Her 10 genç kızdan birinin sorunu (Skolyoz Nedir)

Halk arasında omurga eğriliği olarak bilinen skolyoz, daha çok ergenlik çağındaki kızlarda görülüyor. Her 10 genç kıza karşı 1 genç erkekte ortaya çıkıyor. Ameliyatla tamamen düzeltilebilen skolyaza zamanında müdahale edilmemesi ise kişinin bu sorunu ömür boyu “sırtında taşıması” anlamına gelebiliyor.

Skolyoz, önden arkaya bakıldığında dümdüz olması gereken omurganın sağa ya da sola doğru 10 dereceden fazla eğilmesi durumu. Vakaların % 80 ile 85’inde sebep bilinmiyor. Omurga Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Aydoğan, skolyozun bilinen nedenlerini şöyle aktarıyor: “Anne karnında omurganın gelişimi sırasında görülen duraklamalar, omurların birbirine bitişik olması, kama şeklindeki omurga yapısı, spastik çocuklarda görülen spastisite ve çocuk felci geçirenlerde bir taraftaki kasların felç olması.”

SKOLYOZ AKCİĞER KAPASİTESİNİ DÜŞÜRÜYOR

Skolyoz sağlıklı çocuklarda görülebilen bir problem olduğu için genellikle ağrısız seyrediyor ve başlangıçta belirti vermiyor. Ergenlik çağının hemen öncesinde omuzlardaki dengesizlik gözle görülür hale geliyor.
Dr. Aydoğan’a göre, çocuktaki skolyozu belirlemede en önemli görev ailelere düşüyor:

50 DERECENİN ÜZERİNDE KALP PROBLEMLERİ YAPIYOR

“Çocuk her iki kolunu yana sarkıttığında belden olan uzaklığı birbirinden farklıdır; bir taraf gövdeye yakınken bir taraf açılır. Öne eğilip yerden bir şey almaya kalktığında kürek kemikleri arasında mesafe farkı vardır. Eğer eşlik eden bir kifoz (kamburluk) varsa öne eğildiğinde dik duramama problemi de görülür. Başlangıç dönemindeki skolyozda fiziksel kapasite ve genel sağlık durumu olumsuz etkilenmez; ancak ilerleyen dönemde skolyoz 50 derecenin üzerine çıkarsa kalp ve akciğer problemleri yaşanması kaçınılmazdır. Skolyoz akciğer kapasitesini küçülttüğü için göğüs kafesini de daraltır. Sağlıklı bir insanın kolaylıkla atlatabileceği grip, akciğer enfeksiyonu gibi hastalıkları daha uzun sürede atlatırlar. Özellikle kız çocuklarında görülen skolyoz, estetik kaygıları da beraberinde getirdiği için bu çocuklar daha içine kapanık olur, iş bulmada problem yaşar ve çoğu evlenmeden hayatına devam eder.”

AİLELER İPUÇLARINI DİKKATE ALMALI

• Çocuğunuz soyunduğunda omurga çıkıntıları düz orta hatta görünmüyorsa,
• Her iki kolunu yanlarına aldığında biri leğen kemiğinden uzak, biri vücuda bitişikse ve bunu kontrol edemiyorsa,
• Omuzlarında bir asimetri varsa,
• Çantasını sürekli yukarıda olan omzuna asma ihtiyacı duyuyorsa,
• ‘Öne doğru eğil’ dendiğinde kürek kemikleri arasındaki mesafe farkı görünüyorsa skolyozdan şüphelenip bir hekime başvurulması gerekir.

Her 10 genç kızdan birinin sorunu (Skolyoz Nedir)

KORSE KİŞİYE ÖZEL OLMALI

Tanıda genellikle röntgen tetkiklerinin kullanıldığına değinen Doç. Dr. Mehmet Aydoğan, eğriliğin derecesi, hastanın yaşı, eğriliğin artış oranı gibi kriterlere göre takip mi cerrahi tedavi mi yapılacağının kararlaştırıldığını söylüyor: “Skolyozun derecesi takip edilmelidir. Kişi kemik gelişimini tamamlamış bile olsa skolyozunun ilerleyebileceği unutulmamalıdır, bu nedenle takip çok önemlidir.
Bu süreçte oluşan skolyozun ilerlememesi ve omurga etrafındaki kasları güçlendirmeye yönelik olarak fizik tedavi ve rehabilitasyon egzersizleri için yönlendirilerek 4-6 ayda bir takiplerine bakılır.

Hastada 30-35 derecelik bir eğilme söz konusu ise korse tedavisine başlanır. Korse ameliyat dışı yöntemlerden eğriliğin ilerlemesini engellediği kanıtlanmış tek tedavi yöntemidir. Hekim kontrolünde iyi bir ortez protez uzmanıyla birlikte kişiye özgü yapılması gerekir. Kişinin vücudunun kalıbı alınarak korse yapılır ve korseyle film alınarak korsenin hastanın skolyozunu ne kadar düzelttiği görülür. Korsenin kaç saat giyileceğinden, omurgayı itecek dirseklerin özelliklerine ve korsenin nasıl giyilip çıkarılacağına kadar tüm detayların düzenlenmesi gerekir. Çocuk okul dönemindeyse 8 saatlik okul süresi dışında geriye kalan 16 saatin tamamını korse takarak geçirmelidir. Okula gitmeyen çocuklarda korse takma süresi 23 saate kadar çıkabilir.”

AMELİYAT NE ZAMAN YAPILMALI?

• 35 derece olan skolyoz, hasta düzenli korse kullandığı halde 6 aylık periyotlarda izlendiğinde ilerlemeye devam ediyorsa,
• 6 ayda bir beş derecenin üzerinde artış gösterdiyse,
• Belde görülen skolyozun derecesi 40 ve üzeriyse,
• Sırt bölgesindeki skolyozun derecesi 45 ve üzerindeyse ameliyat düşünülüyor.

Her 10 genç kızdan birinin sorunu (Skolyoz Nedir)

Omurgayı düzeltmek için vidalar ve iki titanyum çubukla omurların düzgün bir şekilde birbirine kaynamasını sağlamaya çalıştılarını dile getiren Dr. Aydoğan, “Skolyoz ameliyatlarında tecrübeli bir uzman ve iyi hastane imkanlarıyla günümüzde % 100’e yakın başarılı sonuçlar alınmaktadır. Skolyoz ilerlemesine rağmen tedavi edilmiyorsa gelecekte kalp ve akciğer fonksiyonlarını olumsuz yönde etkileyeceği için hastanın ameliyat olma şansını da kaybetmesine neden olabilir. Skolyoz ameliyatı sonrası ameliyat edilen bölümde esneklik konusunda hassasiyet olduğu için jimnastik ve benzeri omurga esnekliğini zorlayan sporlar yapılmadığı sürece hasta hayatına kolaylıkla devam edebilir” diyor.

4 saniyede skolyoz teşhisi

Dört boyutlu analiz yöntemiyle omurga eğriliği olan skolyoz 4 saniyede tespit edilebiliyor.

Dünyanın birçok ülkesinde uygulanan ve Türkiye’de yeni kullanılmaya başlanan dört boyutlu analiz yöntemi, mevcut yöntemlerin aksine ”x” ışınları içermemesi nedeniyle de güvenli bir tanı ve tedavi süreci sağlıyor.

Kocaeli Romatem Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi Başhekimi Uzman Doktor Ertunga Öney, skolyozun omurganın orta hattan yana doğru olan eğriliklerini tanımladığını söyledi.

Öney, omurgadaki şekil bozukluklarının başta sırt ve bel ağrıları, ileri derecedeki eğriliklerin de akciğerlerin ve kalbin göğüs kafesinde sıkışması nedeniyle nefes darlığı, şişkinlik, çabuk yorulma gibi şikâyetlere yol açabildiğini belirterek, ”Hayatı tehdit eden solunum ve kalp yetmezliğine de neden olabilir” dedi.

Hastalığın genellikle nedeninin bilinmediğini, doğumsal gelişim bozuklukları gibi çok çeşitli nedene bağlı olarak gelişebildiğini anlatan Öney, skolyozun merkezi sinir sistemi hastalıklarında omurgayı tutan enfeksiyon, tümör gibi hastalıklarda ve omurga travmalarından sonra da görülebileceğini aktardı.

TÜRKİYE’DE HER 10 ÇOCUKTAN BİRİ SKOLYOZ HASTASI

Dr. Öney, hastalığa daha çok çocukluk döneminde rastlanıldığını ifade ederek, şunları kaydetti: ”Türkiye’de her 10 çocuktan biri skolyoz hastası. Hastalık çocukta omuz asimetrisi, sırtın bir bölümünde kabarıklık, kalçaların aynı seviyede durmaması gibi bulgularla anne ve baba tarafından fark ediliyor. İlkokul döneminde yapılacak skolyoz taraması büyük önem taşıyor. Tüm Türkiye’de bunun gerçekleştirilmesi için Sağlık Bakanlığı ile görüşmeler sürüyor. Skolyozun erken fark edilmesi ve erken teşhisi cerrahiye gerek duyulmadan tedavi edilmesine olanak tanıyor.”

Hastalığın tanısının muayene ve görüntüleme yöntemleri ile konduğunu, en sık kullanılan yöntemin de ”x” ışınları olduğunu, ancak yeni yöntemin radyasyon içermediğini dile getiren Öney, konuşmasını şöyle sürdürdü:

”Tanı ne kadar erken konulursa şekil bozukluğu, solunum ve kalp yetmezliği gibi komplikasyonların önlenmesi o kadar başarılı olur. Yeni yöntem tanıda kullanılan bir görüntüleme yöntemi olup ‘x’ ışını, yani radyasyon içermez. Sistemde bir ışık kaynağı ve ışığın yansımasını hızlı bir şekilde kaydeden kamera var. Bu kayıtları özel bir yazılım sistemi yorumlar ve omurganın bir çeşit haritasını çıkarır. Böylece tüm omurganın pozisyonu saptanmış olur. Bu yöntemin tedavideki önemi, hastanın deformite bölgelerinin tespiti ve tedavideki ilerlemenin gözlenmesini zararsız bir şekilde ölçümlendirilebilmesidir. ‘x’ ışını olmadığı için de ölçüm istendiği kadar tekrar edilebiliyor. Özellikle skolyozun daha çok çocukluk çağında görülen bir hastalık olduğu düşünülürse radyasyon içermemesi önem içermektedir.”

Skolyoz tedavisindeki gelişmeler yüz güldürüyor

Her 10 genç kızdan birinin sorunu (Skolyoz Nedir)
Umut Vakfı Kurucusu Nazire Dedeman Çağatay, skolyozla mücadelesini anlattı

“Beni boynumdan asıyorlardı. Taburenin üstüne çıkıyordum, sonra altımdan tabureyi çekiyorlardı. Çeneden asılı olunca omurilik düzeliyordu ve kol altımdan kasığıma kadar ıslak alçıya alıyorlardı! 6 ayda bir içinden çıkıyordum…” Bu sözler Türkiye’nin önemli iş kadınlarından ve geçmişte skolyoz hastası olarak büyük sıkıntılar yaşamış Nazire Dedeman Çağatay’a ait.

Omurganın sağa veya sola doğru eğilmesi şeklinde tanımlanabilen skolyoz, yaşam kalitesini düşürdüğü gibi pek çok sağlık sorununa da zemin hazırlıyor. Tedavi edilmezse yaşam kalitesini ciddi boyutlarda düşürmesinin yanı sıra, ileride akciğer, solunum ve kalp problemlerine yol açabiliyor hatta hastayı yatağa bağlı kılıyor.

Acıbadem Maslak Hastanesi’nde 3. kez düzenlenen “Uzmanların ve Yaşayanların Gözünden Skolyoz ve Yeni Tedavi Yöntemleri” konulu konferansta hem uzmanlar hem hastalar konuştu.

ABD’de skolyozlu bir genç olarak yaptığı çalışmalarla büyük beğeni toplayan Kıvrımlı Kızlar Grubu- Curvy Girls Scoliosis Vakfı’nın Kurucusu Leah Stoltz, 11 yaşında tanıştığı skolyoz nedeniyle hem fiziksel hem psikolojik olarak büyük sıkıntılar yaşadığını, hatta ilk zamanlarda vücudunun eğriliğinden utandığı için bunu en yakın arkadaşlarıyla bile paylaşamadığını anlattı.

Leah Stoltz
Leah Stoltz

Çevresinde skolyoz hastası tek bir kişi bile olmadığı için dayanışma derneği kurma çalışmaları başlatan ve dünyada yaşıtları genç kızları bir araya getirerek Curvy Girls Scoliosis Vakfı’nı kuran 22 yaşındaki Stoltz, bugün vakfın 7 ülkede 77 şubeye sahip olduğunu, 8. ülke için adresin Türkiye olabileceğini açıkladı.

NAZİRE DEDEMAN ÇAĞATAY SKOLYOZ’U NASIL YENDİ?

Türkiye’nin önemli iş kadınlarından Umut Vakfı Kurucu Başkanı olan ve doğuştan skolyoz hastası olarak geçmişte büyük sıkıntılar yaşamış Nazire Dedeman Çağatay da deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. İlkokula başladığı yıllarda kendisine uygulanan tedavi yöntemini“Beni boynumdan asıyorlardı. Taburenin üstüne çıkıyordum, sonra altımdan tabureyi çekiyorlardı. Çeneden asılı olunca omurilik düzeliyordu ve kol altımdan kasığıma kadar ıslak alçıya alıyorlardı! 6 ayda bir içinden çıkıyordum!” sözleriyle anlatan Nazire Dedeman Çağatay, o yılların hem fiziksel hem psikolojik olarak kendisi için çok zahmetli olduğunu dile getirdi.

2 ameliyat sonrası hastalığı geride bırakan Nazire Dedeman Çağatay, hastalığa karşı toplumsal farkındalığın son derece önemli olduğunu, Türkiye’de de Curvy Girls benzeri dayanışma topluluğuna ihtiyaç olduğunu söyledi.

Her 10 genç kızdan birinin sorunu (Skolyoz Nedir)
Prof. Dr. Ahmet Alanay

SKOLYOZ’DA DÜNYACA ÜNLÜ FİZİK TEDAVİ YÖNTEMİ: SCHROTH

Skolyoz için özel fizik tedavi yöntemleri bulunuyor. En ünlüsü ise 1920’lerden beri uygulanan Schroth yöntemi. Toplantıya katılan dünyanın en ünlü Schroth eğitmenlerinden Axel Hennes “Bu yöntemde herkes için doğru olan genel geçer kurallar yok. Kişiye, eğriliğin yerine ve tipine göre özel olarak egzersizler tasarlanıyor. Her yaşta, ameliyat öncesi ve sonrası dönemde uygulanabilen Schroth yöntemi olumlu beden algısını artırıyor, ağrıları azaltıyor” dedi.

ERKEN TANI TEDAVİYİ DEĞİŞTİRİR!

Prof. Dr. Ahmet Alanay, erken tanının uygulanacak tedavinin yöntemini değiştirdiğini belirterek, “Erken tanı korse ve bant ile gerdirme gibi füzyonsuz tedavilere olanak sağlar. Hareket kısıtlılığının önüne geçilir. Bu nedenle Skolyoz hastalığı konusunda toplumsal farkındalık yaratmak son derece önemli” diye konuştu.

Skolyozda fizik tedavi, korse ve ameliyat gibi 3 temel tedavi yöntemi olduğunu belirten Prof. Dr. Ahmet Alanay, Türkiye’de hastalığın tedavisinde son yıllarda çok önemli gelişmeler sağlandığına dikkat çekerek “Bant ile gerdirme (veya bant ile yönlendirme) yöntemi en yeni ameliyat yöntemi. Dünyada ABD’deki tek bir merkezden sonra ilk olarak kliniğimizde uygulandı” dedi.

Her 10 genç kızdan birinin sorunu (Skolyoz Nedir)

Geçmişte ameliyat sonrası aylarca yatırılan hastaların günümüzde artık 4 günde taburcu edilebildiğini, bunu 3 güne indirmek için çalışmaların sürdüğünü belirten Prof. Dr. Ahmet Alanay “Skolyoz cerrahi tedavisinde amacımız, eğriliğin ilerlemesini durdurmak ve hayatı tehdit edebilecek, yaşam kalitesini azaltabilecek sorunları önlemek” ifadelerini kullandı.

Her 10 genç kızdan birinin sorunu (Skolyoz Nedir)

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın