22 OCAK HABER TURU

 

 “3 milyar pazarlığı kızışıyor”

Başbakan Davutoğlu Türkiye-Almanya Hükümetler Arası Stratejik İstişareler Toplantısı öncesinde Türkiye’nin sığınmacı krizi ile mücadelede 3 milyar eurodan daha fazla yardım beklediği mesajını verdi.

22 OCAK HABER TURU

Başbakan Ahmet Davutoğlu Berlin’de Alman haber ajansı dpa’ya açıklamasında, AB’nin Türkiye’ye sığınmacı krizi ile mücadelede destek amacıyla vermeyi planladığı 3 milyar euroluk yardıma değindi. Davutoğlu, “Biz AB’den para istemiyoruz. Fakat yükün paylaşılması konusunda ciddi bir irade varsa, oturup bu krizin ayrıntılarını konuşmalıyız” dedi. Başbakan, ‘ilk 3 milyar euroluk bölümün sadece yükün paylaşılması konusundaki siyasi iradenin göstergesi’ olduğunu belirtti.

Türkiye ile 29 Kasım’da varılan anlaşma uyarınca Türkiye’ye yapılması planlanan 3 milyar euroluk yardım, AB içinde anlaşmazlığa yol açmıştı. İtalya, kendi üzerine düşen payı ödemeye itiraz etmiş, bunun üzerine 1 milyarı AB bütçesinden 2 milyarı da üye ülkelerden karşılanacak olan paranın Türkiye’ye aktarılması mümkün olmamıştı.

Başbakan Davutoğlu, “Hiç kimse Türkiye’den bu yükü tek başına sırtlanmasını beklememeli” dedi. Davutoğlu, Berlin’e gelmeden önce Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’nda da benzer mesajlar vermiş ve “İnsanlar bu 3 milyar euroyu soruyor. Yarın Berlin’de ben bu soruyu sormayacağım çünkü bu para meselesi değil. Biz yaklaşık 10 milyar dolar harcadık ve Suriye trajedisinin mağdurları için daha fazlasını da harcarız. Biz AB’den para istemiyoruz, para için görüşmüyoruz. Bu bizim için insani bir görev ve sığınmacı krizi küresel bir sorun” demişti.

22 OCAK HABER TURU

AP’den tepki

Öte yandan Davutoğlu’nun Türkiye’ye daha fazla mali yardım yapılması yönündeki mesajlarına Avrupa Parlamentosu’ndan tepki geldi. Avrupa Parlamentosu’nun muhafazakâr gurubu Avrupa Halk Partisi’nin Meclis Grup Başkanı Manfred Weber, Türkiye’ye yardımın artırılması önerisini reddederek, Türkiye’nin önce üzerinde anlaşmaya varılan önlemleri hayata geçirmesini istedi. Weber bu yapılmadan yeni meblağların dile getirilmesine bir anlam veremediğini söyledi.

[divider]

Danimarka’da okul ve kreşlerde zorunlu domuz eti

Avrupa’daki sığınmacı krizi okul kantinlerine de yansıdı. Danimarka’daki Randers şehrinin belediye meclisi, okul ve kreşlerde domuz eti servis etme zorunluluğu koydu.

22 OCAK HABER TURU

60 bin nüfuslu Randers şehrinde bir kreşin bir süre önce domuz etini yemek listesinden çıkarma kararı alması sığınmacı karşıtı Danimarka Halk Partisi’ni (Dansk Folkeparti-DF) harekete geçirdi.

DF sözcülerinden Martin Henriksen, Facebook hesabında yaptığı açıklamada, “Danimarka’nın sofra kültürünün yasaklanması kabul edilemez. Bu adımı bundan sonra ne izleyecek? Danimarkalı çocuklara ne yiyeceğine İslami kurallar ve ‘yanlış anlamalara yol açabilecek hassasiyetler’ yön vermemeli” ifadelerini kullandı.

Randers Belediye Meclisi’nde yapılan oylamada DF grubu tarafından hazırlanan tasarıya liberaller de destek verince karar onaylandı.

Tartışılan kreşin velileri ne dedi?

Domuz etini yemek listesinden çıkaran kreşin Okul Aile Birliği’nden Dorthe Boe Danbjørg, Ritzau haber ajansına yaptığı açıklamada, domuzu menüden çıkarma kararının ideolojik bir yönü bulunmadığını, daha ziyade pratik amaçlı olduğunu söyledi. Danbjørg, “Çocukların büyük kısmı yemediğinden bunu listeden çıkarmak daha mantıklıydı” dedi.

Jyllands-Posten gazetesine konuşan pedagog Bente Gråkjær ise “Danimarka sofrasına uygun olması için domuz olması şart değil” sözleriyle domuz eti mecburiyetini eleştirdi..

Halk domuz eti mecburiyetine destek verdi

Metroxpress gazetesinin YouGov araştırma kurumuna yaptırdığı bir ankete göre Danimarkalıların çoğunluğu domuz eti mecburiyetini destekliyor. Anketi yanıtlayan her 10 kişiden 6’sı domuz eti uygulamasından yana görüş bildirdi. Her 5 Danimarkalıdan yalnızca 1’i buna karşı çıktı.

Danimarka, kişi başına ortalama 30 kilogramlık domuz eti tüketimiyle Avrupa’da ilk sırada yer alıyor.

[divider]

 

Ege’de yine facia: En az 21 ölü

Ege’de iki sığınmacı botunun batması üzerine en az 21 kişi hayatını kaybetti.

22 OCAK HABER TURU

Türkiye’den Yunanistan’a geçmek isteyen sığınmacıları taşıyan iki teknenin alabora olması üzerine en az 21 kişi hayatını kaybetti. Yunan sahil güvenliği, 48 kişi taşıyan ahşap teknenin cuma sabahı Farmakonisi adası açıklarında alabora olduğunu, denizden yedi ceset çıkarıldığını bildirdi. Teknedeki 40 kişi yüzerek karaya çıkmayı başarırken, bir kız çocuğunun denizde kurtarıldığı kaydedildi. Ölenlerden altısının çocuk olduğu bildirildi.

Farmakonisi’nin hemen güneyindeki Kalolimnnos adasına yakın sularda da bir başka sığınmacı botu battı. Yunan medyası sahil güvenliğin denizden 14 ceset çıkardığını ve 26 kişinin kurtarıldığını bildirdi. Kurtarma çalışmalarına üç helikopter, sınır muhafaza ekipleri ve balıkçılarla Avrupa Birliği sınır koruma örgütü Frontex’e bağlı gemiler katıldı.

[divider]

‘NATO IŞİD’e karşı devreye girsin’

ABD, Suriye’deki operasyonlara NATO’nun da katılmasını istiyor. Müttefiklerin onay vermesi durumunda erken uyarı sistemi ile donatılmış AWACS’lar bölgeye gönderilecek.

22 OCAK HABER TURU

Kuzey Atlantik İttifakı NATO’nun terör örgütü IŞİD ile mücadeleye doğrudan katılmasını, Almanya ile diğer bazı müttefik devletler doğru bulmuyordu. ABD ise ittifakın mücadeleye dâhil edilmesi için girişimde bulundu. Brüksel’deki NATO merkezinden yapılan açıklamada Amerikan yönetiminin başvurusunun müttefikler tarafından değerlendirilmekte olduğu belirtildi.

ABD somut olarak, erken uyarı sistemi (AWACS) ile donatılmış NATO keşif uçaklarının görevlendirilmesini istiyor. Radar ve iletişim tekniği sayesinde uçan komuta merkezi olarak da kullanılabilen AWACS’lar Suriye ve Irak’taki IŞİD mevzilerini hedef alan harekâtı koordine edebilecek kapasiteye sahip. 27 NATO ülkesinin ABD’den gelen çağrıyı onaylaması durumunda AWACS operasyonlarında Alman askerleri de görev alacak. NATO’nun 16 uçaktan oluşan AWACS filosundaki mürettebatın üçte birini Alman askerleri oluşturuyor.

22 OCAK HABER TURU
NATO’nun Suriye’de devreye girebilmesi için üye ülkelerin onayı gerekiyor.

Almanya, NATO’nun doğrudan müdahalesini istemiyor

ABD’nin NATO temsilciliği ve Amerikan Savunma Bakanlığı konuyla ilgili değerlendirmede bulunmadı. NATO’nun resmen katılmadığı IŞİD ile mücadeleye ittifak üyesi bazı ülkeler kendiliğinden destek veriyor. Almanya operasyona keşif uçaklarıyla katılıyor ve aynı zamanda IŞİD’e karşı savaşan Kürt gruplarına silah yardımı da yapıyor. Alman Silahlı Kuvvetleri’nin Suriye Irak semalarındaki erken uyarı harekâtına katılabilmesi için meclisten yetki alınması
gerekecek.

Almanya hükümeti şimdiye kadar, Suriye’ye barış getirme çabalarını zora sokacağı gerekçesiyle NATO’nun IŞİD ile mücadeleye katılmaması gerektiği düşüncesindeydi. Berlin yönetimi aynı zamanda bazı Arap devletlerinin NATO’nun müdahalesini çekinceyle karşılama ihtimalinin bulunduğunu da savunuyor. IŞİD ile mücadele eden uluslararası koalisyon üyelerinin 2014 yılı sonlarında Brüksel’deki ittifak merkezinde yaptıkları buluşmadan önce NATO’ya ait bütün sembollerin toplantı salonundan çıkartılması gerekmişti. 60 kadar ülkenin katıldığı IŞİD ile mücadele harekâtında 28 NATO ülkesiyle, Suudi Arabistan ve Mısır gibi Arap ülkeleri de yer alıyor.

Koalisyonun çabaları ABD’ye yetmiyor

Amerikan Savunma Bakanı Ashton Carter hafta ortasında 20’den fazla koalisyon üyesi ülkenin üç hafta sonra Brüksel’de bir araya geleceğini açıklamıştı. AWACS uçaklarının operasyona katılması gerektiğini aralık ayında yazılı olarak talep ettiği belirtilen Carter dost ülkelerden Suriye’deki mücadelede daha fazla gayret gösterilmesini istiyor.

NATO, bölgedeki çatışmalar yüzünden kendini tehdit altında hisseden Türkiye’nin isteği üzerine erken uyarı sistemiyle donatılmış uçakların Türkiye’ye sevk edilmesini kararlaştırmıştı. Ankara hükümeti öncelikle Suriye’de üslendirilen Rus savaş uçaklarının hava sahasını ihlal etmesinden şikâyetçi. Kasım ayında bir Rus jetinin Suriye sınır bölgesinde Türk F-16’ları tarafından düşürülmesi Rusya ile Türkiye arasındaki ilişkilerde krize yol açmıştı.

[divider]

‘Satranç yasaklanmalı’ fetvası

Suudi Arabistan Başmüftüsü’nün ‘haram’ olarak nitelediği satrancın yasaklanmasını istemesi tartışmaya yol açtı.

22 OCAK HABER TURU

Suudi Arabistan Başmüftüsü Şeyh Abdülaziz El Şeyh’in satrancın yasaklanmasını istediği bir video kaydı geçen ay Youtube’a yüklendi.

44 saniyelik video kaydında Suudi Başmüftü, Kuran’da yer alan ve kumar, sarhoşluk ve putperestliği yasaklayan bir ayeti hatırlatıyor.

22 OCAK HABER TURU
Şeyh Abdülaziz El Şeyh

Kendisine “Almajd TV Network” izleyicisi tarafından yollanan bir soruyu yanıtladığı belirtilen Şeyh Abdülaziz El Şeyh, “Satranç haram ve vakit kaybıdır. Oyunu oynayanlar arasında nifak tohumları eker” sözlerini kullanıyor.

Fetvayı savunanlar ve eleştirenler sosyal medyada atıştı

Başmüftünün fetvası Suudi Twitter kullanıcıları arasında yoğun tartışmaya yol açtı. Fetvayı eleştirenler, “satranç akla dayanan bir oyun olduğundan muhafazakâr din adamlarının tepkisini çekiyor” görüşünü dile getirdi. Başmüftüyü savunanlar ise daha önce birçok İslam aliminin de benzer uyarılarda bulunduğunu hatırlattı.

Irak’ın önde gelen Şii din adamlarından Ayetullah Ali El Sistani de daha önce satrancın yasaklanması gerektiğini açıklamıştı.

[divider]

Müslim: Suriyeli Kürtler temsil edilmeli

PYD Başkanı Salih Müslim, Cenevre’de yapılması planlanan Suriye barış görüşmelerinde Suriyeli Kürtlerin mutlaka temsil edilmesi gerektiğini kaydetti.

22 OCAK HABER TURU

PYD Eş Başkanı Salih Müslim Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada önümüzdeki hafta Cenevre’de yapılması planlanan Suriye barış görüşmelerine ilişkin, 2014 yılında başarısızlıkla sonuçlanan müzakerelere atıfta bulunarak “Suriye’de etkili olan bazı gruplar, eğer müzakere masasında yer almazsa Cenevre-2 Konferansı’nda olanlar tekrarlanacaktır” diye konuştu. Müslim, masada yer almak isteyen etkili grupların barış görüşmelerinde temsil edilmemesi halinde müzakerelerin ve siyasi çözümün başarısız olacağını söyledi.

“İslam devleti kurmak istiyorlar”

Salih Müslim, bununla birlikte Suudi Arabistan tarafından desteklenen muhalif gruplardan Ceyş’ül İslam’ın (İslam Ordusu) diğer radikal İslamcı gruplardan bir farkı olmadığını sözlerine ekledi. Müslim, bu grubun El Nusra ve IŞİD ile aynı zihniyette olduğunu belirtti ve “Onlar açıkça bir İslam devleti kurmak istiyorlar” diye konuştu.

Katılımcılar konusundaki anlaşmazlık

25 Ocak’ta Cenevre’de başlaması planlanan Suriye barış görüşmelerinin, katılımcılar konusundaki anlaşmazlık nedeniyle ertelenmesi bekleniyor. Birleşmiş Milletler (BM) Sözcüsü Ahmed Fevzi, “bazı pratik nedenlerden dolayı“ görüşmelere birkaç gün gecikmeli başlanabileceğini söyledi.

[divider]

‘Cizre’de 10 bin ila 20 bin kişi kaldı’

Cizre’de bulunan HDP Milletvekili Faysal Sarıyıldız, operasyonların devam ettiğini ve 130 bin nüfuslu ilçede 10 bin ila 20 bin kişinin kaldığını söyledi.

22 OCAK HABER TURU

HDP milletvekili Faysal Sarıyıldız, Cizre’den sivillerin durumuna ilişkin izlenimlerini DW Türkçe’ye anlattı.
İlçede operasyonların devam ettiğine dikkat çeken Sarıyıldız, operasyonların kanunsuzca ve insani değerlerin ayaklar altına alınarak yapıldığını söyledi. Sarıyıldız, sivillerin korunması için hassasiyet gösterilmediğini ve şu ana kadar kendi verilerine göre Cizre halkından aralarında çocukların ve gençlerin de bulunduğu 65 kişinin hayatını kaybettiğini ifade etti. Hayatını kaybedenler arasında 12 yaşın altında çocuklar da olduğunu sözlerine ekledi.

İlçe merkezinde ve özellikle dış mahallelerde yüzlerce evin de tahrip edildiğini anlatan Sarıyıldız, 130 bine yakın nüfusu olan ilçede 10 bin ila 20 bin kişinin kaldığını tahmin ettiğini, onların da şehir merkezinde olduklarını kaydetti. Sarıyıldız, “Kalan insanların da ihtiyaçları karşılanmıyor. Bu insanların ihtiyaçları uzunca bir zamandır karşılanmadı, bu nedenle ilçeyi terk etmek zorunda kaldılar. Mardin, Diyarbakır, İdil çevre illerden gönderilen tonlarca yardımın ilçeye girişi engellendi” diye konuştu.

“Her hanede 3-4 aile”

Sarıyıldız, ilçeyi terk edenlerin büyük bir kısmının civar köylere yerleştiğini vurgulayarak “İlçe merkezinin Silopi tarafında bir mahallesi var, orada abluka çok derin değildi. 15-20 bin insan oraya geçti, Konak Mahallesi dediğimiz yere. Civar köylerde de her hanede 3-4 aile var. İlçe dışına çıkanlar oldu. Antep’e, Adana’ya, Mersin’e kadar gidenler oldu” diye sözlerini sürdürdü.

22 OCAK HABER TURU

Sarıyıldız, ilçede kalan çocukların da okula gidemediğini, okulların kapalı olduğunu ve birçok okulun da tahrip edildiğini sözlerine ekledi. Sarıyıldız, AİHM’nin kararına rağmen yaralıları ve cenazeleri alamadıklarını, operasyon bölgesi olduğu gerekçesiyle izin verilmediğini ve iki gün önce de yaralı birini almaya çalışırken üzerlerine ateş açıldığını söyledi.

Hükümet kanadı ise operasyonların devam ettiği bölgelerdeki sivil ölüm iddialarını geri çeviriyor ve PKK militanlarının hedef alındığını vurguluyor. Başbakan Ahmet Davutoğlu, aralık sonunda yaptığı açıklamada “Devlet tarafından hiçbir sivil hayatını kaybetmedi. Sivil ölümlerin tamamı terör örgütü kaynaklı” demişti. Cizre, Sur, Nusaybin, Silopi ve Silvan ilçelerinde uzun süredir sokağa çıkma yasakları devam ediyor.

22 OCAK HABER TURU

Erdoğan’dan açıklama

Operasyonlarla ilgili bugün bir açıklama yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise Diyarbakır’ın Sur ilçesindeki saldırıya işaret ederek “Bu terör örgütünün ne denli ahlaksız, ne denli alçak, ne denli adi girişimler içinde olduğunu açık ve net ortaya koyuyor” dedi. Erdoğan, “Bugüne kadar okullarımızı yaktılar mı yaktılar, camilerimizi yaktılar mı yaktılar, bombaladılar mı bombaladılar, hastanelerimize bunu yaptılar, ambulanslar hakeza. Ambulans şoförlerimizi şehit ettiler mi ettiler. Tüm bunlar ortada ve bugünkü olay da adeta bunun bir zirvesi” diye konuştu.

[divider]

Cizre eski Belediye Başkanı Leyla İmret gözaltına alındı

Cizre’nin görevden alınan HDP’li eski Belediye Başkanı Leyla İmret gözaltına alındı.

22 OCAK HABER TURU

İçişleri Bakanlığı tarafından hakkında yürütülen soruşturma sonucu görevden alınan Cizre eski Belediye Başkanı Leyla İmret, bugün Cizre’de polis tarafından gözaltına alındı.

Alman Basın Ajansı’na (dpa) konuşan avukatı, Leyla İmret’in gözaltına alındığını doğruladı. İmret, kasım ayında da polis tarafından gözaltına alınmıştı.

Leyla İmret hakkında Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, “halkı Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ne karşı silahlı isyana tahrik ve terör örgütünün propagandasını yapmak, halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek” iddiasıyla soruşturma açılmış, soruşturma üzerine İmret İçişleri Bakanlığı tarafından geçen yıl görevden alınmıştı.

‘Operasyonlar insani değerler ayaklar altına alınarak yapılıyor’

Öte yandan Cizre’de bulunan HDP Milletvekili Faysal Sarıyıldız, operasyonların devam ettiğini ve 130 bin nüfuslu ilçede 10 bin ila 20 bin kişinin kaldığını söyledi.

İzlenimlerini DW Türkçe’ye anlatan Sarıyıldız, ilçede operasyonların devam ettiğini, operasyonların kanunsuzca ve insani değerlerin ayaklar altına alınarak yapıldığını belirtti.

[divider]

‘Cizre Suriye’nin bir kenti gibi’

Almanya ile Türkiye arasında ilk kez yapılacak Hükümetlerarası Stratejik İstişareler’de Merkel’in Kürtlerle çözüm sürecine geri dönülmesi için Türk hükümetine baskı yapması umuluyor.

22 OCAK HABER TURU

Sokağa çıkma yasağının sürdüğü Cizre‘de halk, kuru ya da bayat ekmekle karnını doyurmaya, su ihtiyacını da plastik şişelere biriktirdikleri yağmur suyu ile karşılamaya çalışıyor. Cizre halkı yaklaşık 5 haftadır gece gündüz devam eden çatışmalardan bıkmış usanmış durumda.

Cizreli bir Kürt kadın bunu şöyle açıklıyor:”Allah aşkına bu ateşe bir son verilsin. Biz barış istiyoruz. Artık kan dökülmesin istiyoruz.”

Çatışmalarda yaralandıktan sonra, ambulansların mahalleye girişlerine izin verilmediği için 16 yaşında bir genç, birkaç gün önce hayatını kaybetti. İnsan Halkarı İzleme Örgütü’nden (Human Rights Watch) Emma Sinclair-Webb bunun tek vaka olmadığına dikkat çekiyor ve “Yaralanan birisi olduğunda yakınlarının bir ambulans getirmesi hiç kolay olmuyor. Polis, yaralıların kurtarılmasını mütemadiyen engelliyor“ diye konuşuyor.

22 OCAK HABER TURU

“Çatışmaların faturası masum halka kesiliyor”

Emma Sinclair-Webb sokağa çıkma yasağının uygulandığı birçok semtten insanlarla görüştü ve ölenlerin çoğunun durumunu inceledi. İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün verilerine göre yaz aylarından bu yana bölgede hayatını kaybeden sivillerin sayısı 200’ü buldu. Bunlar arasında birçok çocuk da bulunuyor. Sinclair-Webb bölgede yaşanan çatışmaların faturasının masum halka kesildiğini söylüyor. Sinclair-Webb “Her iki tarafın da, yani hem asker ve polis gibi devlet organlarının hem de PKK’ya yakın grupların şehir merkezinde çatışması, burada yaşayan halkın güvenliğini ciddi bir biçimde tehdit ediyor“ diye konuşuyor.

Sokağa çıkma yasağının uygulandığı bölgelere girebilme fırsatı bulabilen gazetecilere göre, halkın öfkesi “bölge halkının toplu olarak cezalandırıldığı” gerekçesi ile PKK‘dan çok devlete yönelik. Emma Sinclair-Webb de hâlihazırda yaşananlarda Türk hükümetinin sorumluğunun büyük olduğunu vurguluyor. Sinclair-Webb “Bu sorunu, şehir merkezlerine tank atışları yapmaktan daha farklı yöntemlerle çözmek de mümkün“ diyor.

“1990’lı yıllara dönüş”

22 OCAK HABER TURU

Emma Sinclair-Webb’e göre Türk hükümeti bu sert tutumu ile Kürt halkının devlete olan son güvenini de tehlikeye atıyor. Çatışmaların devam ettiği bölgelerden kaçanların sayısının 100 binden daha fazla olduğu belirtiliyor.
Bunların bir kısmının diğer kentlerdeki akrabalarının yanına giderken bir kısmının da Türkiye’den kaçıp yurtdışına gitmek istediği bildiriliyor. HDP’li politikacılar kaçan birçok kişinin Almanya’ya gideceği yönünde uyarıyor. Emma Sinclair-Webb yaşananların 1990’ları hatırlattığını söylüyor ve şunları kaydediyor: “Yaşananlar, bundan 20 yıl önce insanların köylerini boşaltmak zorunda bırakıldığı dönemi hatırlatıyor. Şimdi ise insanlar kentleri boşaltmak zorunda kalıyor. Cizre gibi bazı kent merkezleri, artık Türkiye’nin bir kenti gibi değil, daha ziyade Suriye’nin bir kenti gibi görünüyor.“

İnsan Hakları İzleme Örgütü uzmanlarından Emma Sinclair-Webb bölge halkının yeniden içme suyu ve gıda maddeleri temin edip sağlık hizmetlerinden yararlanabilmeleri için sokağa çıkma yasağının derhal kaldırılmasını, tarafların bir an önce silah bırakıp müzakere masasına dönmesini talep ediyor. Sinclair-Webb, Almanya Başbakanı Merkel’in video mesajında belirttiği gibi Türkiye’nin güneydoğusundaki sorunun barışçıl yöntemlerle çözülmesi için Türk mevkidaşı Davutoğlu’na baskı yapmasını umuyor.

Almanya Başbakanı Angela Merkel, Almanya ile Türkiye arasında ilk kez yapılacak Hükümetlerarası Stratejik İstişareler öncesinde yayınladığı bir video mesajıyla, Türkiye’deki basın ve ifade özgürlüğü ile ülkenin güneydoğusundaki operasyonları da gündeme getireceğini duyurmuştu.

[divider]

Türkiye – AB anlaşmasında 5 pürüz

Türkiye ile AB 29 Kasım 2015’te Brüksel’de düzenlenen zirvede, düzensiz göçün Türkiye’nin desteğiyle kontrol altına alınması üzerinde uzlaştı. Ancak bazı pürüzler hala giderilebilmiş değil:

22 OCAK HABER TURU

1. Sığınmacı sayısı azalmadı

AB ile Türkiye arasında 29 Kasım 2015’te Türkiye’nin Avrupa’ya gelen sığınmacıların sayısının azaltılması için çeşitli önlemleri hayata geçirmesi, karşılığında da vize kolaylıkları ve üyelik sürecinde canlanmanın yanı sıra Türkiye’ye Suriyeli sığınmacıların desteklenmesi amacıyla 3 milyar euroluk yardım yapılması üzerinde uzlaşıldı. AB sınır koruma ajansı Frontex’in verilerine göre, geçen yıl kasım ayının sonuna kadar 726 bin sığınmacı Türkiye üzerinden AB’ye geldi. Türkiye bu sayının düşürüleceği sözü verdi. Ancak şu ana kadar sayılarda ciddi bir gerileme yok. AB Komisyonu verilerine göre, zorlu kış koşullarına rağmen her gün 2-3 bin sığınmacı Yunanistan’dan AB topraklarına giriş yapıyor.

2. AB yardım üzerinde anlaşamıyor

29 Kasım’da yapılan Türkiye – AB zirvesinde Türkiye’ye 3 milyar euro yardım yapılacağı sözü verilmişti. Ancak AB ülkeleri bu kaynağın finansmanı konusunda anlaşmazlık yaşıyor. Bu paranın 1 milyar euroluk bölümünün AB bütçesinden, kalanının ise AB üyesi ülkeler tarafından karşılanması kararlaştırılmıştı. İtalya’nın kendisine düşen payı ödemek istememesi AB içinde kriz yarattı. AB Komisyonu, bütçeden gelecek olan 1 milyar euronun çeşitli projelerde kullanılmak üzere hazır olduğunu savunuyor, fakat şu güne kadar Türkiye’ye tek kuruş verilmedi.

22 OCAK HABER TURU
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile AB Komisyonu Başkanı Juncker

3. Yunanistan ile anlaşmazlık

Avrupalı politikacılar Türkiye’den sınırlarını daha iyi korumasını, bu konuda Türk sahil güvenlik güçleri ile Yunan sahil güvenlik güçlerinin ortaklaşa hareket etmesini istemişti. Ancak Yunanistan karasularında işbirliğini reddetmişti. Geçen hafta Berlin’i ziyaret eden Yunanistan Cumhurbaşkanı Prokopis Pavlopulos son olarak Ankara’yı insan kaçakçıları ile ortaklaşa hareket etmekle, sığınmacıların geçişine göz yummakla suçladı. Pavlopulos, Yunanistan’ın 3 milyar euroluk yardımdan üzerine düşen bölümü, ancak Türkiye’nin yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmesi halinde ödeyeceğini belirtti.

4. AB’nin kozları

AB geçen aralık ayında 2 yıl aranın ardından Türkiye’nin AB’ye tam üyelik müzakerelerinde bir faslın müzakereye açılmasını kararlaştırdı. 17’nci fasıl olan Ekonomik ve Parasal Politika faslı müzakereye açıldı. AB Komisyonu, Türkiye’nin talepleri doğrultusunda mart ayı sonuna kadar beş faslın daha müzakerelere açılabilmesi için hazırlıklarını sürdürüyor. AB’nin elinde Türkiye’ye karşı kullanabileceği bir koz daha var: Vize serbestisi. Zira AB gelecek ekim ayında Türk vatandaşlarına vize serbestisi sağlanabileceğini sadece bir seçenek olarak gündeme getirdi, ancak konuyla ilgili kesin bir karar alınmadı.

5. Türkiye yardım bekliyor

Türkiye’nin talepleri arasında, AB’nin legal yollardan sığınmacıları kendi topraklarına kabul etmesi de bulunuyor. Kasım ayındaki zirvede bu konuda bir anlaşma sağlanamamıştı. Almanya Başbakanı Angela Merkel aralık ayında, bir “gönüllüler koalisyonu” kurulabileceğini ve sığınmacıların kabulü için kotalar belirlenebileceğini belirtmiş, bazı ülkelerin buna rıza gösterdiğini ifade etmişti. Örneğin Avusturya, Türkiye’den 40 – 50 bin sığınmacıyı almayı önerdi. Ancak bunun öncesinde Merkel, illegal göçün gözle görülür oranda azalmasını istiyor.

[divider]

Avrupa’da Türkiye tartışması

AP Başkanı Schulz mülteci krizine Türkiye’nin değil, AB’nin çözüm bulması gerektiğini söyledi. Alman muhalefeti Türkiye’yi eleştirirken İçişleri Bakanı de Maiziere çıkar ortaklığına vurgu yaptı.

22 OCAK HABER TURU

Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz, Berlin’deki Türk – Alman Hükümetler Arası İstişare toplantısından önce ‘Passauer Neue Presse’ gazetesine verdiği demeçte, mülteci akınını durdurmak için yeterli gayret göstermediği gerekçesiyle Türkiye’nin eleştirilmesine karşı çıktı. Schulz, “Türkiye başaramaz. Bunu kendimiz yapmalıyız”, dedi.

22 OCAK HABER TURU
Martin Schulz.

Kasım ayında Avrupa Birliği (AB) ile Türkiye arasında Avrupa yönündeki mülteci akınının durdurulması karşılığında tam üyelik görüşmelerinin canlandırılmasını öngören eylem planı üzerinde mutabakat sağlanmıştı. AB’de, Türkiye’nin sınır güvenliğini sağlama ve insan kaçakçılığını önleme gayretlerini artırmadığı kanaati oluştu.

Avrupa Parlamentosu Başkanı Schulz Türkiye ile sürdürülen tam üyelik müzakerelerinde hukuk devleti ve insan hakları başlıklarının bir an önce açılması gerektiğini belirterek, “Türkiye ortağımızdır, birbirimize ihtiyacımız var”, dedi.

22 OCAK HABER TURU
Katrin Göring-Eckhardt.

‘Kürtlerle barış görüşmelerine başlanmalı’

Alman Yeşiller Partisi meclis grup başkanı Katrin Göring-Eckardt, Türk hükümetinden ülkedeki mültecilerle daha fazla ilgilenmesini istedi. ‘Spiegel Online’a yaptığı açıklamada Türkiye’nin birçok bölgesindeki mültecilerin kötü durumda olduklarını söyleyen Göring-Eckardt, “Mültecilerin hayat şartları hissedilir şekilde düzeltilsin ki, daha uzun süre o ülkede kalabilsinler”, dedi.

Katrin Göring-Eckardt Almanya hükümetine, hükümetler arası görüşmelerde nazik konuların sümen altı edilmemesi uyarısında bulundu. Yeşiller Partisi meclis grup başkanı, “Berlin’deki koalisyon ortaklarının, mülteci akınının durdurulmasında Türkiye’ye güvendikleri için insan hakkı ihlallerine ve basın özgürlüğünün kısıtlanmasına göz yummaları kabul edilemez”, dedi. Göring-Eckardt, sözlerini, “Başbakan Angela Merkel kararlılıkla insan haklarına ve basın özgürlüğüne uyulmasını talep etmeli ve Türk hükümeti acilen Kürtlerle barış görüşmelerine başlamalıdır”, şeklinde sürdürdü.

Ortak çıkarların önemi

22 OCAK HABER TURU
Thomas de Maiziere.

Almanya İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere de, Türkiye’den kaçak göçle kararlı şekilde mücadele etmesini istedi.
Alman RTL televizyonuna konuşan de Maiziere, “Türkiye’ye yüksek sayıda mültecinin gelmesi ve Türkiye’nin de onları Avrupa’ya bırakması ortak çıkarlarımıza uymaz”, dedi. Almanya İçişleri Bakanı, ‘iltica hareketinin durdurulabilmesi için ortak çıkarların tanımlanması gerektiğine’ işaret etti. Thomas de Maiziere, Almanya ve Türkiye’nin kaçak göç ve terörizmle mücadelenin ortakları olduğunu vurguladı.

İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere, Uluslararası Af Örgütü’nün ‘devletler hukukuna aykırı olarak mültecileri sınır dışı eden’ Türkiye ile işbirliğine son verilmesi şeklindeki talebine karşılık olarak, “Türkiye’nin problemleri olduğunu biliyoruz ama Türkiye hakkında hüküm vermek bize düşmez. Terörizm ile mücadelede ortak çıkarlarımız var. Türkiye kendi ve Avrupa’nın çıkarına adım atar ve biz de yardımcı olursak, çıkarlar adilce dengelenmiş olur ve bunun ayıplanacak yanı yoktur”, dedi.

[divider]

F / AkademiPortal.Eurepo  T /AkademiPortal

nnctürk

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın