Kalp sağlığı açısından önemli ipuçları veren Eforlu EKG Testi, genellikle futbol takımlarının yeni transfer ettiği oyunculara yapılıyor. Ancak uzmanlar, 40 yaşını geçen herkesin bu testi yaptırmasını öneriyor.
Eforlu EKG Testi’ni kalp damar hastalıklarının araştırılmasında kullandıklarını söyleyen Kardiyoloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Ali Soner Demir, testin, kalp damar hastalıklarını yakalamak ve hastalara verilen ilaçların etkinliğinin tespit etmek amacıyla yapıldığını söyledi.
Koşu testinin özellikle göğüs ağrısı şikayeti olanlarda ve risk faktörü bulunanlarda yararlı olduğunu belirten Demir, “Ailesinde erken yaşta kalp hastalığı bulunanlar, diyabet hastaları, sigara içenler, yüksek kolesterol, tansiyon bu gibi risk faktörü olanlarda koşu testi daha önem kazanmaktadır. Amacımız hastalarda var olan damar tıkanıklığını bu koşu testi sayesinde ortaya çıkarmak, gerekli tedbirleri almak ve tedavileri uygulamak” dedi.
40 YAŞINDAN SONRE EN AZ BİR KEZ EFORLU EKG TESTİ YAPTIRIN
Testin en önemli fonksiyonunun damar hastalığı olan bireyleri saptamak olduğunu kaydeden Demir, “Hastaların göğsünde ağrılar, yanmalar olabilir. Yürürken, merdiven çıkarken sıkışmalar, göğsünden baskılar olabilir. Bu ağrılar kola, sırta, bele, çeneye vurabilir. Bunlar kalp damar tıkanıklığının bulgularıdır. Belli bir yaş üzerinde ortalama 40 yaşın üzerinde belli aralıklarla herkese yapılmasını tavsiye ediyoruz. Ailesinde erken yaşta kalp hastalığı ve şeker hastalığı olan bireyler her yıl düzenli olarak koşu testi yaptırmayı öneriyoruz” ifadelerini kullandı.
Dr. Demir testin yapılışını ise şöyle anlattı: “Eforlu EGK’de, motorlu dönen bir bant üzerinde hastalarımızı çıkartıyoruz. Belirli bir hız ve eğimde yürütmeye başlıyoruz. Daha sonra hızlı tempo yürümeye başlatıyoruz. Her 3 dakikada bir eğim ve hız artıyor. Testin sonuna doğru koşar adım şeklinde testimize devam ediyoruz. Maksimal hedef kalp hızının yüzde 85’ine ulaştığımızda ya da hastanın şikayeti olduğunda testimizi sonlandırıyoruz.”
İLGİLİ HABERİ OKUYUNUZ
Kalp hastalıkları kadınlarda daha ölümcül
Her 3 kadından 1’inin kalp hastalıkları nedeniyle hayatını kaybettiğini belirten Kardiyolog Doç. Tartan, bu oranın meme kanserinden ölüm oranının 10 katı olduğunu söyledi.
Kalp ve damar hastalıkları kadınlarda erkeklere oranla 10 yıl daha sonra ortaya çıkıyor ve risk özellikle menopozdan sonra artıyor. Menopozla birlikte, hipertansiyon, kan yağlarında yükselme, diyabet, kilo gibi risk faktörlerinin artması kalp hastalıklarının oluşumunu hızlandırıyor.
Kadınların erkeklere oranla, kendi risk faktörlerini daha az fark ettiklerini belirten Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Zeynep Tartan, “Çünkü kalp hastalığı yakınmaları, kadınlarda erkeklere göre daha belirsiz seyretmekte bu nedenle çok uyarıcı olmamaktadır. Erkekler daha çok göğüs ağrısı yakınması ile başvururken kadınlarda yorgunluk, nefes darlığı gibi daha genel yakınmalar şeklinde başlamaktadır. Böylece birçok kadın bu yakınmaların üzerinde durmayıp daha geç dönemde hastalık ilerledikten sonra doktora gitmektedir” dedi.
Kalp ve damar hastalıklarının en az %80 oranında sigara, hipertansiyon, yüksek kan yağları, ailede kalp hastalığına yatkınlık, şişmanlık, hareketsiz yaşantı, diyabet gibi klasik risk faktörlerine bağlı olarak geliştiği biliniyor.
Doç. Tartan,
kalp ve damar hastalıklarının çok yavaş ve sinsi ilerlediğini, bu nedenle hastalığı önlemede en önemli yöntemin risk faktörlerinin kontrolü olduğunu söyledi, şu önerilerde bulundu:
TANSİYON DÜŞÜKLÜĞÜNDE NE YAPILMALI?
“Göz kararması, baş dönmesi, ani bir halsizlik ve ter boşalması gibi durumlar tansiyon düşüklüğünde olabilir. Tansiyon düşmesine bağlı yakınmalar olduğunda hemen oturun ve mümkünse yatar pozisyonda ayaklarınızı baş seviyenizden yukarı kaldırın. Kendinizi iyi hissedene kadar ayağa kalkmaya çalışmayın.
Eğer tansiyon ilacı kullanıyorsanız bu durumdan doktorunuzu haberdar edin ve ilaçlarınızı gözden geçirin. Bol miktarda sıvı almaya özen gösterin. Çok fazla tuz kaybınız olmuşsa tuz alımınızı arttırın. Kendinizi iyi hissettiğinizde hemen ayağa kalkmayın. Önce biraz oturun sonra destek alarak ayağa kalkın.
TANSİYONUM YÜKSELDİĞİNDE NE YAPILMALI?
Tansiyon yükselmesi durumunda önce panik olmayın. Heyecan ve sinirlilik tansiyon düşüşünü engeller. Gerilimli bir ortamdaysanız sakin ve temiz hava alabileceğiniz, gevşeyebileceğiniz bir yere geçin ve sakin sakin nefes alın. Tansiyon düşürmede kullanılan dilaltı hapını kullanın ve 30 dakika sonra tekrar tansiyonunuzu ölçün.
Tansiyon ilaçlarınızı düzenli kullanın, o günkü dozunu almadıysanız hemen alın ve tansiyonunuzu takip edin. Tuzu ve tuzdan zengin gıdaları çok az tüketin. Ağrı kesiciler tansiyon artışına sebep olabileceğinden doktorunuza danışarak alın.
NE ZAMAN KALP HASTALIĞINDAN ŞÜPHELENMELİ?
Kalp damar tıkanıklığı çok belirsiz hatta bazen ilk bulgu olarak kalp krizi ile ortaya çıkabilir ancak şu bulgular varsa mutlaka kalbinizi kontrol ettirin.
– Eskiden yürüdüğüm mesafeleri artık rahat yürüyemiyorum, nefesim kesiliyor, çabuk yoruluyorum.
– Yürürken göğsümde bir yanma oluyor veya göğsümde bir baskı, basınç hissi oluyor.
– Tok karnına yürürken veya elimde yükle yürürken zorlanıyorum
– Hızlı yürürken veya yokuş yukarı giderken, rüzgara karşı yürürken göğsümde ağrı, yanma veya zorlanma oluyor.
– Yürürken sol kolumda ağırlık ve uyuşma oluyor yoruluyorum.”









































