O isimler AK parti toplantısına katılmadı
Anayasa referandumuna kısa bir zaman kala AK Parti, eski bakanları genel merkezde topladı.
Kahvaltılı toplantıya 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve eski başbakan Ahmet Davutoğlu’nun davet edilmelerine rağmen katılmaması dikkatlerden kaçmadı.

—–
Cumhurbaşkanı Receğ Tayyip Erdoğan, dün Beştepe’de eski AK Partili bakan ve vekillerle buluştu. Erdoğan’ın buluşmaya davet ettiği selefi Abdullah Gül ise toplantıya katılmadı.
—
Erdoğan dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nden AK Partilii eski bakan ve milletvekillerine yemek verdi. 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün davete karşın katılmadığı yemekte, Başbakan Binali Yıldırım da hazır bulundu.
—
Milliyet’ten Şebnem Hoşgör’ün haberine göre, milletvekilleri seçim bölgelerine göre alfabetik olarak sıralanmış masalara oturtulurken, Erdoğan ve Yıldırım’ın masasında, eski TBMM Başkanları Bülent Arınç ve Köksal Toptan da yer aldı. Masada Erdoğan’ın solunda Arınç, sağında Başbakan Yıldırım oturdu. Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli’nin de bulunduğu yemeğe, Sadullah Ergin, Erdoğan Bayraktar, Zafer Çağlayan, Egemen Bağış’ın da bulunduğu çok sayıda eski bakan da katıldı. Yıldırım yaptığı kısa konuşmada, eski vekillerden referandum kampanyasına destek istedi ve “Hep birlikte sahada olalım” dedi.
—
Erdoğan ise “Eskiden beri savunduğumuz bir reform için mücadelemizi sürdürüyoruz. Yürütmenin yetkileri doğrudan sorumluluk yüklenen Cumhurbaşkanında toplanıyor, çift başlılık sona eriyor. Biz sahaya indik. 7 ile gittim. Sahada bazı tespitlerimiz var. Vatandaş muhalefetin de yönlendirmesiyle ‘Neden şimdi?’ diyor. Biz bunu daha önce yapmak istedik, ancak anayasa değişikliğini Meclis’ten geçirme olanağını şimdi sağlayabildik. Baştan beri bunun değişmesini zaten savunuyorduk” dedi.
———————————————————–
Başbakan Binali Yıldırım, AK Parti Genel Merkezi’nde eski bakanlarla buluştu.
Bu sabah gerçekleştirilen toplantıya AK Parti kabinelerinde görev yapan tüm bakanlar davet edildi.
11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ile AKP’nin ağır toplarından Bülent Arınç da davet edilen isimler arasındaydı.
Gül ve Davutoğlu toplantıya programlarını gerekçe göstererek katılmadı.
Eski TBMM başkanlarından Cemil Çiçek, Bülent Arınç ve Mehmet Ali Şahin, eski başbakan yardımcılarından Beşir Atalay ve Yalçın Akdoğan, eski bakanlar Abdülkadir Aksu, Muammer Güler, Efkan Ala, Sadullah Ergin, Vecdi Gönül, Taner Yıldız, Hüseyin Çelik, Nimet Baş, Zafer Çağlayan, Mustafa Elitaş, Kürşat Tüzmen, Nihat Ergün, Ali Coşkun, Fatma Şahin, Selma Aliye Kavaf, Ayşenur İslam, Volkan Bozkır, Suat Kılıç, Atilla Koç, Erdoğan Bayraktar, Fatma Güldemet Sarı, İdris Güllüce, İmdat Sütlüoğlu, Mustafa Demir, Osman Pepe ve Faruk Nafiz Özak toplantıya katıldı.
REFERANDUM ÇALIŞMALARI MASAYA YATIRILDI
Toplantıda, AK Parti hükümetleri döneminde görev almış bakanlarla referandum çalışmaları masaya yatırıldı.
Toplantı sonrası basın mensuplarına kısa bir açıklama yapan eski Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin, çok faydalı geçtiğini belirttiği toplantıda eski çalışma arkadaşlarıyla referandum konusunda bilgi alışverişi yaptıklarını söyledi.
’17’SİNDEN SONRA GÖRÜŞÜRÜZ’
Partinin ağır toplarından ve son günlerdde Ankara Büyükşehir Bleediye Başkanı Melih Gökçek ile yaşadığı polemikle gündeme gelen Bülent Arınç ise çıkışta “Güzel bir toplantı oldu, faydalı bir görüşme oldu” açıklaması yapmakla yetindi.
Arınç, referandum ile ilgili sorulara “17’sinden (Nisan) sonra görüşürüz” yanıtını verdi.
İLİŞİKLİ DİĞER HABER
17.03.2017
Zaman Gazetesi Genel Müdürlüğü de yapan gazeteci Hüseyin Gülerce, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’i destekleyerek, FETÖ’nün Gezi protestoları sırasında Eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ı başbakan yapma planı olduğunu ileri sürdü.

Gülerce’nin Star gazetesindeki ilgili yazısı şöyle:
“Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, konuk olduğu TGRT Haber’de ‘Neler Oluyor’ programında FETÖ’nün, Bülent Arınç’ı başbakan yapacağını iddia ederken şunları söyledi:
‘Recep Tayyip Erdoğan Gezi olaylarında yurtdışından geldiği zaman düşürülmüş ve bitmiş olacaktı. Partinin içinde FETÖ’cü milletvekilleri hazırdı ve bir FETÖ’cünün lafıdır, Hüseyin Gülerce’nin bizzat kendisine söylenmiştir, ‘Bülent Arınç Başbakan olacaktı.’ O tarihte hazırlanmış ve bitmişti. Bülent Arınç, şimdi buna ‘evet’ der, ‘hayır’ der onu bilemem ama ben bundan yüzde yüz eminim. AK Parti iktidarına yeni bir şekil vereceklerdi. Bu uluslararası bir operasyon, Recep Tayyip Erdoğan’ı uzaklaştırma operasyonu…’
Eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ertesi akşam TGRT Haber’e telefonla bağlanarak, ‘Sadece senaryodan ibaret olan bu sözler yalandır, iftiradır. Hüseyin Gülerce’nin diyeceklerini merakla bekliyorum’ dedi.”
‘GÖKÇEK’E ANLATTIĞIM ŞUYDU…’
Ben bu konuyu Star’daki köşemde bundan 15 ay önce 20 Kasım 2015’te ‘İhanet ettiler, kabine listesi bile hazırdı’ başlığı ile şöyle yazdım:
’17/25 Aralık’ta Başbakanın oğlunu, başbakanın evinde tutuklamaya kalkan bir siyasi darbeye teşebbüs ettiler. O gün bu tutuklama gerçekleşseydi, bizzat bana söylendiği gibi (isim de verdiler) bir ismin başkanlığında yeni kabine kurulacaktı. Kendilerine göre Bakanlar Kurulu listesi bile hazırdı…’
Konuyu Beyaz TV’deki Ortak Akıl programımda da birkaç defa dillendirdim. Hem yazımda, hem de konuşmalarımda, başbakan olarak söyledikleri ismi zikretmedim. Çünkü bu ismin hazırlanan kabineden, başbakanlığından haberi olmayabilirdi. Ama çok yakın arkadaşım (47 yıllık) Melih Bey’e bana yapılan konuşmayı aktardım.
Sayın Gökçek’e anlattığım şuydu:
Gezi olaylarından sonra, 2013’ün Eylül ya da Ekim ayında, yani henüz 17/25 Aralık siyasi darbesi olmadan Harun Tokak ve bir işadamı ile onların teklifi üzerine Altunizade’de buluştuk.
Ben yazılarımda Sayın Erdoğan’ı savunuyordum. Gezi olayları sırasında Zaman’da ‘Erdoğan gitsin AK Parti kalsın Planı’ başlığı ile yazdığım yazıda (19 Temmuz 2013) tavrımı koymuştum. Şimdi daha iyi anlıyorum, bu diklenmem F. Gülen’in kimyasını çok bozmuş. Beni ikna etmek ve Erdoğan’ı savunmaktan vazgeçirmek için Harun Tokak’ı göndermiş.
Tokak bana Erdoğan aleyhinde konuşmaya başladı. Yolsuzluk ve rüşvetin çok arttığını, buna AK Parti milletvekillerinin de tahammül edemez hale geldiğini ve Erdoğan’ın Başbakanlıktan uzaklaşmak zorunda kalacağını söyledi. (Demek ki, birkaç ay sonraki 17/25 Aralık darbesinden haberdardı)”
‘YENİ BİR HÜKÜMET KURULACAK’
“Devam etti: ‘Yeni bir hükümet kurulacak, Başbakan da Bülent Arınç olacak. Kabine listesi de zaten hazır…’
Ben hayret içerisinde, ‘koskoca AK Parti Meclis Grubu buna izin vermez’ dedim. Hayretimi daha da artıran şu sözleri söyledi: ‘En az 150 milletvekili bu değişikliğe şimdiden destek veriyor…’
H. Tokak, öylesine kararlı, inanmış, kendisinden emin konuşuyordu ki, geniş çaplı ikili temaslar olduğunu hissediyordunuz. 15 Temmuz’u yaşadıktan sonra şimdi Harun Tokak’ın çok şeyden haberdar olduğunu görüyorum.
Sayın Arınç Başbakanlığından haberdar mıydı? Daha sonraları Arınç’ın Sayın Erdoğan’a açıktan tavır koyması, FETÖ davaları için, ‘Paralel ile mücadele kapsamında açılan o kadar çok dava var ki üstüme cübbeyi tekrar geçirmek istiyorum’ demesi o ihtimali akla getirebilir.”
Dediğim gibi bu konuyu ben 15 ay önce yazdım, kimseden ses çıkmadı. Bugün çok ses getirmesi herhalde ’15 Temmuz’un siyasi ayağı’ ile ilgili tartışmalardan kaynaklanıyor.”
Melih Gökçek: Gezi’den sonra Bülent Arınç’ı başbakan yapacaklardı
15.03.2017

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, “Gezi olaylarından sonra Bülent Arınç’ı başbakan yapacaklardı. Bundan yüzde yüz eminim” dedi.
TGRT Haber’de yayınlanan ‘Neler Oluyor’ programına konuk olan Gökçek, Gezi protestoları sırasında dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yurtdışında olduğu dönemde yerine Bülent Arınç’ın vekalet ettiğini belirterek, “Gezi olayları sırasında Sayın Cumhurbaşkanımız yurt dışındaydı. Bülent Arınç kendisine vekalet ediyor. Bülent Arınç bunları Taksim Platformu adı altında çağırdı. Taksim Platformu Gezi olaylarını güya durdurmak için bir liste sundu. Öneriler listesinde ne diyecek? Ağacı kesme, yeşil alanı arttır demesi lazım. Bunların 4 tane ana isteği, köprüyü yapma, kanalı yapma, 2 tane termik santrali yapma, en önemlisi de üçüncü havalimanını yapma” diye konuştu.
‘İLK DEFA SÖYLÜYORUM BUNU, YARIN DA MANŞET’
“İlk defa söylüyorum bunu, yarın da manşet olacak her yerde” ifadelerini kullanan Gökçek, “Recep Tayyip Erdoğan, Gezi olaylarında yurtdışından geldiği zaman düşürülmüş ve bitmiş olacaktı. Partinin içinde FETÖ’cü milletvekilleri hazırdı ve bir FETÖ’cünün lafıdır, Hüseyin Gülerce’nin bizzat kendisine söylenmiştir, ‘Bülent Arınç Başbakan olacaktı.’ O tarihte hazırlanmış ve bitmişti. Bülent Arınç, şimdi buna ‘evet’ der, ‘hayır’ der onu bilemem ama ben bundan yüzde yüz eminim. AK Parti iktidarına yeni bir şekil vereceklerdi. Bu uluslararası bir operasyon, Recep Tayyip Erdoğan’ı uzaklaştırma operasyonu” dedi.
Erdoğan: Önceki Cumhurbaşkanı ile sıkıntılar yaşadık, gürültü olmadıysa sabrımızdan

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “Önceki Sayın Cumhurbaşkanı ile bu noktada sıkıntılar yaşadık, gürültü patırtı olmadıysa o da bizim sabrımızdan kaynaklanmıştır. Çünkü, ‘Devletin tepesinde kavga gürültü olmaz’ diye inandık, sabrettik ve sabırla hamdolsun işi bu noktaya kadar getirdik” ifadelerini kullandı.
Müteahhitler Birliği Ödül Töreni’nde konuşan Erdoğan şunları söyledi:
On yıldır sorun çıkmadan yürümesinin kerameti sistemde değil. Aynı siyasi ekolden gelen, aynı ideallere sahip, birbirlerini yakından tanıyan insanlar bu makamlarda olduğu için sorun çıkmadı. Ben söylüyorum, önceki Sayın Cumhurbaşkanı ile bu noktada sıkıntılar yaşadık, gürültü patırtı olmadıysa o da bizim sabrımızdan kaynaklanmıştır. Çünkü, ‘Devletin tepesinde kavga gürültü olmaz’ diye inandık, sabrettik ve sabırla hamdolsun işi bu noktaya kadar getirdik.
- 15 Temmuz bir kez daha göstermiştir ki öldürmeyen her darbe güçlendirir. Türkiye, dimdik ayakta durarak göğüslediği tüm saldırılardan, krizlerden, kaoslardan, darbelerden güçlenerek çıkmayı başarmış bir ülkedir.
- Bizim kitabımızda geriye gitmek yoktur, ileriye, daima ileriye, bunu da kararlı bir şekilde yol almak suretiyle sürdürmek zorundayız. Milletimize sözümüz var, inşallah Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesine çıkaracağız.
- (Anayasa değişikliği) Şu gerçeği görmemiz lazım. Sadece cumhurbaşkanı-başbakan kavgaları dahi sistemi sorgulamak için yeterlidir.
‘DÜRÜST OLUN’
- Türkiye, yasama, yürütme ve yargı güçleri arasındaki çekişmelerden, yetki karmaşalarından çok büyük zararlar görmüştür. Darbelerin, muhtıraların yol açtığı siyasi kaoslar, ekonomik krizler ülkemize fevkalade ağır bir maliyet yüklemiştir. Şu anda bakıyorum ne diyorlar biliyor musunuz? ’16 Nisan’la birlikte artık Türkiye’de yasama organı yok’ diyorlar. Dürüst olun. Siyaset eğer dürüst yapılırsa, millet sizi bir yerlere getirir. Eğer siyaseti dürüst yapmazsanız sittin sene yine aynı yerde oturmaya devam edersiniz.
‘KANDİL ‘HAYIR’DA BULUŞALIM’ DİYOR’
Burada iki saf var bir ‘evet’ safı bir de ‘hayır’ safı. Kandil ne diyor gelin ‘hayır’da buluşalım. Bunlar ülkemizi kan gölüne çevirmenin peşinde olanlar. Bunların çağrısı ‘hayır’ oyuna.
‘DEDİKODUYA GEREK YOK, EKONOMİ SORUNSUZ’
Son dönemde, terörle, darbeyle, özellikle de kaos denemeleriyle dize getiremedikleri Türkiye’yi ekonomiyle vurmaya çalıştıklarını görüyoruz. Türkiye’nin ekonomik anlamda ciddi hiçbir sorunu yoktur. Dedikoduya falan gerek yok. Açıkçası, küresel ve bölgesel krizler bir anda ortaya çıkmadıkları gibi, öyle bıçakla kesilir gibi de ortadan kaybolmazlar. Bunun için de kendi çözümlerimizi üretmemiz, kendi yollarımızı açmamız gerekiyor.
‘VARLIK FONU BU AMAÇLA HAYATA GEÇİRİLDİ’
Türkiye Varlık Fonu gibi araçlar, işte bu amaçla hayata geçirildi. Bizim stratejimiz geri çekilme ve içe kapanma değil. Tam tersine ileriye atılma, daha cesur davranmaktır.
‘AK PARTİ, MHP, CHP HATTA HDP’YE GÖNÜL VERMİŞ VATANDAŞLARA SESLENİYORUM’
Gerek AK Parti gerek MHP tabanı gerek CHP tabanı, oraya gönül vermiş olanlar ve hatta HDP’ye gönül vermiş olan tüm vatandaşlarıma sesleniyorum; gelin bu büyük tarihi reformda bir konsolidasyona gidelim ve böylece 16 Nisan’da birliği, beraberliği, bütünlüğüyle güçlü bir Türkiye’nin, lider bir Türkiye’nin, müreffeh bir Türkiye’nin sistem noktasında temel taşlarını yerli yerine koyalım.
Bu sistemin en büyük garantisi millet. Çünkü milletimizin yüzde 50’den fazlasının desteğini almak demek, toplumun tamamını kucaklamaya talip olmak, bunun için gereken programa, plana, projeye, çoğulcu anlayışa sahip olmak demektir.
[divider]








































