Türkiye yeni yıla yeni bir anayasa tartışmasıyla giriyor. Daha önce muhalefetle konuyu görüşeceğini açıklayan ve randevu talep eden Başbakan’a ilk yanıt CHP’den geldi.

Kılıçdaroğlu görüşme için 30 Aralık tarihini işaret etti. HDP de aynı tarih için olumlu yanıt verdi. MHP Lideri Devlet Bahçeli ise Davutoğlu’na 4 Ocak için randevu verdi.

Ancak partilerin kırmızı çizgileri nedeniyle AKP, süreçte özellikle MHP ve HDP arasında tercih yapmak zorunda kalacak gibi görünüyor.

Davutoğlu, bir süredir gündemde tuttuğu muhalefetle temas konusunda ilk adımı önceki gün atmıştı.
Başbakanlık, CHP Genel Merkezi’ni arayarak randevu için zemin yoklamıştı.

Kurmaylarıyla görüş alışverişi yapan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ise akşam saatlerinde randevu için 30 Aralık tarihinin uygun olacağı yanıtını vermişti.

 

(14 Ağustos 2015 ) ⤵

[toggle title=” Erdoğan: Türkiye’de sistem fiilen değişti” state=”open” ]Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, anayasa ve başkanlık sistemi tartışmalarını değerlendirirken, ”Türkiye’nin yönetim sistemi bu anlamda değişilmiştir. Şimdi yapılması gereken, bu fiili durumun Anayasal olarak kesinleştirilmesidir’ dedi. 

Rize’de konuşan Erdoğan, kendisini anasayadaki yetkilerini aşmakla suçlayanlar olduğunu belirterek, ”Mevcut Anayasa’nın cumhurbaşkanına verdiği yetkileri bilmeyenler var. Bunlar damdan düşmediler. Bunlar sadece önlerine konanı okudular. Biz siyasetin içinde tırnaklarımızla bu toprağı eşeleye eşeleye 40 yıl bunun mücadelesini verdik. Ne nedir, bunu gayet iyi biliriz” dedi.

 ‘Yeni döneme girildi’

10 Ağustos 2014’te cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesiyle yeni bir döneme girildiğini kaydeden Erdoğan, ”Artık ülkede sembolik değil, fiili gücü olan bir cumhurbaşkanı var. Cumhurbaşkanı elbette yetkiler çerçevesinde, ama doğrudan millete karşı sorumlu olarak görevini yürütmek durumundadır, ister kabul edilsin ister edilmesin. Türkiye’nin yönetim sistemi bu anlamda değişilmiştir. Şimdi yapılması gereken, bu fiili durumun Anayasal olarak kesinleştirilmesidir” diye konuştu.

Erdoğan ayrıca cumhurbaşkanının herşeye karıştığı eleştirilerine de tepki gösterirken, şunları söyledi:

”7 Haziran seçimlerinden sonra “Erdoğan kaybetti” dediler. Amaç yıpratmak. Bunlar karşısında sessiz kalırsam, milletimin bana verdiği imkanları kullanmazsam sorumluklarımı yerine getirmemiş olurum. Ben onların arzu ettikleri cumhurbaşkanı olmadım, olmayacağım. Bu makama seçilirken milletime verdiğim söz var. Ben milletimin tarafında olacağımın sözünü vermiştim.” [/toggle]

 

Başbakanlık CHP’nin ardından HDP ve MHP ile de temasa geçti. HDP ile yapılan görüşmede, randevunun CHP ile aynı gün, yani 30 Aralık’ta gerçekleşip gerçekleşmeyeceği konusunda zemin yoklandı.

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, 30 Aralık için bir planlama yapılabileceğini söylerken, “Biz herkesle görüşmeye hazırız. Bu randevu talebine de olumlu cevap vereceğiz. Umarım, görüşme yaşanan sıkıntıların giderilmesinde faydalı olur” ifadelerini kullandı.

 

AKP'nin yeni anayasa ikilemi : MHP'mi HDP'mi?

Baluken’in bu açıklamalarından dakikalar sonra randevu için “tamam” denildi.

MHP ise, randevu için 4 Ocak tarihini işaret etti.

Gündemde 5 başlık var

Dün yapılan son temasların ardından, görüşme adresi TBMM olarak belirlendi. Buna göre Başbakan 30 Aralık’ta saat 13.00’te Kılıçdaroğlu, 16.00’da Demirtaş, 4 Ocak 14.00’te de Bahçeli ile bir araya gelecek.

Davutoğlu’nun liderlere beş başlıkla gitmesi bekleniyor.

Başbakan Davutoğlu’nun daha önce sinyallerini verdiği bu başlıklar, “bütçenin bir an önce çıkarılması”, “anayasal reformlar dahil, uzlaşılan reformların yaşama geçirilmesi”, “partilerin ortak vaatleri olan emeklilik maaşı dahil olmak üzere hazırlanacak paketin çıkartılması”, “anayasa konusunun ciddiyetle tartışılması” ve “iç tüzük konusunda genel kurul çalışmalarının ‘yasama’ ve ‘tartışma’ günleri olarak ayrılması” olarak sıralanıyor.

Kırmızı çizgiler şekillendirecek

Her ne kadar Davutoğlu’nun dosyasında 5 başlık bulunsa da randevuların “yeni anayasa tartışmaları” etrafında şekillenmesi bekleniyor.

AKP'nin yeni anayasa ikilemi : MHP'mi HDP'mi?

Bu konuda CHP, Anayasanın ilk 4 maddesi ile Başkanlık Sistemi tartışmasının, kendisi açısından “kırmızı çizgi” olduğunu açık bir şekilde ifade ediyor.

 

(4 Kasım 2015 ) ⤵

[box type=”note” align=”aligncenter” class=”  HDP’li Fırat ve Doğan: Başkanlık sistemi tartışılabilir” width=”

HDP’li Fırat: ABD tipi başkanlığa karşı değiliz” ]

Seçim sonrası yeni anayasa gündeminin ilk sıralarında yer alması beklenen başkanlık sistemi konusunda HDP’den iki milletvekilinden dikkat çekici çıkış geldi.

AKP’nin kurucularından, HDP Mersin Milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat, başkanlık sistemine itirazları olmadığını, karşı çıktıklarının ‘Türk tipi başkanlık sistemi’ olduğunu, Amerikan tipi başkanlık sistemini ise destekleyebileceklerini söyledi. Fırat, ”Saddam usulü bir başkanlık usulünü kabullenemeyiz. Çünkü orada demokrasi yok. Amerika, Meksika tipi bir öneri gelirse de referanduma da gitmeden Genel Kurul’da kabul ederiz. Bir çekincemiz yok” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dillendirdiği Türk tipi başkanlık sistemini “ucube” olarak niteleyen HDP İstanbul Milletvekili Celal Doğan ise, “Başkanlık sistemi, demokrasinin içerisinde bir sistem. Buna itirazım yok ama nasıl bir başkanlık isteniyor bunun tartışılması gerekir” diyor.

Pazar günkü seçimde 317 milletvekili çıkaran AKP’nin gündeminde başkanlık sistemi var ama milletvekili sayısı anayasa değişikliği arayışlarında başkanlık sistemini parlamentodan geçirmeye yetmiyor. AKP’nin, Meclis Başkanını içinden seçmesi halinde, planını referanduma götürebilmek için de en az 14 milletvekilinin desteğine ihtiyacı olacak. Zira anayasa değişikliği için 367, referandum için ise 330 milletvekilinin desteği gerekiyor.

Bu nedenle AKP’nin Meclis içinde destek arayışı kaçınılmaz. AKP’nin, başkanlık için kapısını çalması muhtemel partilerden biri de Halkların Demokratik Partisi. Peki HDP, başkanlık sistemi için ne düşünüyor?

HDP Kars Milletvekili ve sözcüsü Ayhan Bilgen, bu sabah Cumhuriyet gazetesinde yer alan açıklamasında, “Başkanlık sistemi dahil tüm modeller tartışılabilir. Ancak tek adamlık gibi özgürlüğü kısıtlayıcı bir yapı olmaz. Toplumun ihtiyacı bu değil” görüşünü belirtmiş, bu sözleriyle, HDP’nin tavrının yumuşadığı eleştirileri üzerine, Twitter’dan yeni açıklamalar yapmıştı. HDP yetkilisi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik, “Seni başkan yaptırmayacağız?” sözlerinin arkasında olduklarını söylüyor.

Bilgen’in açıklamasının basına yansımasından önce dün BBC ‘nin sorularını yanıtlayan Mersin Milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat ise başkanlık sistemine parti olarak itirazlarının olmadığını söylüyor.

Fırat, “Biz, Türk usulü başkanlık sistemine karşıyız. Başkanlık sistemi de bir anayasal tercihtir. Oturursunuz başkanlık mı, yarı başkanlık mı, parlamenter sistem mi bunları tartışırsınız. Ülke için hangi yönetim uygunsa bunu kabul edersiniz” diyor. Fırat, Türk tipi başkanlık sistemini ayrıca ‘Orta Doğu tipi bir başkanlık sistemi’ olarak niteliyor. ‘Yanlış lanse ediliyoruz’ “Kabul edebileceğiniz bir başkanlık sistemi var mı?” şeklindeki soruya HDP’li Fırat, “Var.

Amerika ya da Meksika örneği. Bunu tasvip eder, içten destekleriz. Kuvvetlerin birbirini denetleme mekanizmalarının olduğu bir sistemi memnuniyetle destekleriz. Tartışabiliriz, konuşabiliriz ve Türkiye için de faydalı görülüyorsa ki görülebilir, onu tercih ederiz. Amerikan tipi bir başkanlık sisteminde bir mutabakat sağlanıyorsa bizim bir itirazımız yok. Çünkü şu andaki Cumhurbaşkanımızın yetkileri, Obama’nın yetkilerinden fazla.

Enteresan olan o” diye yanıtlıyor. Fırat’a göre, bu tür bir başkanlık sistemiyle Kürt Sorunu da çözülebilir. HDP’nin bu meselede “yanlış lanse edilmeye çalışıldığını”, oysa kendilerinin Türk usulü başkanlık sistemine karşı olduklaını aktarıyor Fırat ve şöyle devam ediyor: “Gerçek anlamda bir başkanlık sistemini tartışabiliriz, kabullenebiliriz ama Saddam usulü bir başkanlık usulünü kabullenemeyiz. Çünkü orada demokrasi yok.

Amerika, Meksika tipi bir öneri gelirse de referanduma da gitmeden Genel Kurul’da kabul ederiz. Bir çekincemiz yok.” Doğan: ‘İstenilen başkanlık tartışılmalı’ HDP İstanbul Milletvekili Celal Doğan da başkanlık sistemi tartışmalarının gündeme gelmesini normal karşılıyor ama “Hangi başkanlık sistemi?” diye soruyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dillendirdiği Türk tipi başkanlık sistemini “ucube” olarak niteleyen Doğan, “Başkanlık sistemi, demokrasinin içerisinde bir sistem. Buna itirazım yok ama nasıl bir başkanlık isteniyor bunun tartışılması gerekir” diyor. Kürt sorunun çözümü önerisinin ise bu bağlamda tartışılmasının şart olmadığını ifade ediyor HDP’li Doğan ve şunları aktarıyor: “O, demokratik bir anlayış değil.

O şarta bağlı olarak ‘Sen, bana bunu verdin; ben, sana bunu verdim’ şekliyle bir rejime gidilirse zaten ahlaki değildir.” ‘Diktatör yaptırmayacağız dememek için’ 7 Haziran seçimlerinde Adalet ve Kalkınma Partisi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, başkanlık sistemini öne çıkarmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, illerde yaptığız ‘toplu açılışlarda’ başkanlık sistemi için 400 vekil istemiş, muhalefetin buna karşı çıkışı ise 7 Haziran’ın önemli gündem maddelerinden birini oluşturmuştu. 7 Haziran’ın, Erdoğan karşıtı bir referanduma dönmesi ve oyları yüzde 40’lara gerilemesi AKP açısından büyük handikap ortaya çıkarmıştı.

HDP ise 7 Haziran sürecinde, “Seni başkan yaptırmayacağız” söylemiyle özellikle Batı’da oylarını artırdığı düşünülüyor. Ancak şimdi gelinen noktada HDP içinde başkanlık sistemine tamamiyle karşı çıkmayan bir eğilim olduğu görülüyor. HDP İstanbul Milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat’a 7 Haziran öncesindeki partilerinin söylemini hatırlattığımızda, “Biz, Türk usulü başkanlık yaptırmayacağız diyoruz. Daha doğrusu kibar davranıyoruz. Biz seni, diktatör yaptırmayacağız diyoruz” açıklaması yapıyor. Fırat, kendilerinin gerçek anlamda ise “eğer halk uygun görürse Amerikan tipi, Meksika tipi başkanlık sistemine karşı olmadıklarını” yineliyor. Fırat’ın karşı olmadıklarını saydığı diğer siyasi sistemler ise “Fransız usulü yarı başkanlık sistemi ve İngiltere’de tatbik edilen parlamenter sistem.” [/box]

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, bu yöndeki sorulara daha önce “ilk 4 madde değişmez. Eğer bir kırmızı çizginiz var mı derseniz, ilk 4 madde CHP’de kırmızı çizgiler” karşılığını vermişti.

CHP gibi MHP de “ilk 4 madde” hassasiyetini randevuda gündeme getirmeye hazırlanıyor.

Seçim kampanyası sırasında sık sık bu vurguyu yapan MHP de önceliklerini “resmi dil ve bayrağın tartışılmazlığı, din ve vicdan hürriyetini garanti altına alacak şartların teminat altına alınması, üniter yapı ve sınırların tartışılmazlığı ve demokrasi, sosyal hukuk devleti” olarak belirledi.

AKP tercih yapmak zorunda

HDP açısından ise anayasa tartışmaları öz yönetim tartışmasının gölgesinde geçecek gibi görünüyor.

7 Haziran seçimleri kampanyasında ‘Erdoğan’ı başkan yaptırmama’ söylemini kullanan HDP içinde 1 Kasım seçimleri sonrası başkanlık sistemiyle ilgili farklı isimlerden farklı yorumlar geldi.

AKP'nin yeni anayasa ikilemi : MHP'mi HDP'mi?

HDP cephesinde, başkanlık sisteminin nasıl tartışılması gerektiğine dair bakışın değişip değişmediği netleşmedi.

HDP’nin “öz yönetim” konusundaki duruşu nedeniyle AKP’nin iki partiyle birlikte süreci götürmesi neredeyse imkansız.

Dolayısıyla AKP’nin daha sürecin başında MHP ile HDP arasında tercih yapması gerekecek.

Taraflar yeni yılla birlikte yeni anayasa konusunda görüşlerini masaya koyacak ancak, sandalye çoğunluğu nedeniyle AKP’nin hangi partiyle uzlaşma arayacağı, yeni dönemin yol haritasını da ortaya çıkartacak.

[divider]


Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın