS, buna izin vermeyeceklerini ve Kabaş’ın yalnız olmadığını belirtti.
‘RTÜK Başkanı, üyeleri olağanüstü toplantıya çağırdı’
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Üyesi İlhan Taşcı, Twitter’da yaptığı paylaşımda RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’in kurulu Pazartesi sabahı “olağanüstü toplantıya çağırdığını” söyledi.
Olağan toplantıların Çarşamba günleri yapıldığını belirten Taşcı, “Amaç Sedef Kabaş’ın sözleri nedeniyle TELE 1’e haddini bildirmek. Kabaş tutuklu! Bu neyin telaşı? Amaç belli Saraydan gelen talimatı bir an önce yerine getirmek” diye yazdı.
RTÜK Başkanı, çarşamba günü olağan toplantı olmasına rağmen yarın saat 12’de Üst Kurulu olağanüstü toplantıya çağırdı!
Amaç Sedef Kabaş’ın sözleri nedeniyle TELE 1'e haddini bildirmek.
Kabaş tutuklu! Bu neyin telaşı?
Amaç belli Saraydan gelen talimatı bir an önce yerine getirmek.— İlhan Taşcı (@ilhantasci) January 23, 2022
‘Kabaş’ın sözleri Cumhurbaşkanını hedef aldı’
Sosyal medya hesabından bir açıklama yapan Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, Kabaş’ın soruşturmaya konu olan sözlerinin “Cumhurbaşkanını hedef aldığını” söyledi.
Kabaş’ın tutuklanması öncesi açıklama yapan Gül, “Bu hadsiz ve hukuksuz ifadeler, milletin vicdanında ve adalet önünde hak ettiği karşılığı bulacaktır” dedi.
Milletimizin oylarıyla seçilmiş Cumhurbaşkanımızı hedef alan, edepten nasipsiz, çirkin sözleri lanetliyorum. Haset ve nefretten doğan bu hadsiz ve hukuksuz ifadeler, milletin vicdanında ve adalet önünde hak ettiği karşılığı bulacaktır.
— Abdulhamit Gül (@abdulhamitgul) January 22, 2022
Ne olmuştu?
Sedef Kabaş Tele 1’de katıldığı canlı yayında, “‘Taçlanan baş akıllanır’ diye bir söz vardır ama görüyoruz ki gerçek değil. Ya da tam tersi bir söz vardır, onu söylemeyeyim, ‘büyükbaş hayvan’ diyeyim. Büyükbaş hayvan bir saraya girdiği zaman o kral olmaz, o saray ahır olur” demişti.
Bunun üzerine RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin dün Twitter hesabından Kabaş hakkında “inceleme” başlatıldığını duyurmuştu.
TELE 1 yayın kuruluşunda,
Sedef Kabaş’ın Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef alan kabul edilmesi asla mümkün olmayan sözlerine ilişkin inceleme kararı alınmıştır. Konu ilk Üst Kurul toplantısında Kurul gündemine getirilecektir. Kamuoyunun bilgisine sunarız.— Ebubekir Şahin (@ebekirsahin) January 21, 2022
Kabaş hakkında soruşturma da başlatılmış, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nca başlatılan soruşturmada Güvenlik Şube Müdürlüğü’ne talimat yazılarak söz konusu televizyon programının ilgili yayının incelenerek tutanak hazırlanması istenmişti. Ayrıca Kabaş’ın kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile savunmasının alınması talep edilmişti.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, İletişim Başkanı Fahrettin Altun ve AKP Sözcüsü Ömer Çelik de Kabaş’ın ifadelerine tepki gösterdi.
Cumhurbaşkanımızın şahsına ve Cumhurbaşkanlığı makamına yönelik hakaret dolu sözler, söyleyenin zavallı ve müptezel halini ortaya koymuştur.
Bu aziz millet, hadsizlere inat Cumhurbaşkanımıza da onun makamına da sahip çıkmaya devam edecek.
— Ibrahim Kalin (@ikalin1) January 21, 2022
Siyasetin de muhalefetin de gazeteciliğin de bir ahlakı vardır. Bu ahlakı bu ülkeye çok görenler, kendilerine saygıları olmayan zavallılardır.
Bir sözde gazeteci, nefret saçmak dışında bir hedefi olmayan bir televizyon kanalında arsızca sayın Cumhurbaşkanımıza hakaret ediyor!— Fahrettin Altun (@fahrettinaltun) January 21, 2022
Milletin oylarıyla seçilmiş seçilmiş Cumhurbaşkanımıza, Devletimizin başına bu çirkin üslupla hitap millete ve milli iradeye hakarettir.
Bu ahlaksızlığı mahkum ediyoruz. Bu aşağılık davranışla hukuki ve siyasi olarak en güçlü şekilde mücadele edeceğiz.#HaddiniBilSedefKabas
— Ömer Çelik (@omerrcelik) January 21, 2022
Kabaş’ın tutuklanmasının ardından Twitter hesabından bir açıklama yapan MHP lideri Devlet Bahçeli, “anti demokratik ve faşizan” olarak nitelendirdiği sözleri kınadı, tutuklama kararıyla “bağımsız ve tarafsız yargı sürecinin başladığını” söyledi.
Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef alan çirkin saldırıyı, husumetle pekişmiş anti demokratik ve faşizan sözleri kınıyorum. Bu konuyu cepheleşme malzemesi yapmak için sıraya giren çevrelerin hesap hatası yapmaktan ve yanlışa ortak olmaktan kaçınmalarını hassaten tavsiye ediyorum.
— Devlet Bahçeli (@dbdevletbahceli) January 22, 2022
Demokrasi saygı ve tahammül sistemidir. Bundan nasibini alamayan müfsitlerin üslubu hastalıklı, usulü hayasızlıktır. Anılan gazetecinin tutuklanmasıyla bağımsız ve tarafsız yargı süreci başlamıştır. Herkes yargı kararını sabırla beklemek ve riayet etmek durumundadır.
— Devlet Bahçeli (@dbdevletbahceli) January 22, 2022
Elbette kötü söz bumerang gibidir, eninde sonunda dönüp dolaşıp sahibini bulacak, hatta mahcup ve ahlaken de mahkûm edecektir. Bilhassa bu sözde gazetecinin kelepçe takılmamasına rağmen, takılmış gibi imaj uyandırma gayretkeşliği zelil bir oyun, zillet bir tiyatrodur.
— Devlet Bahçeli (@dbdevletbahceli) January 22, 2022
Kabaş’a hangi mesajlarla destek verildi?
Kabaş’ın gözaltına alınmasının ardından Twitter’da “Sedef Kabaş yalnız değildir” etiketi altında gazeteciye destek verildi.
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu yaptığı açıklamada, isim vermeden Sedef Kabaş ve hükümetin hedefindeki bir diğer isim olan Sezen Aksu’ya destek verdi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı “gündem yaratma peşinde” olmakla suçladı.
Onbinlerce trolüne her türlü küfrü ettirir, sonra deyim paylaştı diye gazeteciye gece yarısı baskını yaptırır. Camide sanatçının dilini kopartacağını söyler. Kendisi uzun zamandır yok hükmünde olduğu için, gündem yaratma peşinde. Buralara kadar düştü zavallı.
— Kemal Kılıçdaroğlu (@kilicdarogluk) January 22, 2022
Şarkı sözleri nedeniyle Sezen Aksu hakkında da suç duyurusunda bulunulmuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan Aksu ile ilgili, “Hz. Adem efendimize kimsenin dili uzanamaz. O uzanan dilleri yer geldiğinde koparmak bizim görevimizdir. Havva validemize kimsenin dili uzanamaz. Onlara da had bildirmek bizim görevimizdir” demişti.
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de Sedef Kabaş’a destek verdi.
Şiirden hapse giren dünün mağdurlarının, atasözü söyleyenleri hapse atan mağrurlar haline geldiği günlerden geçiyoruz.
Nereden nereye…
Ama az kaldı, hiç merak etmeyin.
Bu zihniyet gidecek, Türkiye’ye yeniden adalet gelecek. #Sedefkabasyalnızdeğildir— Meral Akşener (@meral_aksener) January 22, 2022
CHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek gazeteciye destek veren bir diğer isim oldu.
https://twitter.com/MuharremErkek17/status/1484800510297264143?s=20&t=E28abdj93jQRE7xQFNBG7g
AİHM, Türkiye’deki ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ davalarıyla ilgili ilk kez verdiği kararda, Vedat Şorli’nin ilgili suçtan mahkum edilmesini ifade özgürlüğünün ihlali saymıştı.
- Erdoğan’dan Sezen Aksu’ya tepki: Hz. Adem ve Havva’ya kimse dil uzatamaz
RTÜK’ten TELE1, Sedef Kabaş FOX TV ve Selçuk Tepeli’ye ceza yağmuru
Sedef Kabaş Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla gözaltına alındı
Sosyal medya’da bizi takip edin








































