Anasayfa / Manşet / 17. Uluslararası Eskişehir Film Festivali’nde 7 gün geride kaldı.
17. Uluslararası Eskişehir Film Festivali'nde 7 gün geride kaldı.

17. Uluslararası Eskişehir Film Festivali’nde 7 gün geride kaldı.

Eskişehir’i iyi sinema örnekleriyle, usta sinemacılarla buluşturan 17. UluslararasıEskişehir Film Festivali dopdolu bir haftanın ardından sona geldi.

Festival bu yıl 45 uzun, 55 kısa film, 3 belgesel ve 5 atölye çalışmasıyla Eskişehir’e zengin bir program ve katılım şansı sundu. Festival Yönetmeni Yard. Doç. Dr. Serhat Serter “Eskişehir her zaman olduğu gibi bizi yine sıcak karşıladı ve bizi yalnız bırakmadı. Bize güç veren ve bu ağır yükün altına girme cesareti veren de bu. İzleyicilerimize ve emek veren herkese teşekkür ediyorum” dedi.
17. Uluslararası Eskişehir Film Festivali 2 Mayıs’ta coşkulu bir açılış ile izleyicisi ile buluşan festivalin ilk önemli etkinliği 3 Mayısta gerçekleşen çekmeceler filminin gösterimi ve ardından gerçekleşen söyleşiydi. Yaşanmış olaylardan uyarlanan filmin gösteriminin ardından, Doç. Dr. N. Aysun Akıncı Yüksel’in moderatörlüğünde; filmin oyuncusu Nilüfer Açıkalın ve filmin yapımcıları Bulut Reyhanoğlu ile Nurhan Özenen’in katılımıyla Sinema Anadolu’da gerçekleşti. Nurhan Özenen Filmde hepimizin başından geçen olaylara değindiklerini ve entelektüel ailelerin de şiddete ve cinselliğe karşı önyargıya sahip olabileceğini gösterdiklerini söyledi. Filmin oyuncusu Nilüfer Açıkalın, bir neslin tiyatro aşkıyla yandığını ve kül olduğunu söyledi. “Bu iş aşkla yapılır.” diyen Açıkalın, izleyicilerin sorularını yanıtlarken filmin çekimleri sırasında, kendi çekmecelerini de açıp, kendileriyle yüzleştiklerini dile getiren ekip Cannes Film Festivali’nde duyuracakları üç filmin de müjdesini verdi.

Atölye çalışmaları Altyazı Sinema Dergisi paneli ile başladı

17. Uluslararası Film Festivali kapsamında düzenlenen atölye çalışmalarının ilki 4 Mayıs’ta Altyazı Sinema Dergisi kurucusu Fırat Yücel ve içerik koordinatörlerinden Berke Göl’ün katılımı ile gerçekleşti. Etkinlikte derginin kuruş aşamasını anlatmakla başlayan Fırat Yücel ardından konuşan Berke Göl film eleştirmeni olmak isteyenler için farklı kaynaklardan beslenmek gerektiğine inanıyorum dedi. Göl; “Bizim genel anlayışımız çok okumak ve çok izlemektir. Sinema dışından beslenmek çok önemli yani sinemaya sadece sinema olarak bakmamak gerekir. Mesela edebiyattan, tarihten ya da felsefeden beslenmek gerekir. Herkes aynı oranda beslenmiyor tabi her alanda uzmanlaşmak ve vakit ayırmak zordur. Herkes farklı alanlardan bir şeyler getiriyor. Bir filmde oyunculuğa bakarsınız, görüntü yönetimi nasıl görürsünüz ya da kurgu nasıl yapılmış bunu tek tek inceleyebilirsiniz ve bunu herkes yapıyor zaten. Ancak onu tarihsel ve politik bir bakış çerçevesine oturtunca, bizim anlayışımıza uygun bir film eleştirisi ortaya çıkıyor.” diye belirtti.

4 Mayıs’ta ayrıca Einstein and Einstein ve İyi biri filmlerinin söyleşileri de gerçekleşti. Film gösteriminin ardından gerçekleşen söyleşilere izleyicilerin ilgisi yoğundu.

“İyi sinema için iyi insan, iyi senaryo ve para lazım”

17. Uluslararası Eskişehir Film Festivali’nin 4. gününde Terkedimiş filmi gösterisi ve söyleşisiyle devam edildi. Yönetmen Korhan Uğur, oyuncular Konul Nagiyeva ve Kyamran Agabalaev katıldığı söyleşide film çekimi hakkında ve filmin detaylarıyla ilgili söyleşi yapıldı. Yönetmen Korhan Uğur film çekim işlerinin çok zahmetli gibi görülse de çevre faktörüyle çok kolay bir hale getirileceğini belirtti. Yıllar önce İzmir’de yaşanan bir olaydan yola çıkarak böyle bir filme kalkıştığını belirten Uğur “ ölümle ilgili filmler yapmaya devam ediyorum, bunlar hayatın gerçekleri. Ölümden daha gerçek bir his varsa bu da terkedilmektir, bu filmde de biraz ona değinmek istedim. Filmin o kısmı insanlığı da eleştiriyor. Açlığı aç gözlülüğe de tepki göstermiş oluyoruz ama emin lun gerçek hayatta böyle. Belki biraz karamsarım ama bilimsel açıdan da terkedilmek ölümle neredeyse eşdeğer bir his yarattığı açıklanmıştır.” dedi.
Film seyirciler tarafından da olumlu tepkiler alırken oyuncular film için dil öğrenmek zorunda kaldıklarını ve bunun üstesinden de başarılı bir şekilde geldikleri görüldü. Azeri oyuncular Konul Nagiyeva ve Kyamran Agabalaev film içinde İngilizce, farsça ve Türkçe konuşmalar yaptıklarını ve bunu yapmak için çok önemli bir ön hazırlık aşaması geçirdiklerini belirttiler. Yönetmen Korhan Uğur da Türkiye’de oyuncuların farklı diller bilmemesinin cast oluştururken büyük sıkıntılar yarattığını belirtti. Filmin söyleşisinin ardından ekip Espark’ta imza dağıtıp fotoğraf çekimine katıldı.

EFF’nin arabesk rap tadındaki filmi: Çekmeköy Underground

17. Uluslararası Eskişehir Film Festivali’nin Çarşamba günkü konuğu “Çekmeköy Underground” filmiyle Yönetmen Ayşim Türkmen Keskin oldu. Kendisinin hem şehir antropoloğu hem yönetmen olduğunu söyleyen Keskin antropoloji ile olan
bağını şöyle anlattı: “Ben sosyoloji mezunuyum. Master yaptım. Daha sonra Ortadoğu çalışmaları üzerine tekrar bir master yaptım. Bu çalışmalar süresince antroplojiye yöneldim. Daha sonra da kent antropolojisinin bana uygun bir alan olduğunu keşfettim. Kent antropoloğu olarak belirli bir mekânın yaşadığı değişimi ve dönüşümü çok küçücük bir yerden incelemek üzere kendime alanlar seçiyordum. Oraya konsantre oluyordum. Mesela Galata’nın dönüşümünün çok enteresan bir dinamiği vardı. Galata’yı insanların veya orada çalışan sosyologların gözünden değil çok küçük bir mahallelinin yaşadığıkları üzerinden anlatmayı seçtim”.

İstanbul’un dünya kentleşme dönütleri içinde nasıl bir dönüşüme uğradığını çalıştıklarını söyleyen Keskin, Çekmeköy’ün uğradığı dönüşümden çok etkilendiğini ve jiletli tellerle, duvarlarla, güvenlik kameralarıyla çevrili lüks yapılardan birisinin duvarına yazılan “Çekin duvarı, teli; insan gibi yaşayın!” sözünden çok etkilendiğini söyledi. O sözü yazan kişinin adının Küllü Harap olduğunu öğrendikten sonra karakterin böylece oluştuğunu söyleyerek bu yazının politik bir mesajdan daha güçlü bir yazı olduğunu belirtti.

Festivalde Açık Hava Film Nostajisi

17. Uluslararası Eskişehir Film Festivali’nde bu yıl da açık hava film gösterimine yer verildi. Geleneksel olarak düzenlenen etkinlikte bu yıl Maden filmi gösterildi. Espark Alışveriş merkezinin yanındaki otoparkta düzenlenen gösterime ilgi büyüktü. Bütün sandalyeler dolarken, yere serilen halılara da oturup film izleyenler oldu. Ayakta ve kaldırımlarda oturarak filmi takip eden seyircilerin de bulunurken film ilgiyle takip edildi. Özellikle Soma’da meydana gelen Maden faciasının üzerinden 1 yıl geçmesinin ardından böyle bir film seçilmesi ilginin bir diğer sebebi oldu. Festival açılışında onur ödülüne layık görülen Halil Ergün ve Meral Orhonsay’ın da rol aldığı filmi aynı amanda Orhonsay bizzat izleyicilerle birlikte takip etti.

Hakkında Akademi Portal

Akademi Portal

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

Güvenlik *