27 Haziran Türkiye’den önemli gelişmelerin başlıkları


 

Akkuyu Nükleer Santrali’nin yüzde 49’u satıldı

Rus enerji şirketi Rosatom, hisselerinin tamamına sahip olduğu santralin yüzde 49’luk payını Türkiye ve Rusya arasındaki anlaşma uyarınca Türk şirketlerinden oluşan bir konsorsiyuma sattığını açıkladı.

Rusya’nın enerji konsorsiyumu Rosatom, Türkiye’nin güneyinde inşa ettiği Akkuyu Nükleer Santrali’nin yüzde 49’luk hissesini sattı.

Fransız haber ajansı AFP’nin Rus kaynaklarına dayandırdığı haberinde yüzde 49’luk hissenin Cengiz Holding, Kolin ve Kalyon İnşaat şirketlerinin oluşturduğu bir konsorsiyuma satılması onaylandı.

Konsorsiyumdan yapılan açıklamaya göre, ortaklık akdinin 2017 yılının sonuna kadar tamamlanması planlanıyor.
Buna göre, anlaşma sonunda projenin uygulanmasına yetecek bir kuruluş sermayesi oluşturularak, ihtiyaç duyulan büyüklükte kredi finansmanı için gerekli imkanlar sağlanacak.

Bedelinin kamuoyuna açıklanmadığı anlaşmaya göre Rosatom yüzde 51’lik hissesini korumaya devam edecek. Bu proje aynı zamanda Rusya’nın son 17 yılda yurtdışında inşa ettiği en büyük nükleer enerji yatırımı olma niteliğinde.

Sözleşme gereği

Doğan Haber Ajansı’nın konsorsiyumun açıklamasına dayandırdığı haberinde varılan anlaşma, 2010 yılında imzalanan hükümetler arası sözleşmenin bir parçası.

Buna göre “hisselerin en az yüzde 51’i Rus şirketlere ait olması gerektiğinden, konsorsiyum, Türkiye’de Akkuyu nükleer enerji santrali projesinin yapımı için kurulan Akkuyu Nükleer şirketinin hisselerinin yüzde 49’unu satın alacak.”

Enerji bağımlılığı

Mersin’de inşa edilen Akkuyu Nükleer Santrali Türkiye’nin ilk nükleer enerji ile elektrik üretecek tesisi olacak. Rosatom’un Nisan 2015’te başladığı inşaatın 2023 yılında tamamlanması ve toplamda 20 milyar dolara mal olması bekleniyor.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Türkiye enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 65’ini yurtdışından ithal ediyor. Akkuyu ve takip eden Sinop nükleer santralleri ile enerjide dışa bağımlılığın azaltılması hedefleniyor.

Haber 2

MANİSADA ZEHİRLENEN ASKERDEN KORKULU SÖZLER

Zehirlenen er: ‘Biz de mi öleceğiz?’ gibi bir korku oluştu

Manisa’da 1’inci Piyade Eğitim Tugay Komutanlığı Albay Arif Seyhun Kışlası’nda Cumartesi akşam yemeğinin ardından yüzlerce asker zehirlenerek hastaneye kaldırıldı. Bir askerin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan Mayıs ayındaki zehirlenmelerle birlikte, Manisa’da askerler dördüncü kez zehirlendi.

27 Haziran Türkiye'den önemli gelişmelerin başlıkları

Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı rahatsızlanan asker sayısını 731 olarak açıkladı. Manisa Valisi Mustafa Hakan Güvençer ise zehirlenen askerlerden 17’sinin tedavilerinin sürdüğünü, gözaltına alınanların sayısının ise 24’e yükseldiğini duyurdu.

BBC ‘ye konuşan CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer ise zehirlenen erlerin tamamının hastaneye giriş kayıtlarının yapılmadığını, dolayısıyla zehirlenen asker sayısının çok daha fazla olduğunu söylüyor.

Cumartesi akşamı zehirlenerek hastaneye kaldırılan askerlerin bazıları, hastane önünde sosyal medya üzerinden yapılan canlı yayınlarda yaşadıklarına tepki gösterdi.

‘Midemiz bulandı ve yere yığıldık’

Hastanede tedavisi sürerken BBC’ye hafta sonu yaşadıklarını anlatan bir er, aynı kaygılarla haberde isminin yer almasını istemediğini belirtti.

Bir hafta önce Manisa’da acemi birliğe katılan ve bir haftadır da kışlada çıkan hiçbir yemeği yiyemediklerini anlatan er, haftasonu yaşadıklarını şöyle aktarıyor:

“Büyük bir korku duydum. Biz vatan için ölmeye geldik ama burada yemek yüzünden öleceğimiz aklımıza gelmemişti. Birden arkadaşlarımız kusarak yere yığılınca içimizde hemen, ‘Biz de mi öleceğiz?’ gibi bir korku oluştu. Sonra zaten bizim de midemiz bulandı ve yere yığıldık. 20 dakika içinde ambulanslar geldi hastaneye sevk edildik. Hemen hastanede serum takıldı ve rahatladık.

“Büyük bir kaos vardı, çünkü bir süre ne kadar ciddi olduğunu bilemedik. Acemi askerlerle birlikte tüm hastaları biraraya topladılar ve götürdüler. Durumundan endişe ettiğimiz arkadaşlarımız da oldu. İçimizden bazıları astım hastasıydı ve kusarak yere yığılınca nefes alamaz hale geldi. Onların durumundan daha çok korktuk.”

Er, askerliğe başladıkları bir haftadır yemeklerdeki sorunun devam ettiğini anlatıyor:

“Daha önce bulaşıklar yıkanmıyordı, tabldot tabakların içleri her zaman yağlıydı. Bir bardaktan üç asker su içiyorduk, ellerinde bardak olmasına rağmen vermiyorlardı. Biz daha önce bu sorunları söyledik ama komutanlarımız, ‘Biz de aynı yerden yemek yiyoruz, bize niye bir şey olmuyor?’ diyorlardı.”

“Bir kere bir albayımın yanımda benimle aynı yemeği yediğini gördüm. O gün zaten hiçbirimize bir şey olmadı. Ta ki Cumartesi akşam yemeğine kadar. Ama yemeklerin hiç tadını alamıyorduk ve ne yediğimizin farkında bile değildik.”

“Biz sonuçta vatanı korumak için buraya geldik. Sabah kahvaltısında bir dilim peynir veriyorlar. Bir dilim peynirle asker doyar mı? Sıcağın altında sabahın beşinden öğlen 1’e kadar eğitim görüyoruz. Öğlen de zaten yarım yamalak korkarak yemek yiyorduk. Bundan sonra değişmesini istiyoruz.”

Hastanede tedavi gördükleri gün yedikleri yemeklerin ise çok iyi geldiğini belirten asker, “Pazar sabahı kahvaltımız çok iyi geldi. Ardından öğle yemeğimizi belediye verdi. Gelen yemekler çok hoşumuza gitti yani yediğimiz yemeğin tadını aldık ilk defa. Aynı evimizde yapılan yemek gibiydi.”

Er, yaşadıklarıyla ilgili olarak konuşmamaları konusunda uyarıldıklarını da anlatıyor:

“O gece asker arkadaşlarımız videolarda isyan ederken yanımızda rütbeli askerlerimiz yoktu ve rahatça konuşabildik. Arkadaşlarımız dün gece yapmaları gereken konuşmaları yaptıkları için hepimiz bu sabah uyarı aldı. ‘Siz askersiniz, askeriyeyi bu şekilde kötüleyemezsiniz, ve bu konuşmaları yapanlar cezalandırılacaktır’ dediler.”

‘Hastanede sinirler çok gergin’

BBC ‘ye konuşan askerin teyzesi Semra, haberi alır almaz hastanelere koştuğunu ve hastanelerin asker yakınlarıyla dolu olduğunu anlatıyor:

“Hastanede sinirler çok gergin. Normalde acemi birliğinde yemin töreninden önce aileler gelmez ama böyle bir kaygıdan dolayı Türkiye’nin her yerinden aileler hep burada, iğne atsanız yere düşmez. Yeğenimin annesi ve babası da perişan olmuş durumda. Yeğenimin yanına varır varmaz ailesiyle görüntülü görüşme ayarladım, onu sağ salim gördükten sonra iyi olduğuna ikna oldular.”

CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer, Manisa’daki askeri birliklerde kısa süre içerisinde birbiri ardına yaşanan kitlesel zehirlenme olaylarıyla ilgili olarak haftalardır uyarılarda bulunduğunu belirterek, şöyle devam etti:

“Yemeklerdeki denetimsizliği göstermek için çırpındım ancak benim sesimi duyurabilmem için 3 bin askerin daha zehirlenmesi gerekti. İşin en acı kısmı bu.

“23 Mayıs’ta ilk zehirlenme olduğunda, askerlerin ifadeleri doğrultusunda bir açıklama yaptım. ‘Hindi eti pişmemişti, et kokuyordu, ve bunda büyük olasılıkla salmonella üreyecek. Bu bakteri gıdaya bağlı, kesinlikle Vali’nin söylediği gibi psikolojik değil, bu engellenebilir, denetlenebilir bir şey’ dedim. Söylediğimiz gibi salmonella bakterisi ortaya çıktı.”

24 kişi gözaltında

Hafta sonu yaşanan olayın ardından Ankara merkezli olduğu belirtilen Rota Yemekçilik A.Ş.’nin Manisa birimi görevlileri gözaltına alındı. Gözaltına alınan 24 kişi arasında, firma temsilcisi ile 3 gıda mühendisi, aşçı, aşçı yardımcıları ve diğer çalışanların bulunduğu belirtildi.

CHP milletvekili Tur Yıldız Biçer, şirketin 11 askeri birliğe yemek dağıtımına devam ettiğini hatırlatarak, bu gözaltıları tamamen göstermelik bir gelişme olarak değerlendirdiklerini söylüyor:

“Gözaltına alınmalar bizi kesinlikle tatmin etmiyor. Bu şirket 2005 yılından beri çok hızlı bir şekilde palazlanmış yandaş bir şirket. Şirketin burada asgari ücretle çalışan, patates soyan çalışanlarının gözaltına alınmasının hiçbir anlamı yok. Sözleşmesinin feshedilmesinin de hiçbir anlamı yok.

“Ne zamanki bu şirket yetkilileri, Milli Savunma Bakanı ile birlikte yargı önünde hesap verir, ancak o zaman hesaplaşılır. Çünkü bu şirket Türkiye genelinde toplam 12 tane askeri birliğe yemek veriyor. Manisa bunlardan yalnızca bir tanesi. Diğer 11 sözleşme devam ediyor hala. Dolayısıyla bu gelişmeyi yeterli bulmuyorum.”

AKP’li Baybatur: Zehirlenmenin kaynağı henüz belli değil

AKP Manisa Milletvekili, TBMM Milli Savunma ve Güvenlik İstihbarat Komisyonları Üyesi Murat Baybatur ise 23 Mayıs günü ilk zehirlenme vakası yaşandığında, ROTA şirketine yönelik tespitlerin yapıldığını ve fesih işlemlerinin başlatıldığını söylüyor:

“Burada kesinlikle sözüm ona yandaş firmaya destek gibi bir şey yok. Çünkü ilk zehirlenme olayından sonra, yemek firmasındaki kusur tespit edilip, firmayla yapılan ihalenin iptaline yönelik işlemler başlamıştı. Yandaş firma iddiaları tamamen olayı provoke etmek için ortaya atılan bir husus.

“Tam sözleşmenin feshi çalışmaları başladı derken; incelemeleri, yazışmaları, raporlarının hazırlanması ve kusur tespitinin yapılarak bakanlığa gönderilmesi süreci tamamlanamadan bu olay patladı. Yani normalde bu firmayla sözleşmenin iptal edilmesi noktasına gelinmişti.”

AKP milletvekili Murat Baybatur, Savunma Bakanı Fikri Işık ve kuvvet komutanları ile bölgede yaptıkları araştırmalarda, hafta sonu askerleri hasta edenin ne olduğunu henüz anlayamadıklarını da söylüyor:

“Savunma Bakanımız ve Kuvvet Komutanları ile beraberdik. Hem hastalarımızı ziyaret ettik hem gerekli toplantılarımızı yaptık. İşin doğrusu sağlıkçı arkadaşlarımızdan, başhekimlerimizden de bilgi alıyoruz. Fakat kaynağına ilişkin net olarak henüz bir şey söyleyemiyoruz.”

“Hasta askerlerimizin kimi, ‘Ben sadece çorba içtim ve kusmaya başladım’, kimi ‘Yemeğin tamamını yediğim için zehirlendim’ kimisi de ‘Tamamını yedim ancak bende bir şey yok’ diyor. Dolayısıyla net olmamakla beraber, yemekten kaynaklanmadığı görünüyor. Ne olduğu ve niçin olduğunu bir türlü anlamış değiliz.”

Baybatur, kaynağın netleşmesi için test sonuçlarının beklenmesi gerektiğini belirterek, “Tüm askerlerin tahlil sonuçları da herhalde maksimum bir haftaya kadar çıkacaktır. Onlardan sonra muhtemelen Savunma Bakanlığımız gerekli açıklamayı yapacaklardır” diyor.

Fakat Baybatur son zehirlenmenin kaynağı ne olursa olsun, bir önceki zehirlenmede firmanın kusurlarının tespit edildiğini ve söz konusu kışlada firmayla yapılan sözleşmesinin bu nedenle feshedildiğini söylüyor:
“Bundan önceki olayın zehirlenme olduğu zaten netletmişti ve yemek firmasıyla zaten iptal işlemleri yapılırken bir daha bu olay vuku buldu. Ayrıca yemek firmasıyla alakalı olarak dün Savcılık gözaltı kararı verdi. Oradaki çeşitli yöneticiler ve personel gözaltına alındı. Silahlı kuvvetler de kendi iç hiyerarşisi içerisinde gerekli soruşturmaları başlattı.”

‘TSK 10 sene önce askerine yemeğini kendi hazırlardı’

Türk Silahlı Kuvvetleri’nde askerlerin yemeklerini hazırlama hizmetinin özel sektöre devri son 14 seneyi kapsıyor. 2003 yılında değiştirilen ihale yasası ile peyderpey özel firmalara devredilen hizmet, özellikle son yıldır Türkiye’deki tüm birlikleri kapsayan bir değişime uğradı.

Türkiye Emekli Subaylar Derneği (TESUD) Başkanı Emekli Korgeneral Erdoğan Karakuş, yüzlerce askeri zehirleyen olayların kaynağında bu özelleştirmelerin yattığını vurguluyor:

“Yemek işi orduda çok hassas bir konu. 10 yıl önce sistem böyle değildi ve sorunsuz işliyordu. Erlerin yemeği muhakkak hangi birlikteyse o birliğin mutfağında pişerdi ve o birliğin komutanı tarafından denetim altında tutulurdu. Emniyet açısından bir sorun katiyetle ortaya çıkmazdı. Ben 60 yıldır askerim, TSK 60 yıldır böyle bir olayla karşılaşmamıştı.

“Eski düzende her şeyin denetimi komutana aittir, komutan bütün mutfağa gelen her türlü yiyeceğin denetim altında tutar, ekiplerini oluşturur, oranın aşçıları bellidir ve güvenilir kişilerdir, yıllardır orada yemek pişiren aşçılar ve çalışanlardır, bu yönüyle bir tek ekmeği dışarıdan alırsınız. Ve muhakkak askere çıkacak yemekten komutan yer. İlk önce komutan yer, komutana bir şey olmadıysa ondan sonra askere verilir. Bütün bu konular çok titizlikle takip edilir. Eskiden askerlerimiz bu tehlikelerden daha uzaktı.”

Karakuş, 2003 yılında değişen yasa ile askerlerin yemeklerinde sorunlar yaşanmaya başladığını anlatıyor:

“2003 yılında ihale yasası değişti ve güvenilir olup olmadığına bakılmadan, en ucuz hizmeti veren şirketlere devredildi. Son dönemlerde ‘TSK’nın sivilleşmesi’ söz konusu olduğu için bu sistem de devreye sokuldu. ‘Askerin yemeğini pişirecek bir yığın firma var’ dediler. Fakat ucuz diye anlaşılan o firmalar elinde kalmış her türlü malı askerin yemeğine katmaya başladı ve kendisini de koruyacak bir ortamı olmayan askere yedirildi.”

Manisa Valiliği’nin açıklamasına göre, Cumartesi günü yaşanan toplu zehirlenme olayında hayati tehlikesi olan bir asker bulunmuyor. Ancak zehirlendiği için hayatını kaybeden asker Hüsnü Özel gibi 23 Mayıs’ta zehirlenen başka bir asker daha hala yoğun bakımda tutuluyor.

Video Haber

Kemal Kılıçdaroğlu: Karşımızda bir duvar var, adı Erdoğan

https://youtu.be/04iJQ6zz9HU

Haber 4

Erdoğan: Yeni bir iftira daha atmışlar, ‘Tayyip Erdoğan’ın 3 milyar dolarlık hazinesi var’ diye

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisine “Hükümetinin yargıya müdahale ettiğini kanıtlarsam istifa edecek misin” diye seslenen Kılıçdaroğlu’na yanıt verdi.

27 Haziran Türkiye'den önemli gelişmelerin başlıkları

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe’de düzenlenen ‘Esnafla İftar Buluşması’nda konuştu. Erdoğan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ankara’dan İstanbul’a başlattığı Adalet Yürüyüşü’nü eleştirdi.

Cumhurbaşkanı, Kılıçdaroğlu’nun bugün yürüyüş esnasında düzenlediği CHP Meclis Grup Toplantısı’nda kendisine yaptığı çağrıya da yanıt verdi. Kılıçdaroğlu, Erdoğan’a “Hükümetinin yargıya müdahale ettiğini kanıtlarsam istifa edecek misin, kanıtlayamazsam ben istifa edeceğim” diye seslenmişti. Erdoğan, bu sözleri hatırlattığı konuşmasında şunları söyledi:

‘BİZİM ARADIĞIMIZ ADALET’

Bu ülkede adalet var. Birilerinin elinde kartonlarla yürüyerek adalet araması gibi değil bizim aradığımız adalet. Bizim aradığımız adalet şehitlerimizin kanıdır, gazilerimizin yaralı oluşudur. Öbür tarafta MİTİ’in gönderilen yardımlarını basan kimdi. FETÖ terör örgütü. O FETÖ terör örgütünden yargı içerisinde bulunanlar, şimdi içeride olanlar böyle bir şey yaptılar. Oradan alınan evraklar şu anda mahkum edilen şahsa gönderildi. O da şu anda yurt dışına kaçmış olan gönüldaşına gönderdi.

‘KAPALI ALAN SICAK GELİYOR HERHALDE’

Bugün çıkmış İstanbul’dan Ankara’ya yürüyor ya. Her geçen gün bu yürüyüşteki seviye kaybı artıyor. Bugün grup toplantısını açıkta yapmışlar. Kapalı alan sıcak geliyor herhalde. Oradan bir ifade kullanıyor Cumhurbaşkanı’nın yargıya talimat verdiğiyle alkalı. İstifaya çağırıyor olmazsa ‘ben istifa ederim’ diyor. Yahu senin bu ilk defa değil ki. Sen bu zamana kadar kaç kez bunları söyledin. Onun için de senin bu yalan makinesi olduğunu bilmeyen kalmadı. Böyle bir şeyi ispata davet ediyor. Sen bir defa kendini bu ülkede ne olduğunu millete kabul ettirmişsin. Millet seni tanıyor. Biliyor ki hiçbir sözünde durmaz. İspata yönelik bir şeyin varsa hukukta şöyle bir şey var; müddei iddiasını ispatla mükelleftir. Senin yalan makinesi olduğunu bilmeyen kalmadı. Böyle bir şeyi ispata davet ediyorum. Bir defa sen ne olduğunu millete kabul ettirmişsin. Biliyor ki hiçbir sözünde durmazsın. İspata karşı bir tavrın varsa iddianı ispat et.

‘YOLLARI AÇIK OLSUN’

İstanbul’a yürüyorlar. Yolları açık olsun. Böyle bir hakkı da yok. hükümetimiz arkadaşlarımız onlara anlayış göstermek suretiyle bu yürüyüşlerini devam ettirirler.

‘ERDOĞAN’IN 3 MİLYARLIK HAZİNESİ VAR’ DİYORLAR’

Yeni bir iftira daha atmışlar. ‘Tayyip Erdoğan’ın 3 milyar dolarlık hazinesi var’ diye. Allah Allah… Onunla ilgili davayı da açacağız. Olmayan bir şeyle suçlandığınızda rahat olursunuz. Aksi takdirde tutuşursunuz. Yargı tazminata az ceza veriyor. Çok verseler de ihtiyaç sahiplerine dağıtsak. Usanmıyorlar, uslanmıyorlar. ‘Nasıl olsa ceza az, tazminat küçük’ diyorlar. Bizim bu dünyada Allah’tan başka hesap veremeyeceğimiz hiç kimse yok.

Haber 5

Kışlaya yemek tedarik eden şirketin çalışanı: Çöpe atılması gerekenleri askerlere veriyoruz

27 Haziran Türkiye'den önemli gelişmelerin başlıkları

Manisa’da 800 askerin rahatsızlandığı 1.Piyade Eğitim Tugay Komutanlığı Albay Arif Seyhun Kışlası’nın yemek tedarikçi şirketi Rota Yemekçilik çalışanı, zehirlenmelerin nedeninin çöpe atılması gereken malzemelerin tekrar kullanılması olduğunu öne sürdü.

Milli Gazete’ye konuşan şirket çalışanı zehirlenmelerin tavuğun dışarıda tutulup soğuk hava deposuna konmamasından kaynaklandığını söyledi. Pirinç pilavının buzluklara yerleştirilmediğini ve kokan ürünlerin tekrar ısıtılarak askerlere verildiğini iddia eden çalışan ‘Biz de oradan yemek yemiyoruz’ dedi.

Çöpe atılması gereken malzemelerin tekrar kullanıldığını, askerlerin bu nedenle zehirlendiğini savunan çalışan, firmanın askeriye içinde olması nedeniyle kontrol görevlilerinin firma içine gelerek denetim yapamadığını ileri sürdü.

Tarihi geçmiş ve buzdolabında tutulması gereken malzemelerin ‘sistemsizlik’ten dolayı dışarıda tutulduğunu öne süren çalışan, özellikle ucuz malların tercih edilip alındığını anlattı.

‘DENETİMDE DE SORUN VAR’

Denetimde büyük sıkıntıların olduğunu ve gıda tüzüğü noktasında Tarım İl Müdürlüğün denetim yapamadığını söyleyen çalışan, firmanın askeriye içinde olması nedeniyle kontrol görevlilerinin firma içine gelerek denetim yapamadığını ileri sürdü.

AK Partili vekil, “Manisa 40 derece, hiçbir şey yemeseniz de hasta olursunuz” Gibi saygısız ve alay vari bir söylemde bulunmuştu, Manisa ilk kez 40 dereceyi görüyormuş gibi akıllar ile alay etmeye çalışan ama aslında perde arkasında ne saklanıyorsa bunu kamufle etmek için göbekleri çatlarcasına yalanlar söylemeyi de ihmal etmiyorlar… Asker düşmanlığının bu kadarı hiç görülmemişti…

Haber 6

Başbakan Yardımcısı Türkeş hakkında, MİT TIR’larından suç duyurusu

CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, Enis Berberoğlu’nun 25 yıl hapse mahkûm edilmesine gerekçe olan MİT TIR’larına ilişkin söylediği sözler nedeniyle, Başbakan Yardımcısı Yıldırım Tuğrul Türkeş hakkında suç duyurusunda bulundu.

27 Haziran Türkiye'den önemli gelişmelerin başlıkları

CHP’li Emir, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak Türkeş hakkında yaptığı suç duyurusunda şunları dile getirdi: “Yıldırım Tuğrul Türkeş, 21.11.2015 tarihinde CNN TÜRK’de yayınlanan Tarafsız Bölge isimli televizyon programında aynen aktarımla; ‘TIR meselesine geldiğimizde de, Sayın Başbakan da Sayın Cumhurbaşkanı da meydan meydan gezip ‘Onlar Türkmenlere gidiyordu’ diyor. Bu konuda taraf tutmak MHP’ye yakışmaz. Burada bizi izleyenlerin huzurunda yemin ediyorum, vallahi ve billahi o silahlar Türkmenlere git-mi-yor-du. Bilerek söylüyorum’ demek suretiyle, devletin güvenliği bakımından niteliği itibariyle gizli kalması gereken bilgiyi kamuoyuna açıklamıştır.”

Emir, suç duyurusu dilekçesinde şunlara da yer verdi: “Bilindiği üzere, Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu, kamuoyunda ‘MİT TIRları Davası’ olarak bilinen davada yargılanmış ve yerel mahkemece Türk Ceza kanunu 330/1 maddesi uyarınca cezaya çarptırılmıştır. Yıldırım Tuğrul Türkeş’in belirtilen programdaki beyanı da, şayet davalara konu olan bilgi devlet sırrı kapsamında ise, aynı kapsamda devlet sırrı niteliğindeki bilginin ifşa edilmesidir.”


 

Akademi Portal

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın