Amerika’nın Sesi’ne konuşan serbest gazeteci-yorumcu Ali Akel, Türkiye’nin, 24 Kasım günü bir Rus uçağını hava sahası ihlali nedeniyle düşürmesinin bedelini ağır biçimde ödediğini söyledi.

“Türkiye yalnız kaldı”

Çok sayıda gözlemci ve uzman, Türkiye’nin, hem genelde, hem de özellikle Suriye’de rasyonel olmayan bir dış politika uygulayarak “uluslararası sahnede yapayalnız” kaldığı görüşünü dile getiriyor. Washington Enstitüsü’nden Soner Çağaptay, çok kısa bir süre önce Amerika’nın Sesi’ne yaptığı açıklamada, “Modern zamanlarda Tükriye hiç bu kadar izole olmamıştı,” dedi.

Çağaptay, Rusya, İran ve Irak’ın Türkiye’ye karşı bir eksen oluşturduğunu vurguladı ve Ankara’nın tek müttefikinin ABD olduğunun altını çizdi. Ancak, Suriye ve PYD konusu, Washington ile Ankara arasındaki ipleri de oldukça gerdi. Ankara, ABD Büyükelçisi John Bass’i bugün Dışişleri Bakanlığı’na çağırdı.

Ankara’nın resmi politikasına göre, IŞİD ile PYD “terörist” kategorisine giriyor. ABD ise, PYD ve silahlı kolu YPG ile IŞİD’e karşı mücadelede ortaklık yaptığını dün dünyaya duyurdu. ABD, YPG’ye silah ve teçhizat da veriyor. Son olarak, Pentagon, PYD’nin “kanton” olarak ilan ettiği Kobani’ye yirmi askeri danışman yolladı. Suriye’deki Kürtler’e verilen bazı silahların Türkiye’deki PKK militanlarının eline gittiği de Türk basınında yer aldı. Ancak, ABD Dışişleri Bakanlığı bunun kanıtının mevcut olmadığını ve Kürtler’e “sadece mühimmat” verildiğini açıkladı.

“Rusya Türkiye’yi müdahaleye zorluyor”

Milliyet gazetesinden Nihat Ali Özcan, bugünkü yazısında, Suriye’de IŞİD bahanesiyle hemen heryere saldıran Rusya’nın, Türkiye’nin Suriye’ye müdahale etmesi için elinden geleni yaptığını belirtti. Özcan, Rusya’nın Türkiye destekli muhalif grupları yok olmanın eşiğine getirdiğini, binlerce mülteciyi Türk sınırına doğru hareketlendirdiğini ifade etti. Nihat Ali Özcan, Rusya’nın aylardır uyguladığı bu politikalarla Ankara’ya yüklendiğini ve Türkiye’nin Suriye topraklarına girmesi için çalıştığını savundu.

Rusya Savunma Bakanlığı’nın 4 Şubat’ta yaptığı açıklamada, Türkiye’nin, egemen bir ülke olan Suriye’yi askeri bir işgale hazırlandığının ciddi işaretlerinin görüldüğü belirtildi. Ankara, buna, “Kendi güvenliğimiz için, her türlü tedbiri almaya hakkımız var” diyerek cevap verdi. Ardından da, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Irak’ta yapılan hataya Suriye’de düşülmeyeceğine ilişkin ifadeleri geldi.

Türkiye için farklı senaryolar

Moskova’daki “Doğu Etüdleri Merkezi” Direktörü Vladimir Avatkov ise “Rusya ile Türkiye arasındaki bir silahlı çatışma ihtimali çok yüksek,” dedi. Rusya ile ilgili haber ve yorumları ile tanınan “RBTH” sitesine konuşan Avatkov, Türkiye’nin Suriye için hazırladığı planların Rusya tarafından bozulduğunu söyledi. Avatkov, Ankara’nın, Suriye’ye asker gönderme ve radikal muhaliflere daha fazla destek verme senaryolarını aktif olarak uygulayacağını düşündüğünü de dile getirdi.

Ancak, uzmanlar, bir Rus-Türk çatışmasının sadece Suriye topraklarında ya da Suriye hava sahası içinde olabileceğinin altını özellikle çiziyorlar.

Türkiye’de görevli olarak bulunmuş olan emekli Rus General Alexander Kostyukhin, Türk tarafının tahrik etmesi halinde, Rusya’nın, Türk topraklarına saldırmayacağını ve kendisini “Suriye toprakları ile sınırlı” tutacağını söyledi. Ancak, Kostyukhin, Suriye ordusunun Türk topraklarına girme olasılığını ise ihtimal dışı bırakmadı.

RBTH sitesi ile konuşan USAK uzmanı Kerim Has, Rusya’nın Suriye yüzünden Batı’nın askeri ittifakı NATO’nun üyesi Türkiye ile savaşa girme ihtimalini “çok düşük” gördüğünü ifade etti. Kerim Has, Ankara’nın, Suriye’nin kuzeyinde Kürt koridoru oluşmasından korktuğunu ve bunu önlemek için Türk gizli servislerinin bu bölgede “hedefli operasyonlar” yaptığını ileri sürdü.

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın