Dünyaca ünlü fotoğraf sanatçısı Ara Güler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın fotoğraflarını çekmek istedi. Bu talebi kabul edilen Ara Güler, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kısıklı’daki konutuna geldi.

Ünlü Fotoğraf Sanatçısı 'Ara Güler' İstedi Erdoğan Poz Verdi

Erdoğan ile Güler’in çekim öncesinde gerçekleştirdikleri sohbette Güler’in fotoğraf sanatına yaptığı katkılar konuşuldu.

Ara Güler’de, Başbakan Erdoğan’a böyle poz vermişti

[toggle title=”Tarih Tekerrürden İbarettir!!” state=”open” ] ŞUNLAR TARİHE NOT DÜŞÜLMÜŞTÜ..

Başbakan Erdoğan, çektiği fotoğraflarla dünyaca ünlenen fotoğraf sanatçısı Ara Güler‘e objektifi çevirdi.

Başbakan Erdoğan 2011 yılı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü töreninde Ara Güler ‘e ödülünü verdikten sonra, foto muhabirin makinasını alarak Ara Güler’i çekti. Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle: “Türkiye’nin adını dünyaya duyuranlara şükranlarımı sunuyorum… Geriye dönüp baktığımızda sizlerin yüreğinden gözünden bakıyoruz… Siyaset ile sanat uzak görülüyor. Sabırla üretilen her şey sanattır diyorum. Sanat tutkunun aşkın imbiğinden süzülmesidir. Aşkla çalışan herkes bir sanat icra etmekte… Sanat her zaman ilgi alanımız içerisinde oldu… Dört sanatçımızın da ortak vasfı İstanbul sevdalısı olmalarıdır… İstanbul’u en güzel onlar lanse ettiler. Güzelliği yansıttıkları kadar güzelliğe güzellik katkılar. Biz de siyasetçiler olarak objektiflere en güzel görüntüleri sunmanın gayretinde olduk. Biz objektiflerin ardında olamadık ama önünde olduk olmaya devam ettik. Ara Güler üstadın demesiyle fotoğrafçılık en kolay sanat kolaysa müzik yapmalı… Ama yine Güler ben dikiş makinası ile fotoğraf çekerim diyor… Sıtkı Fırat üstadımız da fotoğrafın önüne göz değil gönlü yerleştirmek mesele diyor… Sizleri sözlerinizden daha ziyade fotoğraflarınız anlatıyor… Sizler tarihe silinmez izler bırakırken bizler de yaptıklarınızdan dersler çıkarıyoruz…”[/toggle]

Ünlü Fotoğraf Sanatçısı 'Ara Güler' İstedi Erdoğan Poz Verdi

 

Ünlü Fotoğraf Sanatçısı 'Ara Güler' İstedi Erdoğan Poz Verdi

Ünlü Fotoğraf Sanatçısı 'Ara Güler' İstedi Erdoğan Poz Verdi

Sohbet sırasında Güler’in konuttaki kütüphanede bulunan bazı kitapları da incelendi.
Ünlü Fotoğraf Sanatçısı 'Ara Güler' İstedi Erdoğan Poz Verdi
Fotoğraf sanatçısı Güler, konutun oturma odası, kütüphane ve çalışma odasında, Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ve torunları Ahmet Akif ile Mahinur’un fotoğraflarını çekti.
Ünlü Fotoğraf Sanatçısı 'Ara Güler' İstedi Erdoğan Poz Verdi
Güler, tespih koleksiyonunun önünde de fotoğrafladığı Erdoğan’a çekimin ardından, “Eski İstanbul Anıları” adlı kitabını hediye etti.

Ünlü Fotoğraf Sanatçısı 'Ara Güler' İstedi Erdoğan Poz Verdi

Ünlü Fotoğraf Sanatçısı 'Ara Güler' İstedi Erdoğan Poz Verdi

Ünlü Fotoğraf Sanatçısı 'Ara Güler' İstedi Erdoğan Poz Verdi

Peki Dünyaca Ünlü Fotoğraf Sanatçıcı Ara Güler Kümdir?

1928 yılında İstanbul’da doğdu. İÜ İktisat Fakültesi’ndeki eğitimini yarım bıraktı. Gazeteciliğe 1950 yılında Yeni İstanbul gazetesinde başladı.

Babası eczacı Dacat Bey’dir. Dacat Bey’in ilk işyeri Hacopulo Han 16 numarada Panosyan’la birlikte açtığı ecza deposudur. Gazeteci Gülçin U. Tahiroğlu, Ara Güler’in ailesini şöyle tanıtıyor; “1930’lu yılların başlarında bu işyerine ait kartvizit ve antentli kağıtlarda Dacat Bey’in soyadı ‘Derderyan’ olarak geçiyor. Güler soyadını 1934’de çıkarılan soyadı yasasıyla almış. Sonraları Haccopulo Pasajı, 38 numarada açtığı eczanesini ölene kadar sürdürmesini Güler soyadına borçlu Dacat Bey. 1955’te 6-7 Eylül olayları sırasında Güler Eczanesi’ne kimse ilişmemiş. Dacat Bey, bir acil yardım servisi gibi hizmet vermiş, yaralılara pansuman, kırıklara-çıkıklara ilk yardım. Güler ailesininki bir baba-oğul hikayesi. Dacat Bey, oğluna olan sevgisini kendi imalatı olan kremin adında somutlaştırmış. Ara’dan AR, Dacat’tan DA; olmuş ARDA.

Ara Güler’in başarılı fotoğrafları, Fransa’dan Amerika’ya kadar birçok katalogda yer aldı. Türkiye ve dünyanın çeşitli yerlerinde çektiği kendine has klasik fotoğraflarıyla tanındı. Anadolu ve İstanbul’un yok edilen birçok güzelliğini yakaladı. Resimli Hayat ve Hayat dergilerinde çalıştı. Stern, Time, Life ve Paris-Mach gibi dergilerin foto muhabirliğini de yaptı. Uluslararası bir ünvan olan ‘Master of Leica’ ünvanına layık görüldü. 1966’da, ABD Modern Sanatlar Galerisi’nde açılan ‘Renkli Fotoğrafın On Ustası’ adlı sergiye katıldı. 1967 yılında Kanada’da ‘İnsanların Dünyasına Bakışlar’ adlı sergi açtı. 1971’de Almanya’da ‘Türkiye’ adlı albümü yayımladı. 1980 yılından sonra çeşitli dergi ve gazetelerde muhabirlik yaptı.

Alman akademisyen Rosa Buchner, dünya çapında şöhret olan Ara Güler’i doktora tezinde inceledi (1999). Aktüel Dergisi’nin ‘Türkiye’nin yaşayan kırk aydını’ başlıklı araştırmasında, sosyolog yazar Etyen Mahçupyan’la birlikte yer aldı. (Ocak 1999) Ayrıca, 8 Nisan 1999’da Aydın Doğan Vakfı Görsel Sanatlar Ödülü’ne layık görüldü.

Nezihe Araz’la “Kırk Pencereli Konak”, Fikret Otyam’la “Sabahcı Kahveleri” ve Çetin Altan’la yaptığı “Surlar” onun iz bırakan röportajlarından bazılarıdır. Nemrut Dağı’nın zirvesindeki heykellerin fotoğrafını ilk defa çeken Ara Güler, Hayat Dergisi’nde ileride bu konuda uzman olacak birçok fotografçının yetişmesini sağlamıştır.

Gördüğünü, gördüğü anda olduğu gibi çeken Ara Güler, “Ben fotoğrafın bir sanat olduğundan da emin değilim. Fotoğrafın bir mesaj vermesi lazım” diyor. Fotoğrafın yalan konuşmayan tek makina olduğunu savunan Güler’e göre, “Çünkü dili yoktur yalan konuşmak için. Fotoğraf çok mühimdir. Sanat olup olmaması ikinci plandadır, gerçeği yaşantıyı yakalamak için.”

Dünyanın birçok ülkesini gezen Ara Güler, Hindistan’ı çok seviyor. Bir büyük medeniyet Hindistan onun için. Avrupa ise belalı, ruhsuz bir kıta. Ara Güler bu konuda gazeteci Ömer Sercan’a şöyle diyor; “Avrupa medeniyeti beladır. Hindistan’ın yamyamları bile onlardan daha insan. Pislik herifler. İnsanlığın başına bela olan bütün izm’ler Avrupa’dan çıktı. Gidip yamyamların fotoğrafını çekerim daha iyi. İnsanlık yok orada. Sanatları beş para etmez. Bizim Osmanlı’nın hat sanatının yarısına ulaşmaz onların resmi.”

Ara Güler iyi bir arşivci. Babasının ölümünde gelen başsağlığı notlarını bile dosyalayıp saklamış. Kimler yok ki başsağlığı arasında. Bunlar arasında Muhsin Ertuğrul adı da dikkat çekiyor. 1928 doğumlu Ara Güler, yetmişinci yaşını Nazım Hikmet‘in şiirindeki gibi zeytin ağacı dikerek kutluyor. Güler Apartmanı’nı bir müzeye dönüştürebilme çabasıyla, arşiviyle ve ustalarla haşır-neşir.”

Tarih Vakfı tarafından, 26 Eylül 1998’de Cumhuriyet’in 75. yılı münasebetiyle düzenlenen Cumhuriyet’in Aile Albümleri sergisinde, Güler Ailesi de yer aldı. Ara Güler, ailenin bugünkü temsilcisi olarak serginin açılışına katıldı. Türkçe, İngilizce, Ermenice ve İngilizce birçok dilde 23 kitabı yayınlanmıştır. Bunlardan “Babilden sonra yaşayacağız” adlı hikaye kitabı da Aras yayınları tarafından İstanbul’da basıldı.

Kaynak:
Ermeni Portreleri

Ara Güler Haberleri

HABER

Ara Güler’e Kültür ve Sanat Büyük Ödülü
3 Şubat 2012

Kültür Bakanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri verildi.

Başbakan Erdoğan, “2011 Yılı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri”nin verildiği Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’ndeki törene katıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın ev sahipliğinde yapılan törende Erdoğan, fotoğraf sanatçıları Ara Güler, Sıtkı Fırat, Prof. Sabit Kalfagil ve İzzet Keribar’a ödüllerini verdi. Erdoğan daha sonra objektifin arkasına geçerek, ödül verdiği fotoğraf sanatçılarının fotoğraflarını çekti.

2011 Yılı Kültür Sanat Büyük Ödülü’ne layık görülen usta fotoğrafçı Ara Güler de ödülünü Erdoğan’ın elinden aldı. Güler, ödülünü aldıktan sonra esprili bir konuşma yaptı. Kendisine verilen 3 ödülü gösteren Ara Güler, “Bir şey alacağımı zannederken 3 ödül birden aldım. ” dedi. Fotoğrafını çeken basın mensuplarını işaret eden Güler, “İşte bu gördüğünüz arkadaşlar gibi senelerce aktüalite takip ettim. Bir sürü şey çektim. Derdim de şuydu. Ben yaşadığım devri diğer asırlara yetiştirmek ve bırakmak istiyorum. Bu yaşamın parçalarından biridir ve çok mühim olduğunu zannediyorum. Her şeyden evvel teşekkür edebilirim” dedi.

Güler’in konuşması sırasında Erdoğan ilginç bir sürpriz yaptı. Erdoğan özel fotoğrafçısı Kayhan Özer’den makinesini alarak Ara Güler’in fotoğrafını çekti. Fotoğraf ustası Erdoğan’a poz vermeyi ihmal etmezken, salonu dolduranlar bu jesti alkışlarla karşıladı. Güler’in olayın ardından yanına gelen Erdoğan’a ‘Nasıl alacağız bu fotoğrafı’ sorusuna Erdoğan “Ulaştıracağız” cevabını verdi.

HABER

Ara Güler Müzesi kurulacak
6 Eylül 2012

Ara Güler Fotoğrafçılık Eğitim ve Sanat Vakfı kuruldu. Konuya ilişkin yapılan açıklamaya göre, fotoğraf sanatçısı Ara Güler’in kurucu başkanı olduğu vakıf, Güler’in fotoğraf arşivini korumayı, yaşatmayı ve üzerinde araştırmalar yapmayı, Türkiye’de fotoğrafçılık ile görsel haberciliğin gelişimi için projeler üretmeyi amaçlıyor.

Vakıf, bu doğrultuda fotoğrafçılığın ve görsel haberciliğin toplumda yaygınlaştırılması ve yozlaştırılmaması amacıyla gerektiğinde ilgili resmi ve özel kuruluşlarla işbirliği yaparak, araştırma ve eğitim uygulama alanlarındaki başarılı çalışmaları destekleyecek ve ödüllendirecek.

Fotoğrafçılığı ve görsel haberciliği yaygınlaştırmak ve gelişimini sağlamak amacıyla çeşitli etkinlikler, atölye çalışmaları ve kurslar düzenleyecek olan vakıf, oluşturulacak kütüphane ve yayınlarla araştırmacılara destek olacak.

Destekçi üyeleriyle birlikte ”Ara Güler Müzesi”ni kurmayı da hedefleyen vakıf, 12 Eylül’de Beyoğlu’ndaki Fransız Sarayı’nda düzenlenecek toplantıyla tanıtılacak.

HABER

MSGSÜ’den Ara Güler’e ‘Fahri Doktora’
6 Mart 2013

Foto muhabiri Ara Güler’e, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) tarafından ”fahri doktora” unvanı verildi.

Üniversite senatosunun 19 Şubat 2013 tarihinde aldığı karar doğrultusunda, yarım yüzyılı aşkın süredir, ”kendi deyimiyle” foto muhabirliğini sürdüren, Türk fotoğrafının dünyada tanıtılmasını sağlayan fotoğraf sanatçısı Ara Güler’e, Tophane-i Amire Kültür Sanat Merkezi Beş Kubbe Salonu’ndaki törende, fotoğraf sanatına katkılarından dolayı ”fahri doktora” unvanı verildi.

Törende, Güler’e, MSGSÜ Rektörü Prof. Yalçın Karayağız tarafından ”fahri doktora beratı” sunulurken, MSGSÜ Fotoğraf Bölüm Başkanı Prof. Yusuf Murat Şen tarafından da cübbesi giydirildi.

Karayağız, Ara Güler’i ”Türk fotoğraf sanatının en büyük duayeni, en büyük ustası” şeklinde tanımlayarak, ”fahri doktora” unvanının, sanatçının Türkiye kültür ve sanat hayatına katkılarından dolayı verildiğini belirtti.

Ara Güler de yaptığı konuşmada, şunları söyledi:

”Aslında insan düşünüyor; Niye bana bu kadar şey yapıyorlar- Demek ki bir şey yapmışım. Bu, benim ikinci fahri doktora almamdır. Biraz alıştık. Bunlar iyi oluyor. Çünkü insana şevk veriyor. Demek ki ben işimi yapmışım. 60 sene gazetecilik yaptım.

Foto muhabirleri görsel tarihi yazmaktadırlar. İnsanlık tarihinin görsel kısmını yazıyorlar. Foto muhabirliği, yaşanan devrin aynasını tarihe yazmaktır. Biraz tarihçi sayılır foto muhabiri.”

”Ara Güler’e Saygı” sergisi

Törenin ardından Doç. Ozan Bilgiseren’in küratörlüğünü yaptığı ”Ara Güler’e Saygı” adlı sergi açıldı.

Ara Güler, serginin açılışında, Hasan Şenyüksel tarafından hazırlanan, çektiği fotoğraflar ve onların hikayelerinden oluşan ”Ara Güler” kitabını imzaladı.

Sergi, 30 Mart’a kadar Tophane-i Amire Kültür Sanat Merkezi Tek Kubbe Salonu’nda görülebilecek

HABER

Ara Güler yoğun bakımda
17 Ocak 2014

Ünlü fotoğrafçı Ara Güler, aniden rahatsızlanması üzerine Memorial Hastanesi’ne kaldırıldı. Güler yoğun bakımda tedavi altında. Bazı yayı organlarında vefat ettiğine ilişkin haberler ise yakınları tarafından yalanlandı. Ara Güler yakınları vasıtasıyla kendisini merak edenlere selam gönderdi.

HABER

Ara Güler’e fahri doktora
26 Haziran 2014

Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanlığı, usta fotoğrafçı Ara Güler’e, fotoğraflarıyla Türkiye’nin tarihini ve gündelik yaşamını tüm dünyaya tanıtmış olması sebebiyle “fahri doktora” unvanı verecek.

Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüsü Albert Long Hall’de 1 Temmuz saat 14.00’te yapılacak törende yazar Orhan Pamuk da bir konuşma yapacak. Program, piyanist Aydın Karlıbel’in dinletisi ile sona erecek.

HABER

Ermeni kökenli sanatçı Ara Güler: Hepimiz Türküz
22 Nisan 2015

Ermeni toplumunun ileri gelenlerinden dünyaca ünlü fotoğraf sanatçısı Ara Güler, udî Yervant Bostancı ve müzisyen Garo Mafyan, Ermeni diyasporasını eleştirip ‘Türkiye hepimizin ortak vatanı’ dedi

SÖZDE Ermeni soykırımının 100. yılı dolayısıyla Batı devletlerinin parlamentolarında alınan “soykırım” kararlarıyla tartışmalar artarken Türk vatandaşı Ermeni sanatçılardan “ortak kader paylaşımı” çağrısı geldi.

Ara Güler, Yervant Bostancı ve Garo Mafyan, “düşmanlık tohumları”na karşı “Türkiye, hepimizin vatanı” dedi.

Gazeteci/foto muhabiri Ara Güler, geçmiş olayları unutmakta fayda olduğunu belirtti.

Yeni bir çağdan geçildiğini ve 21. asırda artık böyle şeylerle insanların birbirini kırmaması gerektiğini dile getiren dünyaca ünlü fotoğraf sanatçısı, “İnsanların birbirinin sevmesi, anlaması ve hürmet etmesi lazım. Düşmanlık tohumları iyi bir şey değildir ve hiç bir zaman da olmadı” dedi.

‘TÜRKLER VE ERMENİLER BİR BÜTÜNDÜR’

Kadim halklar olan Ermeni ve Türklerin bir bütün oluşturduğunu vurgulayan Güler, “Hepsinin adı Türkiye Cumhuriyeti’dir. Bu memlekette yaşayanlar, kökenleri ne olursa olsun Türk’tür. Türkiye vatanlarıdır” diye konuştu.

Güler, Türkiye’nin 1915 olaylarının tarihçiler tarafından araştırılması önerisi için de “Özgür tarihçiler hakikati yazarlar. Çünkü hakikatin dışına çıkamazlar” ifadelerini kullandı.

‘ACILARI BİRLİKTE SARMALIYIZ’

ABD’nin Los Angeles kentinde 21 yıl yaşadıktan sonra 2 yıl önce Türkiye’ye kesin dönüş yapan ve memleketi Diyarbakır’a yerleşen udî Yervant Bostancı sanat yaşamı boyunca şarkılarını bu toprakların sesi olan Ermenice, Kürtçe ve Türkçe olarak seslendirdiğini belirtti. Bostancı yüzyıllardır bu kadim vatanda birlikte omuz omuza yaşayan, komşuluk yapan, acılara birlikte ağlayan, sevinçlere birlikte gülen halkların dilleriyle sesini sevenlerine ulaştırdığını ifade etti.

Bostancı, sanat yaşamı boyunca ayrıştırıcı olmaktansa her zaman birleştirici olduğunu söyleyerek, hiçbir zaman insanları etnik, dil, din kökeni birbirinden ayırmadan, bir sanatçının nasıl olması gerekiyorsa öyle olduğunu ve insanların dostluğu için çalıştığını belirtti.

Tarihte bazı olayların yaşandığını, hiçbir şey olmamış gibi davranılmaması gerektiğinin altını çizen Bostancı, “Her dinden, ırktan komşularımız vardı. Canımdan çok sevdiğim Türk dostlarım oldu, hala da var. Ancak bu yaşananları ve tüm acıları birlik olarak sarmaya çalışmalıyız” dedi.

‘AYNI NEFESİ ALIYORUZ’

1915 olaylarıyla ilgili Türkiye Ermenileri ile diyaspora Ermenilerinin farklı tutum içerisinde olduğunu belirten Bostancı, şunları söyledi:
“Dışarıdakilerin ne söylediği beni ilgilendirmez. Türkiye Cumhuriyeti olarak içimizdeki gönülleri hoş etmemiz lazım. Dışarıdakilerle bu işi çözemeyiz. Biz bu yarayı kendi içimizde çözmeliyiz. Benim Mehmedim, Kirkorum, Ayşem, Agopum bu topraklarda. Türkü, Ermenisi, Kürdü aynı nefesi alıyoruz. Onlarla aynı kaderi paylaşıyoruz. Yüzyıllara dayanan derin dostluğumuz var. Gerekirse birlikte ağlamışız, beraber savaşmışız, beraber bir lokma ekmeği paylaşmışız.”

‘PAPA’NIN SÖZLERİ ONU BAĞLAR’

Bostancı, iki ülke arasındaki bu durumun çözüme kavuşması için eli kalem tutan, okuyan herkesin daha duyarlı davranarak iki toplumun birleştiriciliği üzerinden mesajlar vermesi gerektiğini vurguladı. Müzisyen Garo Mafyan da bir sanatçı olarak bu topraklarda her zaman ortak yaşam vurgusunu yaptığını belirtti.

Mafyan, 1915 olaylarının tarihçiler tarafından araştırılması gerektiğini söyleyerek “Tarihin araştırılması ne benim işim ne başkasının işi” dedi. Papa Franciscus’un 1915 olaylarına ilişkin “20. yüzyılın ilk soykırımı Ermenilere yapılmıştır” şeklindeki tepki toplayan sözlerine de değinen Mafyan, “Papa Katolik aleminin lideridir, Hristiyan dünyasının değil. Herkes bir şey söyler. Papa’nın sözleri onu bağlar” diye konuştu.

HABER

Bir göz, bir makine ve Ara Güler…
22 Haziran 2015

Foto muhabiri Ara Güler’in fotoğraflı biyografi kitabı ‘Bir Göz Bir Makine ve Gerçek’ kitabı Fotoğrafevi Yayınları tarafından yayınlandı.

Ara Güler’in dedesinden başlayıp bugününe kadar uzanan hayatını anlatan kitabı yayına, sağ kolu Fatih Arslan hazırladı. Kitapta, Güler’in yanı sıra Orhan Pamuk, Zülfü Livaneli, Doğan Hızlan’ın ve çok sayıda Ara Güler dostunun yazıları yer alıyor.

ARA GÜLER BİYOĞRAFİ 2 TÜRK DİLİNDEN

Ara Güler 16 Ağustos 1928’de Beyoğlu, İstanbul’da doğdu. . Tam adı Aram Güleryan’dır. Annesinin adı Verjin’dir. Eczacı olan babası “Dacat Güler” Giresun’un Şebinkarahisar ilçesi, Yaycı Köyü’nden 6 yaşındayken okumak için İstanbul’a gelmiş. Ara Güler 1951 yılında Kuruçeşmedeki Getronagan Ermeni Lisesi’nden mezun oldu. Lisedeyken film stüdyolarında sinemacılığın her dalında çalışırkenMuhsin Ertuğrul’un tiyatro kurslarına devam etti. Çünkü yönetmen veya oyun yazarı olmak istiyordu. 1950’de Yeni İstanbul gazetesinde gazeteciliğe başlarken aynı zamanda İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesine devam etti.

Ara Güler’e lise yıllarında babası ilk 35 milimlik film makinesini ve bir fotoğraf makinesi alıp Yeni İstanbul gazetesine ‘foto muhabiri’ olarak işe girmesine yardımcı olmuştur. İlk çektiği fotoğraf ; 1950 yılında Ticaniler denen gerici bir grubun kırdıkları Gümüşsuyu’ndaki Atatürk heykelinin resmidir.

1958’de Time-Life, Paris-Match ve Der Stern dergilerinin yakın doğu foto muhabirliği görevlerini üstlendi. 1961’de askerlik görevini tamamladı ve Hayat Dergisi’nde fotograf bölüm şefi olarak çalışmaya başladı. Aynı yıllarda Henri Cartier Bresson ile tanışarak Paris Magnum Ajans’ına katıldı ve İngiltere’de yayımlanan Photography Annual antalojisi onu dünyanın en iyi yedi fotografcısından biriolarak tanımladı. Yine o yılda ASMP’ye (Amerikan Dergi Fotografcıları Derneği) tek Türk üye olarak kabul edildi.

Savaş foto-muhabirliği de yapan Ara Güler, 4 tane savaşa gitti. Katıldığı savaşlarda çektiği fotoğraflar dünya çapında çeşitli dergi ve gazetelerde yayımlandı. Hatta çektiği bir savaş fotoğrafı Times dergisine kapak oldu.

1962’de Almanya’da çok az fotoğrafcıya verilen Master of Leicaünvan’ını kazandı. İsviçre’de çıkan “Camera” dergisinde kendisine özel bir sayı ayırdı. 1964’de Mariana Noris’in ABD’de basılan “Young Turkey” adlı yapıtında fotografları kullanıldı. 1967’de Japonya’da çıkanPhotography of the World anttolojisinde Richard Avedon ile birlikte bir dizi fotografı yayınlandı. 1967’de Kanada’da açılan “İnsanların Dünyasına Bakışlar” sergisinde, 1968’de New York Modern Sanatlar Galerisi’nde düzenlenen “Renkli Fotografın On Ustası” adlı sergide aynı yıl Almanya’da, Köln’de Fotokina Fuarı’nda yapıtları sergilendi. 1970’de “Türkei” adında fotograf albümü Almanya’da yayımlandı.

Sanat ve Sanat tarihi konularındaki fotografları ABD’de Time-Life, Horizon ve Nesweek kitap bölümlerince ve İsviçre’de Skira Yayınevi tarafından kullanıldı. 1971’de Lord Kinross’un “Hagia-Sophia” (Ayasofya) kitabının fotograflarını çekti. Yine Skira yayınevince 1971 yılında, Picasso’nun 90. yaş kutlaması için hazırlanan Picasso Metamorphose et unite adlı kitap için yaptığı röportaj ünlü ressamın şatosunda gerçekleşti. Bu röportaj sırasında fotoğraf çektirmeyi sevmemesiyle bilinen Picasso’nun çok sayıda fotoğrafını çekmeyi başardı.

1972’de Paris Ulusal Kitaplık’ta sergisi açıldı. 1975’de ABD’ne davet edildi ve birçok ünlü Amerikalının fotograflarını çektikten sonra Yaratıcı Amerikalılar adlı sergisini Dünyanın birçok kentinde sergiledi. Yine aynı yıl Yavuz zırhlısının sökülmesini konu alan Kahramanın Sonu adlı bir belgesel film çekti. 1979’da Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin foto muhabirliği dalındaki Birincilik ödülü’nü aldı. 1980’de fotograflarının bir kısmı Karacan Yayıncılığın bastığı Fotograflar adlı kitabında basıldı. 1986’da Hürriyet Vakfı’nca basılan Prof. Abdullah Kuran’ın yazdığı “Mimar Sinan kitabı”‘nı fotografladı. Aynı kitap 1987’de Institute of Turkish Studies tarafından İngilizce olarak yayınlandı. 1989’da Ara Güler’in Sinemacıları kitabı basıldı. 1991’de Dışişleri Bakanlığı için Halikarnas Balıkçısı’nın (Cevat Şakir Kabaağaclı) “The Sixth Continent” adlı kitabını fotoğrafladı.

Bütün dünyayı gezerek foto röportajlar yaptı ve bunları Magnum ajansı ile dünyaya duyurdu. Bu arada İsmet İnönü, Winston Churchill, Indira Gandi, John Berger, Bertrand Russel, Bill Brandt, Alfred Hitchcock, Ansel Adams, Imogen Cunningham, Salvador Dali, Picasso gibi bir çok ünlü kişi ile roportajlar yapmış ve fotograflarını çekmiştir. En ünlüsü fotografcılara poz vermeyen Picasso Roportajı’dır.

Yıllarca üstünde çalıştığı Mimar Sinan yapıtlarının fotografları 1992’de Fransa’da, ABD ve İngiltere’de Sinan, Architect of Soliman the Magnificent adlı kitabı yayımlandı. Aynı yıl “Living in Turkey” adlı kitabı İngiltere, ABD ve Singapur’da Turkish Style başlığıyla, Fransa’da “Demeures Ottomanes de Turquie” adıyla yayımlandı. 1994’de “Eski İstanbul Anıları”, 1995’de “Bir Devir Böyle Geçti”, “Yitirilmiş Renkler ve Yüzlerinde Yeryüzü”, fotograf kitapları yayımlandı. Ara Güler’in fotografları Paris Ulusal Kitaplık’ta, ABD’de Rochester Georg Eastman Müzesi’nde Nebraska Üniversitesi Sheldon Koleksiyonu’nda bulunmaktadır. Köln Mueseum Ludwing’de Das Imaginare Photo Museum’da fotografları sergilenmektedir. Ara Güler, Türk fotografının ustalarından birisi olarak dünya fotograf tarihinde de seçkin bir yere sahiptir. Belgeci bir fotograf biçiminin ustası olması ona ün kazandırmıştır.

Ayrıca Yavuz Zırhlısı’nın sökümünü anlatan “Kahramanın Sonu” adında belgesel bir film de yapmıştır.
Ara Güler hakkında bir tanesi Münih Üniversitesi’nde Almanca olmak üzere 6 adet doktora tezi yapılmıştır.
1975 yılında birinci evliliğini Perihan Hanım ile yapan ve 4 sene sonra da boşanan Ara Güler ikinci evliliğini, 1980 yılında tanışıp 1984 yılında Suna Taşkıran Hanım ile yaptı. Eşi 2010 yılında vefat etti.
Ara Güler’in Beyoğlu’nda “Arakafe” adıbda bir kafesi var.

Ödülleri :
1979 – Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Birincilik Ödülü (foto muhabirliği dalında)
1999 – Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, meslekte 50 yılını dolduran gazetecilere verilen “Burhan Felek” basın hizmeti ödülü
2000 – Fransa Légion d’honneur nişanı
2004 – Yıldız Üniversitesi fahri doktora unvanı
2005 – Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülü
2008 – İstanbul Fotoğraflarıyla İstanbul Turizm Özel Ödülü
2011 – Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü

Başlıca Kitapları:
– Fotoğraflar (Karacan Yayınları, 1980, İstanbul);
– Ara Güler’in Sinemacıları (Hil Yayınları, 1989, İstanbul);
– Sinan, Architect of Soliman the Magnificient (Editions Arthaud, 1992, Paris; Thames and Hudson, 1992, Londra ve New York);
– Living in Turkey (Albin Michel, 1993, Paris; Thames and Hudson, 1993, Londra ve New York; Archipelago Press, 1993, Singapur);
– Eski İstanbul Anıları (Dünya Yayınları, 1994, İstanbul);
– Bir Devir Böyle Geçti, Kalanlara Selam Olsun (Ana Yayıncılık, 1994, İstanbul).
– Yitirilmiş Renkler (Dünya Yayıncılık, 1995, İstanbul);
– Yüzlerinde Yeryüzü (Ana Yayıncılık, 1995, İstanbul);
– Ara Güler’in 70. yaşgünü için özel olarak yapılan Ara Güler’e Saygı kitabı (YGS Yayınları 1998, İstanbul, Hamburg);
– Babilden Sonra Yaşayacağız, (Kısa hikayeler, Aras Yayınevi, 1996, İstanbul);
– İstanbul des Djinns (Fata Morgana, 2001, Montpellier, Fransa);
– Yeryüzünde Yedi İz (Yapı Kredi Yayınları, 2002, İstanbul);
– 100 Yüz (Yapı Kredi Yayınları, 2003, İstanbul);
– Retrospektif – 50 Yıl Fotojurnalizm (YGS Yayınları, 2004, İstanbul, Bremen);
– Ara Güler (Antartist Yayınları, 2005, İstanbul);
– Ara’dan Yetmişyedi Yıl Geçti (Fotografevi Yayınları, 1. Baskı 2005, İstanbul)

[divider]


Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın