Kemiklerin güçlü ve sağlıklı olması tüm vücut için önem taşıyor. Kalsiyum, D vitamini, protein gibi besin maddelerinin yeterli ve dengeli şekilde tüketilmesinin yanı sıra kişinin yaşam tarzı da kemiklerin gelişiminde rol oynuyor.
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Hilal Yıldız kemik sağlığını korumanın püf noktalarını şöyle özetledi:
• Haftada 3 gün düzenli yürüyüş yapın ve hafif ağırlıklarla çalışın: Kas iskelet sisteminin uzun süre sağlıklı çalışması için şart.
• Kilo almayın: Kilo her konuda sorun yaratabileceği gibi kas iskelet sistemine de zarar verir. Eklemlerin üzerine binen yük ne kadar az olursa o eklem o kadar uzun ömürlü olur.
• Sigara içmeyin: Sigara dolaşımı bozduğu için özellikle kıkırdak beslenmesini bozuyor ve kıkırdak problemi yaratabiliyor.
• Ayak sağlığınıza dikkat edin ve sağlıklı ayakkabılar giyin: Kas iskelet sisteminin en ihmal edilen bölümü ayaklar. Aslında ayak sağlığına çok dikkat etmek gerekiyor. Çünkü vücudu onlar taşıyor vehayat kalitesini direkt etkiliyor. Ayakta oluşacak problemleri hafife almamak ve mümkün olduğunca moda olanları değil, sağlıklı ayakkabıları giymek gerekir.
• D vitamini için güneşten her gün yeteri kadar faydalanın: Bu her gün en az 15 dakika anlamına geliyor. Yeteri kadar C vitamini alın. D ve C vitamini kemik ve eklemlerin uzun ömürlü olması için gerekli vitaminlerdir. Özellikle D vitamini eksikliğine, kemik sisteminin tahammülü yoktur.
• Yeterince yoğurt ve peynir tüketin: Özellikle çocukluktan itibaren hatta ömür boyu yoğurt ve peynir tüketin. Kalsiyum depolarını zamanında ne kadar iyi doldurursak yaşlılıkta o kadar işimize yarar. Kas ve kemik sağlığı için gereklidir.
• 45 yaşından sonra aşırı spor yapmaktan kaçının: Özellikle sakatlıkların birçoğu orta yaş sonrası yapılan kendini aşırı zorlamayla alakalı oluyor. Bu sebeple aşırı spor yapmaktan, aşırı ağırlıkla çalışmaktan kaçının.
Hareketsizlik kemikleri zayıflatıyor
Yaşlıların basit düşmeler sonucu oluşan kalça kırıklarını azaltamak için evden çıkmadıklarını belirten Ortopedist Göktürk, bunun hatalı bir davranış olduğunu söyledi, “Hareketsiz kaldıkça kemikler zayıflar” dedi.
aşlılarda kalça bölgesi kırıklarının giderek arttığını ve bunun bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirten Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erol Göktürk kırıkların 65-70 yaşlarından sonra arttığını söyledi.
ABD’de her yıl yaklaşık 300 bin kalça kırığı vakası ile karşılaşıldığını aktaran Göktürk, “2050 yılına yaklaşırken dünyada her yıl 6 milyon kişide kalça bölgesi kırığı görüleceği öngörülmektedir. Yaşlı insanlarda görülen kalça kırıklarında kemik erimesi önemli bir nedendir. Ancak yaşlılarda görmenin azalması, denge sorunları, hareket ve yürüme güçlüğü, genel sağlık sorunlarının daha fazla olması gibi nedenlerle düşmenin daha fazla görülebildiği unutulmamalıdır” dedi.
Kemik erimesi (osteoporoz) ve kalça kırıklarının menopoz sonrası kadınlarda daha yaygın olduğunu anımsatan Göktürk, yaş ilerledikçe kırıkların hayati tehdit yarattığına vurgu yaptı.
HAREKET KEMİKLERİ GÜÇLENDİRİR
Sağlam kemikler için hareketin önemli olduğunu kaydeden Göktürk, “Yaşlılarda görülen kalça kırıkları genellikle basit düşmeler sonucu oluşur. Hastalar düşme riskini azaltmak için evden çıkmak istemezler. Ancak bu yapılan en büyük hatalardan birisidir. Hareketsizlik kemiği zayıflatır ve kırık riskini artırır” ifadelerini kullandı.
Göktürk, kemik erimesinin önlenmesindeki en iyi yöntemin düzenli spor yapmak olduğuna değinerek, yaşlılık döneminde spor yaparken aşırıya gidilmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Kemiklerinizi genç yaşlardan itibaren koruyun
50 yaşın üzerinde her üç kadından birini etkileyen kemik erimesi (osteoporoz), özellikle menopoz sonrasında yaşanan hızlı kemik kaybıyla ortaya çıkıyor.
50 yaşından sonra meme kanserinden daha fazla görülme sıklığına sahip olan kemik erimesini önlemede genç yaşlardan itibaren önlem almak gerektiğini belirten Fizik, Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Feride Ekimler Süslü, dikkat edilmesi gerekenleri anlattı:
ERKEKLERDE VE ÇOCUKLARDA DA GÖRÜLEBİLİYOR
En sık görülen metabolik kemik hastalığı olan kemik erimesi düşük kemik kütlesi ve kemik mikro yapısının bozulması sonucu kemik kırılganlığının ve kırık olasılığının artması ile karakterize bir iskelet sistemi sorunudur. Dünyada en yaygın görülen bir iskelet sistemi hastalığı olan kemik erimesi özellikle menopozdan sonra kadınlarda görülmekle birlikte erkeklerde, çocuklarda, ileri yaşta ise her iki cinste de görülebilmektedir. Kemik erimesinin tanısı Dual Enerji X Ray Absorbsiyometri (DEXA) yöntemi kullanılarak elde edilen değerlere ve kırık varlığına göre konulmaktadır. Ölçümler omurga, kalça, tüm vücut ve önkoldan yapılabilmektedir
BOY KISALMASINA YOL AÇABİLİYOR
Kemik erimesinde kırıklar en sık omurga, el bileği, kalça bölgesinde görülmektedir. Bu kırıklar hafif bir düşme veya çarpmadan sonra oluşabilmektedir. Kemik erimesi hastalarında ortaya çıkan boy kısalması da hastalığın tanımlanmasında önemli bir ipucudur. Bunun nedeni omurlardaki çökme kırıklarıdır. Hastalarda gençliklerindeki boy uzunluğundan 10-15 cm.den fazla kısalmalar oluşabilir. Omurlarda kemik erimesine ait kırıklar oluştuğunda hastalar şiddetli sırt ağrılarından yakınmaktadır. Zamanla bu kırıkların sayısı arttıkça kemik erimesi olan kişilerin boy uzunluklarında ciddi oranda kısalmalar hatta sırtta kamburluk oluşmaktadır. En ciddi osteoporotik kırık kalça kırığı olup, daha ileri yaştaki kişilerde görülmekte ve yaşamı ciddi şekilde tehdit etmektedir. Kemik erimesi hastalığında sırt ağrıları, duruş bozuklukları, düşme riskinde artış, oluşan kırıklar ile hastaların yaşam kaliteleri ve yaşam süreleri de olumsuz etkilenmektedir.
GÜNDE 4 BARDAKTAN FAZLA KAFEİN TÜKETMEK RİSK FAKTÖRÜ
Yaş ilerledikçe kemik erimesi riski artmaktadır. Özellikle kadınlarda 65 ve erkeklerde 70 yaş üzerinde hastalık sıklıkla görülmektedir. 40 yaşından sonra travma olmaksızın veya çok ufak travma ile geçirilmiş kırık öyküsü, kadınlarda düşük östrojen, erkeklerde düşük testosteron düzeyleri, kadın ve erkeklerde düşük vücut ağırlığı, sigara içiyor olmak, günde 4 bardaktan fazla kafein tüketmek veya geçmişte sigara içme öyküsü, boy uzunluğunda azalma, birinci derece yakınında osteoporoz ve/veya kırık öyküsü ile tiroid hastalığı, iltihabi romatizmal hastalıkların bulunması; uzun süre kortizon kullanımı ve epilepsi ilacı kullanımı diğer risk faktörleridir.
ÇOCUKLUK ÇAĞINDAN İTİBAREN ÖNLEM ALIN
Kemik erimesinin önlenmesi çocukluk, ergenlik ve gençlik dönemlerinde optimal kemik gelişimi ile başlar. Kemik yaşayan doku olduğu için kemikler ve iskelet doğumdan ergenliğin sonuna kadar sürekli gelişir ve büyür, erken erişkin dönemde veya 20’li yaşlarda maksimum güce ulaşır. Çocuklar ve ergenler kemik gelişimi açısından; yeterli miktarda kalsiyum, güneş ışığından yararlanma ve yaşa uygun D vitamini ile yeterli protein alımı, düzenli fizik aktivite ve sigaradan uzak durmak gibi önlemler alınması çok önemlidir.







































