Anasayfa / Dergi / Özürlüler ve Onları Anlamak (Özgür Olmanız Özürlü Olmamanıza Mani Değilidir)

Özürlüler ve Onları Anlamak (Özgür Olmanız Özürlü Olmamanıza Mani Değilidir)

1.01

Teşekkür
Bu belge University of Worcester; Marie-Curie Association,
Bulgaristan; Qatrain projesi websitesi (www.qatrain.eu), Sağlık ve
Güvenlik Yöneticisi (BK); Kings College London (Risk Değerlendirme
Formu); Open University (Inclusive Teaching, 2006) ve SCIPS
websitesi (http://www.scips.worc.ac.uk) tarafından sağlanan
bilgilerle derlenmiştir

1. Özürlülüğe Yaklaşım Modelleri
İki çeşit özürlülüğe yaklaşım modeli vardır: Tıbbi Model ve Sosyal

Tıbbi Model
Bu modelde özürlüler tıbbi rahatsızlıklarıyla veya özürleriyle
tanımlanırlar. Tıbbi modele göre özürlülük bireysel olarak ele
alınması gereken bir sorundur; kişiyi bakıma muhtaç olarak
nitelendirir ve özürlülerin sistemli şekilde toplum tarafından
dışlanmasını gerekçelendirir. Burada sorun toplumun sorunu değil,
özürlünün bireysel sorunudur. Söz hakkı profesyonellere düşer,
bireye ise ancak yardım eli uzatan uzmanların onaylayıp sunduğu
alternatifler arasından seçim yapmak kalır.
Dünya Sağlık Örgütünün 1980 yılında hazırlamış olduğu Bozukluk,
Yetiyitimi ve Engellerin Uluslararası Sınıflandırılması (International
Classification of Impairments, Disabilities and Handicaps) tıbbi
modelin bir açıklamasıdır. Bu sınıflandırmaya göre:
Bozukluk, psikolojik, fizyolojik veya anatomik yapı veya işlev kaybı
veya bozukluğudur.
Yetiyitimi, bir işlevin bir insan için normal sayılan ölçüler dahilinde
yapılmasının (bir bozukluk sonucu) kısıtlamaya uğraması veya
yerine getirilememesi demektir.

Tıbbi Modelin Grafiği
2.0

3.0

Özürlüler genelde bu modeli red etmişlerdir. Kendilerini küçük
hissetmelerine, yaşam becerilerini yitirmelerine, iyi eğitim
almalarına engel olarak işsizliğin artmasına yol açtığını
belirtmişlerdir. Bunların yanı sıra, daha da önemlisi tıbbi modelin
aileleriyle, çevreleriyle ve genelde toplumla doğal bağlarını
koparmalarını öngördüğünü öne sürmüşlerdir.
Sosyal Model
Altmışlı ve yetmişli yıllarda gruplar halinde biraraya gelen özürlüler
toplum nezdindeki yerlerini, toplumun onlara bakışını ve kendilerine
karşı tutumunu sorgulamaya başlamışlar. Bozukluk ve yetiyitimi
kelimeleri için alternatif tanımlar geliştirilmiş ve böylece Sosyal
Model’in alt yapısı hazırlanmıştır.
Bozukluk bireyde fiziksel, zihinsel veya duyusal bozukluk neticesi
işlev kısıtlanmasıdır.
Yetiyitimi fiziksel veya sosyal engeller yüzünden toplumda diğer
bireylerle eşit derecede normal yaşamın parçası olarak hareket
etme şansının kısıtlanması veya kaybedilmesidir. (Barnes, 1994:2)
Yetiyitimi (özürlülük) artık bireysel değil, sosyal bir sorun olarak
görülür. Özürlülük toplumun çoğunluğunun, yani belirgin
bozuklukları olmayanların ihtiyaçlarını karşılamaya yönelmesiyle
özürlülerin ihtiyaçlarını ayrı tutması ile ortaya çıkan bir durumdur.
Özürlülük hareketi ise, sorunun ‘tedavi’sinin toplumun yeniden
yapılandırılmasıyla gerçekleşebileceği yönündedir. Bireye ve
bozukluğuna odaklanan tıbbi ‘tedavi’lerden farklı olarak, bu
yaklaşım gerçekleştirilebilir bir hedef saptar ve aynı zamanda
herkesin de menfaatine hizmet eder. Bu yaklaşım, özürlülerin
bireysel ve topluluk olarak dezavantajlarının tıpkı cinsel ayırımcılık,
ırkçılık ve eşcinselliğe karşı ayırımcılık gibi temel toplumsal
ayırımcılıktan kaynaklandığını öne sürer.

Sosyal model özürlüleri ‘tedavi’ yoluna gitmek yerine
toplumdaki engelleri kaldırmaya odaklıdır:

4.0

Tıbbi Model ile Sosyal Modelin Karşılaştırması:

5.0

2. AB’de Özürlüler Mevzuatı
Özürlülük ve Özürlülerin Konumlarıyla ilgili Avrupa Birliği
Politikaları
Sosyal Model Taahhüdü
Avrupa Birliğinin özürlüler politikası tamamen sosyal model üzerine
kurulmuştur. Avrupa Komisyonu Özürlülerin Entegrasyonu Birimi
Başkanı’nın ifadesine göre:
Avrupa Birliği özürlülük durumunu kişinin, sosyal
yapılandırmalar dahil, çevresiyle dinamik bir etkileşim sonucu
ayırımcılık ve damgalanma ile karşılaşması olarak
görmektedir. Dolayısıyla bu engellerin kaldırılarak çevrenin
bireye, özürlüler dahil olmak üzere, uyumlandırılması gerekir.
(Goelen 2005)
Bu da haliyle özürlülerin haklarını korumaya yönelik bir yaklaşım
demektir. Özürlülük hak temelli bir konudur ve ayırımcılık ortadan
kaldırılmalıdır.
Özürlülük politikaları özürlülerin toplumla bütünleşmelerine
yönelik ve bireysel bağımsızlıklarına özel uygulamaları
kapsayan bir yaklaşım olmalıdır. Bireysel haklar aynı zamanda
bu haklara ve eşit fırsatlara olanak sağlayan önlemlerle de
desteklenmelidir. (Goelen 2005)
Yasal Temel
Avrupa Birliğinin bu konudaki önlemlerinin yasal temeli Avrupa
Topluluğu Amsterdam Antlaşmasının (1999) 13. maddesidir. Buna
göre Avrupa Komisyonu “cinsiyet, ırk ya da etnik köken, din ya da
inanç, özürlülük, yaş ya da cinsel tercihe dayalı olarak karşı karşıya
kalınan ayırımcılıkla mücadele konusunda gerekli tedbirleri alır”
(Goelen 2005).
Bu konu halka, Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı ve Özürlüler İçin
Engelsiz Avrupa Tebliği gibi çeşitli belgeler aracılığıyla ifade
edilmiştir (2000a).
Ayırımcılığa Karşı Eylem
Avrupa Komisyonu Eşit Muamele Direktifi üye ülkelerde
uygulanacak asgari standartlar saptayarak din veya inanca,
özürlülüğe, yaşa veya cinsel yönelime dayanan ayırımcılığı üye
ülkelerde yasaklar. Ulusal yasalar uygulamanın tam olarak şeklini
belirlemekle beraber üye ülkeler istedikleri takdirde daha yüksek
standartlar koyabilir, ancak bu direktif ortak bir temel
oluşturmaktadır.

Bu direktif, (Birleşik Krallık Özürlüler Ayırımcılık Yasası’na paralel
olarak) işverenlerin (ve eğitim sunanların) özürlülerin ihtiyaçlarını
karşılamak için makul düzenlemeleri yapmasını şart koşuyor.
Dolayısıyla işverenlerin (ve eğitim sunanların) yükümlülükleri
örneğin işyeri bütçelerini aşacak meblağlarda harcamalar
yapmalarını veya genelde eğitim programlarını sekteye uğratacak
düzenlemeler yapmalarını öngörmüyor. (Direktifin doğru varsayımı
zaten çoğu düzenlemelerin ufak değişiklikler içerdiği ve “makul”
düzenlemeler ile kasdedilenin de özürlülerin piyasadaki istihdamını
sağlamaya yönelik bir çaba olması şeklinde).
Prensipte Avrupa Birliğinin mevcut üyeleri 2003 yılının Aralık ayına
kadar ayırımcılığı ortadan kaldıran yasaları yürürlüğe koymuş
olmaları gerekiyordu. Ancak uygulamada bu süreyi Aralık 2006’ya
kadar uzatma isteğinde bulunma hakkı tanındı. 2004 yılında katılan
üyelerin ise katılım şartı olarak bu yasaları yürürlüğe koymuş
olmaları istendi. Keza 2007 yılında katılan Romanya ve Bulgaristan
için de aynı koşullar geçerliydi. Koşulları yerine getirmeyen üye
ülkeler Avrupa Komisyonu tarafından Adalet Divanına
verilebilecekler. Ulusal hükümeti yasal düzenlemeyi uygulamaya
koymadığı için tazmin edilmeyen birey, hakkını adalet divanında
arayabilecek. Çok etaplı sürecin işlerliğinin tüm üye ülkelerde pratik
bir politikaya dönüşmesi birkaç yıllık bir çalışma içerebilir. (Daha
fazla detay için bakınız Straw 2004.)

Eğitim ve Öğretime Etkileri
Direktif doğrudan istihdam ve çalışma konularını kapsamakla
beraber mesleki eğitimi de içermektedir. Şu nokta önemle
vurgulanmalı ki; Avrupa yasal mevzuatında mesleki eğitim kavramı
gayet geniş bir alanı, ve genelde okul sonrası eğitim, teknik eğitim
ve üniversiteleri kapsamaktadır. Mesleki eğitim sunanlar da aynı
işverenler gibi doğrudan veya dolaylı ayırımcılığa mahal vermemek
için belirli tedbirleri almak zorundalar.

3. Birleşik Krallık’ta Özürlüler Mevzuatı
Özürlüler Ayırımcılık Yasası – Disability Discrimination Act

(DDA)
1995 yılında çıkarılan Özürlüler Ayırımcılık Yasası, çeşitli ortamlarda
özürlü kimselerin karşılaştığı ayırımcılığı ele almakta ve sekiz
bölümden oluşmaktadır.
Özellikle eğitim için geçerli olanlar:
• Bölüm 1: Özürlüler Ayırımcılık Yasası dahilinde kullanılan
özürlülük tanımı
• Bölüm 2: İstihdama yönelik bölüm
• Bölüm 3: Mal, hizmet ve tesislere erişimle ilgili bölüm.
Öğrenci birlikleri ve konferans ve spor tesisleri gibi halk
eğitimi sunanlardan sağlanan hizmetler ele alınıyor.
• Bölüm 4: Eğitimle ilgili bölüm.

Özürlülüğün Tanımı
Özürlüler Ayırımcılık Yasası’na göre özürlü, önemli ve uzun süreli
fiziksel veya zihinsel bozukluk nedeniyle günlük yaşam aktivitelerini
yerine getiremeyen kişi olarak tanımlanmaktadır.
1995 Özürlüler Ayırımcılık Yasası düzeltme ve kanun
eki:
Şu anda özürlü öğrencilere yapılan dört tür ayırımcılık yasaklanmış
durumda:

1. Doğrudan ayırımcılık
Doğrudan ayırımcılık bir öğrencinin doğrudan özürlü
olmasından kaynaklanan nedenlerle diğerlerine kıyasla aleyhte
veya daha az tercih edilir bir tutumla karşı karşıya kalmasıyla
ilgilidir. Örneğin görme özürlü bir öğrencinin gözleri görmediği
için dersi tamamlayamayacağı düşünüldüğü için bilgisayar
dersine kabul edilmemesi doğrudan ayırımcılıktır.
Doğrudan ayırımcılığın gerekçesi hiçbir şekilde kabul edilemez.
Eğer yapılan ayırımcılık “meşru ve haklı bir gerekçe”ye
(objective justification) sahipse ve alınan tedbir amacı
aşmıyorsa durum yasal sayılacaktır. Doğrudan ayırımcılıkta

genellikle insanların meşru ve haklı bir gerekçe sunabildiği
vaka sayısı çok sınırlıdır.
2. Makul düzenleme ihmali
Makul düzenleme yapmak özürlü kimsenin diğerlerine kıyasla
dezavantajlı duruma düşmesi durumunda bir görevdir. Bu
durumlarda eğitim sunanlar makul düzenlemeleri
gerçekleştirerek dezavantajı ortadan kaldırmak zorundadır.
Makul olan ve olmayanın tanımı ise tüm şartlara bağlıdır.
Ancak görev gereği hazırlık düzenlemeleri yerine getirilmiş
olmalıdır. Yani eğitim sunanların daha özürlü öğrenci
başvurusu söz konusu bile olmadığı zaman çeşitli yetiyitimi
durumlarına göre önceden ne şekilde düzenleme yapılması
gerektiği konusunda hazırlık yapmış olmalıdır.
3. Dolaylı ayırımcılık
Dolaylı ayırımcılık, aslında görünüşte tarafsız görünen bir
hüküm, kriter ya da uygulamanın özürlü bir kişiyi diğerlerine
kıyasla daha dezavantajlı bir konuma sokması ve bunun
nedenini açıklayan “haklı ve meşru bir gerekçe” olmamasıdır.
Buna bir örnek, yürüme özürü nedeniyle ancak değneklerle
yürüyebilen bir öğrencinin güvenlik bahanesiyle sınıf gezisine
katılmasına izin vermemektir. Öğrencinin katılmasına izin
vermemek doğrudan özürle ilgili değil, güvenlikle ilgili bir
konu. Bu ayırımcılığın hukuki olup olmadığı ise tamamen
gerekçelendirilmesine bağlıdır.
4. Mağduriyet
Kendisine ayırımcılık yapıldığı için suçlamada bulunmuş, dava
açmış veya ifade vermiş olmasından dolayı bir kişinin
başkalarına kıyasla aleyhte bir tutumla karşı karşıya kalması
anlamına gelir.
Mağduriyetin önlenmesi ise, bir kimsenin eşit muamele
ilkesine uyulmasını sağlamak için yaptığı şikayet ya da
mahkeme başvurusu üzerine aldığı tepki sonucu o kimsenin
işvereni tarafından olumsuz bir muamele ya da akibete
uğratacak ve mağdur olmaktan koruyacak gerekli önlemlerin
alınmasıdır.
2005 Özürlüler Ayırımcılık Yasası
(The Disability Discrimination Act – DDA) ve Özürlüler Eşitlik
Yükümlülüğü (the Disability Equality Duty – DED)
1995’te çıkarılan Özürlüler Ayırımcılık Yasası 2005 te bir değişikliğe
uğramış, ve bu çerçevede Özürlülük Eşitlik Yükümlülüğü

getirilmiştir. Bu yükümlülük kamu kurumlarının proaktif bir
yaklaşımla özürlülerin adil ve eşit muamele görmeleri ve kendilerine
sunulan seçeneklerin ve başarılarının özürlü olmayan öğrencilerle
aynı şekilde tanınmasının sağlanmasını şart koşar. İlgili Yasanın
radikal kabul edilebilecek bu kısmı, sonuçları itibariyle özürlülerin
kaynaştırılmasıyla ilgili olduğu kadar eşitliği ile de ilgildir.
Bu yükümlülüğün gündeme konması, hükümetin kaynaştırma
uygulamalarında kamu sektörünün öncü konumunu pekiştirmek ve
özürlülerle kaynaşmış bir toplum için örnek teşkil etmek istediğini
göstermektedir. Kamu sektöründe eğitim sunanların bu amaçların
gerçekleştirilmesine ve aynı zamanda kendi imajlarını ve prestijlerini
de ilerletmeye yönelik ciddi potansiyeli bulunmakta.

2005 Özürlüler Ayırımcılık Yasası hakkında daha fazla bilgi için:

DAHA FAZLA BİLGİ İÇİN TIKLAYINIZ

4. Önyargılar ve Kalıplaşmış Düşünceler
Kalıplaşmış düşünceler, insanların bir başka grup ve onun üyelerine
karşı sebepsiz ve gerekçesiz olarak taşıdıkları olumsuz
düşüncelerdir. Bu kalıplar, görünürde olumlu ya da olumsuz olmakla
birlikte ortak olan şey, bilgisizliğe dayalı genellemeler olmalarıdır.
Kalıplaşmış düşünceler olumsuz oldukları gibi önyargı ve ayırımcılığa
yol açmaları nedeniyle kişileri zedeleyebilirler. Örneğin önyargılar,
korku, öfke, tiksinme, hor görme, kıskançlık, acıma gibi şekiller
alabilir. Ayırımcılık ise, bir grup veya üyelerinin diğerlerine oranla
dezavantajlı duruma düşürülmesi anlamına gelir ve bu gerekçesiz
olumsuz tavırlar, uzak durma, tehdit etme, düşmanlık sergileme gibi
şekiller alabilir.
Özürlülük durumunu olağandışı hale getiren, özürlüler hakkında
genelde kabul görmüş kalıplaşmış tiplemeler ve hatalı
söylencelerdir. Halk arasında özürlüler hakkındaki yaygın inanışlar
onların engelli durumuna, fizyolojik veya tıbbi eksikliklerine
odaklanır.
Özürlüler ile ilgili bazı kalıplaşmış görüşler:
• acınacak halde olan, zavallı
• fesat, uğursuz
• trajik fakat cesur
• gülünç
• kendi kendilerinin en büyük düşmanı
• yük
• aseksüel
• günlük hayata tam olarak katılamamaları
Tüm bu olumsuz tanımlamalar özürlüleri diğer insanlarla olumsuz
şekilde kıyaslar. Basmakalıplar yetkisizleştirir; ve aynı zamanda da
küçük düşürücüdürler. Özürlüleri, özel kurumları ve okullarıyla,
toplumun diğer fertlerinden ayırmak yaygındır ve
gelenekselleşmiştir. İşte bu yüzden de bu basmakalıp görüşlerin
yerleşmiş olmasına şaşmamak gerek. Çoğu kişinin özürlülerle bir
arada çalışma, yaşama ve eğitim alma konusundaki deneyimi
oldukça azdır.
Halen özürlülerin medyada ele alınışı olumsuz düşünce kalıplarını
adeta pekiştirmektedir. Çoğunlukla özürlerine referans verilmekte,
acınacak halde oldukları ya da cesur veya azimli kimseler olarak
yansıtılmaktadırlar.

Felaket/Merhamet Modeli
Özürlülükle ilgili olumsuz imaj yaratılmasında felaket/merhamet
modelinin rolü büyüktür. Bunun nedeni ise özürlülerin maddi
yardıma ihtiyaçları olması ve dolayısıyla onların muhtaç, trajik,
yoksul, başkalarına bağımlı ve sürekli bakım ihtiyacı olan insanlar
olarak konumlandırılmalarıdır.
Felaket ve merhamet ikilisi bir “bakım” kültürü doğurmuştur. Bu her
ne kadar oldukça takdire değer bir olguysa da aynı zamanda bazı
tehlikeler de içerir. Özürlüleri özürlerine göre ayırarak onlara destek
ve hizmet sunan pek çok hayır kurumu bulunmaktadır. Ancak bu
tutum, tıpkı tıbbi modeldeki gibi, onları tıbbi olarak sınıflandırarak
toplumdan ayırmaya yol açar ve onları özel kurumlara havale eder.
Oysa çoğu özürlü, gerekli desteği temin ederek toplum hayatının
içinde yer almayı tercih etmektedir. Hayır işlerinin odağı olmak,
konunun “alıcı” tarafı olmak durumuna düşmek özürlülerin
özsaygılarını sarsan bir olgudur. “Acıyan” hayırsevenin gözünde ise
hayır yapmak karşılığında müteşekkir olunması gerektiği gibi ayrıca
da “alıcıya” birtakım yaptırımlar koymaya da hak tanıyor. İlki kibirli
bir küçümseme, ikincisi ise özürlülerin seçimlerini kısıtlama
içermektedir.
Önyargılardan kurtulmak
Eğitim camiaları bu olumsuz önyargıları kurumsal düzeyde ortadan
kaldırmak için hem uygun ortamlar hem de çeşitliliği tanımak ve
değerlendirmek ve özürlüleri toplumla bütünleştirici bir kültür
yaratmak açısından son derece faydalıdır.
Özürlüler aynı toplumun özürlü olmayan bireyleri gibi herbiri
birbirinden çok farklı kimselerdir. Dolayısıyla “kör” veya “agorafobik”
(açık alan korkusu olan) şeklinde etiketlemek, tıpkı kahverengi
gözlü insanları kategorize etmek gibi, onları birbirinin tıpatıp aynısı
yapmaz.
Öğrencinin durumunun onun öğrenmesine etkileri hakkında hiçbir
varsayımda bulunmamak, onun yerine, öğrenmelerine yardımcı
olmak için nelere ihtiyaçları olduğunu ve durumlarının arkadaşları
tarafından bilinmesini isteyip istemediklerini sorarak ta baştan
herkesin ne şekilde destek olacağı konusunda açıklama yapmak
gerekiyor mu belirlemek gerekir.
Terminoloji ve dil son derece önemlidir. Yıllar içinde terminoloji
değişmiş olup özürlüler de hangi terimin kullanılacağı konusunda
görüş farklılıkları taşıyor. Halen geçerli olan terminoloji 5. Bölüm’de
yer almaktadır.

6.0

5. Nezaket Kuralları
Kullanılan kelimeler tutumlarımızı ve düşüncelerimizi yansıttığı için
seçilen terminoloji oldukça önemlidir. Dolayısıyla seçtiğimiz bazı
kelimeler özürlü kimselerin kendilerini hangi konumda
algıladıklarıyla bağdaşmayabilir. Doğru kelime seçimi çok önemlidir.
Buradaki bir etik konusu değildir – özürlüler ve sosyal yaklaşım
modelini yaygınlaştırmak isteyen özürlü derneklerinin, kurumlarının
çalışmalarının neticesinde kabul edilir olarak saptadıkları kelimeler
ve terimlerin kullanılmasıyla ilgilidir.
Bazı terimlerin olumsuz çağrışımlarına karşı özürlülerin doğal olarak
tepkisi vardır. Dil çok güçlü bir iletişim aracıdır. Haksız yere
sınıflandırma, küçük düşürme hatta insani olmayan bir yaklaşım
sergilenmesine yol açabilir. Kelimeleri seçerken özen göstermek ve
tüm öğrencilere de dil kullanımında duyarlı davranmayı tavsiye
etmek gerekir. Aşağıdaki dinamik bir listedir ve özürlü kimselerin
önerileri ve düşünceleri doğrultusunda düzeltmelere açıktır.
Şu kelimeleri kullanın:
• özürlü(ler)
• özürlü olmayan(lar)
• görme özürlü
• görme bozukluğu
• işitme özürlü
• işitme bozukluğu
• kısmi işitme engelli
• işaret dili kullanan işitme özürlüler
• ruhsal sağlık sorunları olanlar
• tekerlekli sandalye kullanan (ortopedik özürlüler)
• özel öğrenme güçlüğü çekenler (SpLD)
Şu kelimeleri kullanmayın:
• sakatlar
• spastik
• kör, dilsiz, sağır, âmâ, çolak, topal gibi bireyin kimliğini bir
rahatsızlıkla tanımlayan kelimeler

• kötürüm
• tekerlekli sandalyeye mahkum
• ….. kurbanı
• …. ‘dan dolayı acı çeken
• deforme
• geri/geri zekâlı
• yatalak
• dilsiz
• özel ihtiyaçları olan çocuk/öğrenci
Nezaket Kuralları:
• Özürlü kimselere (aslında hiç kimseye) sıfat yapıştırmayın.
Özürler hakkında varsayım yapmayın. Bazı insanların
görünürde anlaşılmayan epilepsi veya astım gibi sağlık
sorunları olabilir. Tıbbi terimler içeren etiketler kullanmak
doğru olmadığı gibi yanlış yönlendirmeye de yol açabilir,
çünkü hiç kimse bir diğerinin aynısı değildir. Bu etiketler birey
hakkında hiçbirşey açıklamaz; ayrıca özürlülerin hasta olarak
adlandırılmasına yol açan basmakalıp düşünceyi güçlendirir.
• İnsanların fiziksel veya ruhsal özürlerini sıfatlandırarak
onlardan bahsetmek aşağılayıcı bir davranıştır. Saralı, sağır
gibi kelimeler kullanmaktansa, epilepsi hastalığı olan, işitme
özürlü gibi terimler daha uygundur.
• Sakat kelimesini bir isim olarak kullanmayın, sakatlar
demeyin. Bu bir grup kelimesi oluşturduğunda toplumun geri
kalan kısmından ayrı bir yere konumlandırılan homojen bir
yapıyı kapsıyor. Herkes bir bireydir; aynı şekilde, özürlü
insanlar da bir bütün teşkil etmezler.
• Yetişkinlere diğer yetişkinlere davrandığınız gibi davranın.
Farklı davranarak onları küçümsenmiş konumuna sokmayın.
• Özürlü bir kimseye yardım etmek için teklifte bulunun ama
rızasını almadan yardım etmeye kalkmayın. Nasıl yardım
edileceğini en iyi sizin bildiğinizi varsaymayın, talimatları
dikkate alın.
• Onların rahatsızlıklarını göz önüne alarak “Ne demek
istediğinizi çok iyi anlıyorum,” gibi anlayış ifadelerini
kullanmaktan çekinmeyin.

• Karşınızdakinin gözünün içine bakarak konuşun, başkası
üzerinden sakın konuşmayın.
• Başka insanlarla nasıl iletişim kuruyorsanız, özürlü kimselere
aynı şekilde davranın; fiziksel temas konusunda da aynı
şekilde, başkalarına nasıl yaklaşıyorsanız öyle yaklaşın.
5.1 Fiziksel Özürlü Öğrenciler
Şunu belirtmekte yarar var ki fiziksel özürleri insanların zekâlarını,
zihinsel işleyişlerini etkilemez. Konuşma zorlukları genellikle motor
kontrolü kaybı neticesinde oluşmuştur ve düşünme kapasitesiyle
ilgili değildir.
Bazı fizksel özürler gerçekten çevreyle iletişim kurma konusunda
sorun olabilirler. Örneğin kişi çok yavaş konuşuyor olabilir, ama
cümlesinin sonunu getirmesini beklemek gerek. Bu şekildeki bir
sorunu yüzünden de, örneğin sınıfta sunum yapmaya çekincesi
olabilir. Her zaman olduğu gibi bu durumda da öğrenciyle bu konuyu
görüşmek ve beraberce en iyi çözümü aramak gerekir.
Fiziksel özürlü bir öğrenci normal günlük yaşantı içinde diğer kişilere
göre bazı işler için daha fazla zaman ve efor ayırmak, daha
düşünerek hareket etmek zorunda kalabilir. Örneğin üniversite
yerleşkelerinde tekerlekli sandalye güzergâhı yayalara göre daha
dolambaçlı olabilir. Bir dersten bir derse veya binadan binaya
gitmeleri daha fazla vakit alabilir; ders aralarını diğer öğrenciler gibi
değerlendirmek yerine bu zamanı bir yerden bir yere gitmek için
harcamak durumunda kalabilirler; öğlen aralarında yemekhaneye
kadar gidip gelecek zamanları olmayabilir. Bütün bunların
neticesinde fiziksel özürleri olan öğrenciler diğerlerine göre daha
fazla yorgunluk sergileyebilirler.
Nezaket Kuralları:
• “Tekerlekli sandalyeye bağımlı” terimini kullanmayın. Tekerlekli
sandalye hareket problemi olan kişiler için bir bağımlılık durumu
değil, tam tersine onları özgürleştiren, hareket etmelerini
kolaylaştıran bir araçtır. “Tekerlekli sandalye kullanan” demek
daha doğru olur.
• Tekerlekli sandalyeye yaslanmak, üzerine abanmak, koluna
tutunmak kabul edilebilir davranışlar değildir. Tekerlekli
sandalye o kişinin özel alanıdır ve ona göre uygun şekilde
davranmak gerekir.
• O kişinin izni olmadan kendisine ait yardımcı cihazlara (örneğin
koltuk değnekleri) dokunmayınız.

• Tekerlekli sandalyedeki bir kimseyle konuşurken mümkünse
onunla göz hizasında konumlanın. Ama bu demek değildir ki
yanına çömelerek konuşun, çünkü bu da aşağılayıcı bir davranış
olabilir. En iyisi karşısında bir sandalyede oturarak konuşmak.
• Tekerlekli sandalyenin arkasından tutarak itmeye kalkmayın. Bu
insanlar kendi kendilerine üstesinden gelebilirler. Ancak
ihtiyaçları olduğunda sizden yardım isterler.
Kolaylaştırma Stratejileri:
• İlk ders başlamadan önce öğrenciyle özel ihtiyaçlarını
konuşmak için belli bir zaman ayırın.
• Öğrenciye bir noktadan bir noktaya gitmesi için gerekli zamanı
tanıyın.
• Eğitim için kullanılan mekanların bu öğrenciye ulaşılabilir
konumda olup olmadığını araştırın. Mekana gelişin ve girişinin
tekerlekli sandalye kullananlar için uygun olup olmadığından,
mekanın kendisinin de oturma düzeninin buna elverişli
olduğuna emin olun. Ağır kapılar ve yüksek eşikler bu
öğrenciler için ciddi engel teşkil eder. Öğrencinin güzergahının
ne kadarı açık alanda, ne kadarı kapalı mekanlarda diye kontrol
edin. Yağmur yağması gibi durumlarda öğrencinin sınıfa
ulaşması daha uzun sürecek ise buna hazırlıklı olun.
• Asılan bildirilerin tekerlekli sandalye kullananların da girdiği
mekanlarda, onların görebilecekleri yerlerde asılmasını sağlayın.
• Araç gereç ihtiyacı nedir? Derslikte öğrenci için özel bir yer
ayırmak gerekir mi? Belli bir oturma düzeneği sağlamak lazım
olacak mı? Bunları kontrol edin.
• Sınav düzenlemesi yaparken şunları unutmayın: Bu öğrencinin
daha fazla zamana ihtiyacı olacak mı? Herhangi bir şekilde
yazmana ihtiyacı var mı?
• Saha çalışmaları, eğitim çalışmaları, laboratuvar çalışmaları ne
şekilde gerçekleştirilebilir? Öğrencinin bir yardımcıya ihtiyacı
olacak mı?

5.2 Görme Özürlü veya Görme Bozukluğu
Olan Öğrenciler
Ders içeriğini, gereklerini ve sunumunu düşünürken öğrencinin
görme seviyesini göz önünde tutmak gerekir. Bazı insanların
görüşleri bulanıktır veya mesafe ya da hız algılayamazlar, bazıları
benzer renkteki veya şekillerdeki cisimleri ayırmakta zorlanırlar.
Bazıları çok yakındakileri görüp orta ve uzun measefeyi göremezler,
bazılarının ise görüş açıları çok dardır. Genelde, görme bozukluğu
olan insanların çoğunun belli bir görme kapasitesi vardır, hiçbir
şekilde göremeyenlerin oranı oldukça (%4 mertebesinde) düşüktür.
Çoğu insan bilgi edinmede temel olarak görme duyusunu kullanır.
Bu sadece okuma yazma için değil, aynı zamanda sosyal iletişim için
ve gündelik hayatı idame ettirmek için de geçerlidir. Görme yetisini
yitirmiş olmak bir öğrencinin eğitim hayatına oldukça dezavantaj
getirmesine karşın pek çoğu başarıyla eğitimlerini tamamlayarak
diplomalarını alıp iş hayatına da başarıyla katılabilmişlerdir.
Görme özürlü kimselerin hepsi beyaz baston kullanmazlar, hepsi
Braille alfabesi bilmezler, hepsinin rehber köpeği yoktur. Gündelik
yaşam veya eğitim için kullanılan özel araçlardan faydalanabilmesi
için bir öğrenci yasal olarak kör sayılmış olabilir.
Gözleri tamamen görmeyen veya görme bozukluğu olan öğrencilerin
eğitim sürecinde işitme ve dinlemenin çok önemli bir yeri vardır.
Vücut dilini veya yüz ifadelerini görmedikleri için, bu öğrencilerin
başkalarının tutumlarını ancak kulak yoluyla, yani ses tonu ve
tınısıyla algılayabildiklerini unutmayın. Konuşurken başı başka tarafa
çevirmek veya aynı anda kağıtları karıştırarak ses çıkarmak, ya da
konuşma sırasında anladığını teyid için sözlü iletişim yerine farklı bir
hareketle reaksiyon göstermek ilgisizliğe ve yanlış anlamalara yol
açabilir.
Nezaket Kuralları:
• Günlük ortamlarda birisiyle tanıştığınız zaman kendinizi açıkça
tanıtın, keza yanınızdakileri de tanıştırırken size göre
bulundukları konumları da belirtin.
• Hemen karşınızdakinin yardımınıza muhtaç olduğunu
varsaymayın. Görme özürlü birisine yardım etmek
istediğinizde ilk önce ne yapabileceğinizi sorun, normalde
kolunuza girmesini önerebilirsiniz. Onları koluna girip
yönlendirmek yerine onların sizin kolunuza girmesine izin
verin ve bu yöntemle onlara rehberlik edin.

• Birisini yönlendirirken açık seçik anlatımda bulunun. Örneğin
“dikkat basamak var,” yerine “dikkat aşağıya inen bir tane
basamak var” demek daha açıklayıcı olur.
• Birisine yer verirken ne yapmakta olduğunuzu anlatıp, o
kimsenin elini koltuğun veya sandalyenin koluna ya da
arkasına doğru yönlendirin ki nereye oturacağını el yordamıyla
kolayca bulsun.
• Topluluk içinde konuşmalarda o kimseye hitaben
konuştuğunuzda adını söyleyin.
• Sohbeti bitirdiğinizde ya da o kimsenin yanından ayrılırken
ona haber verin; onu kendi kendine konuşur halde
baırakmayın.
• Daha evvel bulunmadıkları bir mekana görme özürlü birisini
alırken mekanla ilgili bilgi verin. Konumu (şekli, büyüküğü,
pencereleri, kapıları) ve içerde bulunanlar (insanlar, eşyalar)
hakkında bilgilendirin.
• Rehber köpeğinin kayış kolu köpeğin arkasına kaydıysa
sahibiyle görüşün, yardıma ihtiyacı olabilir.
• Kapıları ya ardına kadar açın veya tam kapalı tutun.
Kolaylaştırma Stratejileri :
• Her öğrencinin iletişim kurmak için tercih ettiği belli bir
yöntemi vardır. Ses kaydı olabilir, Braille/Moon, digital kayıt,
mesaj, e-posta veya bunların birkaçını birden tercih
edebilirler.
• Büyük basılmış materyal en az 14, tercihan 16-18 punto
olmalıdır. Fotokopide büyütülerek hazırlanmış olabilir veya
doğrudan baskıda büyük puntolar tercih edilebilir. İkinci
yöntemde baskı kalitesinin daha yüksek olacağını unutmayın.
Ancak bir çok öğrenci büyük baskının kendilerini
yorduğundan, böyle ders notlarını taramanın zorluğundan ve
konsantrasyonlarını dağıttığından şikayet etmiştir.
• Bazı öğrenciler sayfayı büyük ekrana yansıtan kapalı devre
televizyon kullanmayı tercih eder. Aynı zamanda baskı
yapabilecek bilgisayar programı da kullanmayı yeğleyebilirler.
Örneğin Microsoft Windows’un çözünürlük, renk ve
büyüklüğün ayarlanabileceği “Erişilebirlik Seçenekleri”
(“Accessibility Options”) bulunmaktadır.
• Bazı öğrencilerin dersi ve tartışmaları kaydetmek için kaset
veya digital teyp kullanmaları söz konusu olabilir. Bu demektir
ki öğrencinin işitme/dinleme yoluyla dersi algılaması gerekir ki
bu hem konsantrasyon, hem hafıza hem de tecrübe gerektirir.
Aynı zamanda bu yöntemle ders tarama da oldukça zor
olduğu için öğrencinin çok düzenli şekilde derse odaklanması
gerekiyor.
• Bazı erişilebiliriği arttırmaya yönelik yazılımlar hazırlanmıştır.
Özellikle ses tanıma programları (Simply Speaking Gold veya
Dragon Dictate’in son versiyonları) bulunmaktadır ancak
bunların bir miktar eğitim ve deneyim gerektirdiğini de
unutmamak gerekir.
• Bazı öğrenciler ise bir yazmana ihtiyaç duyabilirler.
• Öğrencileri en iyi duyabilecekleri, görme bozukluğu olanlar
için ise en iyi görebilecekleri, yerlere oturtun. Unutmayınız ki
rehber köpekleri varsa onun da bir molaya ihtiyacı olabilir.
Ayrıca diğer öğrencilere köpeği sevmemelerini, onu
beslememelerini anlatmanız gerek çünkü köpek o anda
işbaşındadır.
• Sınıfta boş alanlara ve sıralar arasındaki koridorlarda
normalde oraya ait olmayan şeylerin bırakılmamasına özen
gösterin; baş hizasındaki çıkıntılara dikkat edin.
• Işıklandırmaya dikkat edin; ufak tefek ayarlamaların çok
büyük faydası olabilir. Kişiden kişiye ihtiyaçlar değişebilir,
yansıma da parlaklık ve derin gölge kadar sorun yaratabilir.
Öğrencinin kendisiyle ihtiyaçlarını görüşün. Ufak uyarlamaların
neticesi çok olumlu olabilir, üstelik de maliyeti çok düşüktür.
Örneğin bir ampülün değiştirilmesi kadar basit bir çözüm
olabilir. Eğitmenler iyi aydınlatılmış bir yerde, öğrencilere yüzü
dönük durmalıdır. Arkalarını cama vererek durdukları takdirde
yüzleri gölgede kalacağı için bu uygun bir konum değildir.
• Talimatlarınız açık seçik, izahatlarınız da tam ve açıklayıcı
olmalıdır. Görme bozukluğu olan öğrencinin deneyimleri diğer
öğrenciler kadar geniş olmayacağından onlar kadar
konuşmaların içindeki düşünce boşuklarını doldurmaya
yatkınlıkları olmayabilir.
• Sınavlar ve saha çalışmaları için özel düzenlemeler yapmak
gerekir. Öğrencilerin büyük baskıya, okuyucuya, yazmana,
veya bilgisayar gibi özel bir aygıt ya da kendilerine ayrılmış
ayrı bir odaya ihtiyaçları olabilir. Sınav öncesi bu desteklerle
hazırlık yapmak durumunda olabilirler .
• Yazılı çalışmanın şart olmadığı olmadığı durumlarda sözlü
sunum kabul etmeniz söz konusu olabilir. Öğrencinin
internetten ödevini yollaması mümkün kılınabilir mi?

• Tepegöz ile ekrana yansıtılan yazıları yüksek sesle de
okuyunuz. Dersin tüm gerekli malzemelerinin, okuma
parçalarının en büyük puntolarla hazırlanmış olarak (ya
fotokopiyle büyütülmüş ya da büyük puntolarla basılmış)
görme bozukluğu olan, yani bir miktar görebilen, öğrenciler
için hazırlayınız. Gerekli malzemelerin önceden hazırlanmış
olması, öğrencinin onları Braille olarak hazırlatmasına veya
teybe kaydettirmesine olanak sağlayacaktır.
• Bazı görme bozukluğu olan öğrencilerin okurken veya
yazarken vücutlarını değişik şekillere sokmaları söz konusu
olabilir. Bu onlar için en uygun olan pozisyondur ve onlara bu
konuda müdahale etmemek gerek.
• Gerekli kitapların listelerini öğrencilere çok önceden (örneğin
yazın) verin ki Braille olarak hazırlatmaya veya teybe
kaydettirmeye fırsatları olsun.

5.3 İşitme Özürlü veya İşitme Zorluğu Olan
Öğrenciler
Işitme sorunları olan öğrenciler bilgi edinmek/öğrenmek için görme
yetilerini kullanmak durumdadırlar. İletişim öncelikle görsel
olacaktır; dudak okuma veya işaret dili şeklinde. Bazı öğrenciler
telsiz mikrofon veya işitme cihazı kullanabilirler. Ayrıca unutmayın ki
işitme özürlü öğrencilerin de, aynı diller gibi, ülkeden ülkeye farklı
işaret dilleri kullanmaları söz konusudur.
Pek çok işitme özürlü veya işitme zorluğu çeken öğrenci diğer
iletişim araçları kullansa bile ek olarak işitme cihazı da kullanabilir.
Bunlar sesi yükselttiği için faydalıdırlar ancak aynı zamanda
çevrenin seslerini de yükseltmeleri sorun yaratabilir.
Nezaket Kuralları:
• Dudak okuyan biriyle konuşurken (ki on kelimeden üçü
okunabilir):
¾ karşınızdakine doğrudan bakın
¾ normal konuşma ritminden biraz daha yavaş konuşun
¾ konuşmanızı yüz mimikleri, vücut dili ve el kol
hareketleriyle destekleyin
¾ konuşurken başınızı mümkün mertebe oynatmayın
¾ konuşurken ağzınızı elinizle kapatmayın, sigara
içmeyin, birşey çiğnemeyin
• Karşınızdakinin iletişim kurma becerileri hakkında varsayımda
bulunmayın. Her zaman karşınızdakinin ne tür iletişimi tercih
ettiğini sorun. Eğer anlaşılmayan birşey varsa en son çare
olarak yazmayı deneyin.
• Konuşurken yüzünüze yeterli ışık gelmesini sağlayın.
• Aracı olarak işaret dili çevirmeni kullanıyorsanız, mutlaka
konuşurken yüzünüzü işitme özürlüye dönük olarak konuşun.
• Unutmayın bağırmanın bir faydası yoktur. Ses yükseltmekle
karşınızdakinin bazı ses frekanslarına erişmesini
sağlayamazsınız.
• Konuşmak istediğiniz vakit işitme özürlü kimsenin size
baktığından emin olun, eğer bakmıyorsa nazikçe dikkatini
çekin.

• Fondaki sesleri en azda tutmaya gayret edin; grup çalışması
için ayrı oda sağlamayı tercih edin.
Etkinleştirme Stratejileri :
• Gözlerini dinlemek için kullanan insanlar hem not tutup hem
dudak okuma veya bir işaret dili çevirmenini takip etmeyi aynı
anda yapamazlar. Bu nedenle onlara hazır ders notları vermek
veya ders sırasında not tutan öğrencilerden fotokopi sağlamak
gerekir.
• Tahtaya yazı yazarken sınıfa sırtınız dönük halde konuşmayın.
İşitme özürlü öğrenci sürekli olarak yüzünüzü göremeyecekse
ders anlatırken sınıfta gezinmeyin.
• Sakalınız veya bıyığınız varsa kısa tutun.
• Önemli duyurular, temel kavramlar ve yeni teknik kelimeler
tahtaya yazılmalı veya basılı olarak öğrencilere dağıtılmalıdır.
• Unutmayın ki konuşma bozukluğu, anlaşılamayan konuşma
tarzı bir kimsenin zekâsını veya kavrayışını yansıtmaz.
Öğrencileri sınıfta tartışmalara katılmaya teşvik edin. İyi
iletişimin kurulabilmesi için sabırlı, nazik ve dostça yaklaşın.
• İşitme özürlü öğrencilerin dilbilgisi sorunları olabilir.
• Eğer çevirmen kullanılıyorsa, öğrencinizle görüşerek onu
sınıftaki diğer öğrencileri rahatsız etmeyecek bir yere
konumlandırın.
• Bazı öğrencilerin dersi kaydetmeleri gerekebilir, bazılarının
yazmana veya çevirmene ihtiyacı olabilir. Çevirmene zaman
tanıyın, çeviri sırasında zaman geçişlerine dikkat edin. Örneğin
soru sorduğunuzda o öğrencinin algılama zamanı ve cevap
verme zamanını hesaplayın. Uzun derslerde çevirmene nefes
aldırmak için kısa aralar vermeniz gerekebilir çünkü bu
oldukça yorucu bir iştir.
• Grup çalışmaları işitme özürlü kimselere zor gelebilir. İşaret
dili çevirmeni olmadığı sürece duyamadıkları için kimin
konuştuğunu takip edemeyecekler, böylece dudak okumakta
çok zorlanacaklar. Mikrofonu elden ele gezdirmenin faydası
olabilir ama yine de diğer öğrencilerin söz alırken işaret
vermeleri gerekir.
• Çevirmen şart ise eğitmenin bunu dikkate alarak dersin
temposunu ona göre ayarlaması gerekir.

5.4 Özel Öğrenme Güçlüğü Çeken Öğrenciler
(SpLD – Öğrenme Bozukluğu ve Disleksi)
Öğrenme zorlukları tamamen kişiye özeldir ve her zekâ
seviyesindeki insanlar arasında görülebilir. Bu değişik şekillerde
ortaya çıkabilir. Örneğin kimisi imlâ sıkıntısı çeker, kimisi ise yazma,
okuma hızı, kavrama, sayı sayma, organizasyon becerileri,
zaman/mekan algılaması, sosyal ortamlara uyma sorunları gibi pek
çok yönleri vardır. Stres bu zorlukları daha da belirginleştirir,
uyandırır ve yüzeye çıkarır. Hem öğrenci için hem de eğitmen için
işin en zor kısmı da performansın zaman içinde süreklilik
göstermemesidir.
Nezaket Kuralları:
• Diğer öğrencilerin önünde bu kimsenin sorunlarını tartışmayın.
Öğrencinizin mahremiyetine saygı gösterin.
• Özel destek ihtiyacı olan öğrencilerinizi konu etmeyin.
Etkinleştirme Stratejileri :
• Bazı disleksili öğrenciler ses tanıma yazılımlarından (Simply
Speaking Gold veya Dragon Dictate’in son yazılımları gibi)
oldukça fazla faydalanabilmekte. Ancak bunların kullanımı hem
eğitim hem de biraz tecrübe gerektiriyor.
• PowerPoint, tepegöz, şekiller, grafikler, tablolar, zihin haritaları,
şemalar kullanın.
• Mümkün olduğunca derslerin açık seçik özetini, ya yazılı ya da
sözlü biçimde öğrencilere verin, her dersin bir zihinsel şemasını
çıkarın.
• Mümkün olduğunca açık sorular sormayı tercih edin. Soyut,
iddialı soru sorma teknikleri öğrencinin kafasını karıştırır. Temel
kavramları, mesleki terimleri, teknik deyimleri yazılı olarak
dağıtın.
• Okuma yazma bilmemek hâlâ pek çok insanın aklında zekâ ile
ilgili bir sorun olarak kalıyor. Dikkatli olun; burada hemen bir
damgalama beliriyor. Disleksi hastası birçok gencin aynı
zamanda kendine güven ve özsaygı sorunları oluyor. Onların
olumlu teşviğe çok ihtiyaçları vardır.
• İleride yazıya geçirilmek üzere derslerde ve seminerlerde teyp
ve digital kayıt cihazlarının kullanımına izin verin.
• Bu tür sorunları olan öğrenciler görünürde özürlü gibi
görünmeyebilirler; hatta bazıları özürlü sıfatından rahatsız
olabilmektedirler. Ancak ilk bakışta özürlü gibi görünmeyen bu
öğrencilerin ihtiyaçlarına eğitmenlerin duyarlı olmaları gerekir.
5.5 Dil veya Konuşma Bozukluğu Olan Öğrenciler
Bazı öğrenciler konuşarak iletişim kurmakta güçlük çekerler. Bunun
nedenleri çok geniş bir alana yayılır ve sesleri telaffuz etmekten,
düşünceleri sözlü veya yazılı kelimelere dökme zorluğuna (disfazi)
kadar uzanır. Sorun başta açıkca belli olmayabilir çünkü kimileri
somut konuları ifade etmekte zorlanmazken soyut konularda ciddi
sıkıntı çekebilirler. Bazıları ise, kekemelik gibi, hemen belli olur.
İletişim sıkıntılarının nedenleri bilinmiyor olabilir veya serebral palsi
gibi bir hastalıktan ötürü yüz adaleleri etkilenmiş olabilir.
İletişim öğrenme için oldukça önemli bir unsur, özellikle de sözlü
iletişim. Bu konudaki zorluklar hem bireyi yalnızlığa iter hem de
onlar için bir stres kaynağıdır.
Nezaket Kuralları:
• Sabırlı olunuz. Karşınızdakinin söylemek istediklerini
tamamlamasını bekleyiniz.
• Kimi insan cümlelerinin tamamlanması konusunda yardıma
açıktırlar. Öğrencinin bu konudaki tercihini öğrenin.
• Bazı öğrenciler bilgisayar veya konuşma sintisayzırı
kullanarak iletişim kurmayı tercih edebilirler.
• Dilde algı zorlukları çekenler soruları veya talimatları yavaş
anlayacakları için onlara bilginin içselleştirilmesi için zaman
tanıyın.
Kolaylaştırma Stratejileri :
• Öğrencinin potansiyelini tanıyın. Unutmayın ki sorun zekâsıyla
ilgili değil, konuşma yetileriyle ilgilidir.
• Bu tür sorunları olan öğrenciler bireysel derslerde veya grup
çalışmalarında başka öğrencilerden daha fazla zorlanabilirler.
Özgüvenlerini sağlamak için onlara vakit tanımak gerekir.
Eğitmenler bu dönemde kısa cevaplar gerektiren sorularla
öğrenciyi alıştırabilirler.
• Stres işi daha da zorlaştıran bir şeydir. Öğrenciye destek verin
onu yüreklendirin.
• Birisini konuşmada zorlanırken izlemek rahatsızlık verebilir.
Sakin olun, acele etmeyin ve o kimsenin dudaklarını okumaya
çalışın.

• Sözlü anlatım ve tartışma için değerlendirilme yapılacaksa
öğrenciye göre ayarlama yapmak gerekebilir.
• Öğrenciye grup çalışmasında diğer öğrencilerden destek
almak isteyip istemediğini, sizin bunu onlara iletmenizi isteyip
istemediğini sorun. Öğrenci bunu kendisi açıklamak isteyebilir;
ancak bunu önceden netleştirmek gerekir.
5.6 Tıbbi Sorunları Olan Öğrenciler
Çoğu insan mutlaka hastalık geçirmiştir ama bu genellikle geçici bir
durumdur. Oysa bazı insanların doğuştan veya sonradan olan kalıcı
rahatsızlıkları vardır. Bunlar kişinin yaşına, sağlık durumuna ve
tedavisine bağlı olarak farklıklık gösterir.
Çoğu da stres ve çevre faktörlerinden etkilenir. Bazıları için bunlar
fiziksel veya yetisel engel oluşmasına neden olur, fakat daha çok
güç ve dayanıklılık sorunu olarak ön plana çıkmaktadır. Bu
öğrencilere ödev verirken zamana yayılmış ve olası gecikmeler için
emniyetli marjları tanınmış bir program yapmak gerekebilir.
Özellikle okuldan uzak kaldığı dönemlerden sonra programı
yakalamaları için bu gerekli olabilir.
Bu durumdaki öğrenciler kendilerini özürlü olarak görmeyebilirler.
Derse başvuru sırasında da özel ihtiyaçları olabileceğini belirtmemiş
olabilirler. Aynı zamanda çevreden de önyargılı davranılacağından
korktukları için saklamış da olabilirler. Bu yüzden eğitmenlerin bu
tür görünürde hemen belli olmayan rahatsızlıkları olan öğrencilere
anlayış ve hoşgörüyle yaklaşımları açıklanmalıdır.
Nezaket Kuralları:
• Öğrencinin mahremiyetine saygılı davranın. Başka öğrencilerin
yanında onun durumunu görüşmeyin.
• Öğrencinizin durumunu konu haline getirmeyin. Dersin
ortasında yemek veya özel ihtiyaçlarını gidermek için izin
isteyen öğrencinize karşı anlayışlı olun.
• Bazı öğrencilerin ilaç alma, kendine iğne yapma gibi özel
sağlık işleri için, bazılarının da gün içinde dinlenmelerine
imkan tanıyacak ayrı bir yere ihtiyaçları olabilir;
Kolaylaştırma Stratejileri:
• Eğitmen öğrencinin sağlığı ile ilgili endişe duyuyorsa bu
konuyu kendisiyle görüşmelidir. Tabii ki eğitmen öğrencinin
ilaç ve tedavi düzenine karışmamalıdır ancak mevcut tedavi
fayda etmiyor gibi görünüyorsa eğitmen doktoruna

danışmasını veya bir başka doktorla görüşmesini tavsiye
edebilir.
• Bazen yeni ortamların stresi veya baskı astım gibi hastalıkları
olanları olumsuz şekilde etkileyebilir. Öğrenciyi evindeymiş
gibi hissettirmek, onu rahatlatıp kendisini güvende olduğunu
iletmek önemlidir. Öğrenciye sınava hazırlanmaya yardımcı
olmak veya ödevlerinde yol göstermek onun üzerindeki
baskıyı azaltacaktır.
• Fiziksel çevre bazı durumları tetikleyebilir. Örneğin toz, duman
veya rutubet astım krizine neden olabilir. Büyük ihtimalle
öğrencinin ilacı yanında olacaktır, ancak eğitmen gerektiğinde
yardım çağırmayı bilmelidir.
• Bazı öğrencilerin ilaç alma, kendine iğne yapma, veya özel
işlerini halletmek gibi özel sağlık işleri için kendine özel bir
yere ihtiyacı olabilir. Nadir durumlarda öğrencinin yardıma
ihtiyacı da olabilir. Bu özellikle saha çalışması sırasında ortaya
çıkabilir, ama seminer veya sınav sırasında da olabilir.
• Bazı hastalıklarda diyet ve yemek saatleri son derece
önemlidir ve buna da uyulması gerekir.
• Saha çalışmasının yarattığı stresin kimse farkında olmayabilir.
Sağlık sorunu olan öğrencilerin çok az bir kısmının sorunları
olduğu dıştan anlaşılabilir. Eğitmenler bu ek strese karşı
duyarlı olmalı, öğrenciler için gerekli düzenlemeleri
planlamalıdırlar.
• Bazıları için sağlık ve güvenlik sorunları doğabilir. Her ne
kadar sağlık sorunları olan kimseler kendi kapasitelerinin ve
kısıtlarının farkında olsalar bile, örneğin epilepsi gibi
hastalıklar için özellikle laboratuvar koşulları, saha çalışmaları
gibi durumlarda eğitmenle durum değerlendirmesi yapılması
gerekir.

5.7 Görünmez Özürleri veya Psikiyatrik Engelleri
Olan Öğrenciler
Şunu belirtmek gerekir ki her gün yakın ilişki halinde olduğumuz
kimselerin bile bazı rahatsızlıklarını anlamanız mümkün olmayabilir.
Ne var ki kronik ağrılar, epilepsi veya psikiatrik sorunlar kişilerin
günlük hayatlarını derinden etkileyebilir. Öğrencilerin hayatını
etkileyen bazı uzun vadeli hastalıklar şunlardır:

7.0

Pek çok durumda kişiye en çok sıkıntı veren hastalığın kendisinden
daha fazla yan etkileridir. Örneğin bir öğrenci hastalığı nedeniyle
yorgunluk veya stresten şikayetçi olabilir, aldığı ilaçlar uyku veya
dalgınlık yapabilir.
Değişik hastalıkların tedavilerinde kullanılan ilaçların yan etkilerinin
incelenmesi ve anlaşılması son derece önemlidir. Eğitmenin doğru
olmayan zamanda sınav veya ödev vermenin önüne geçmesi için bu
konuda öğrenciyle görüşmesi; gerektiğinde de ek süre vermesi
gerekebilir.
Bazı öğrenciler için, her ne kadar sağlık sorunları olanlar kendi
durumlarını en iyi şekilde değerlendirebilirlerse de, gene de sağlık
ve güvenlik konularına dikkat etmek gerek.
Nezaket Kuralları:
• Öğrencinin mahremiyetine saygı gösterin, onun rahatsızlığını
başkalarının yanında konuşmayın.
• Öğrencinizin durumunu açıklamak konusunda ihtiyatlı olun.
Dersin ortasında yemek veya özel ihtiyaçlarını gidermek için
izin isteyen öğrencinize karşı anlayışlı olun.

• Bazı öğrencilerin ilaç alma, kendine iğne yapma gibi özel
sağlık işleri için kendine özel bir yere ihtiyacı olabilir;
bazılarının gün içinde dinlenecek yere ihtiyacı olabilir.
Kolaylaştırma Stratejileri:
• Bazen yeni ortamların stresi veya baskı (özellikle evden ilk
defa ayrılalar için) astım gibi hastalıkları olanları olumsuz
şekilde etkileyebilir. Öğrencinin kendisini rahat ve güvende
hissetmesine yardımcı olmak gerekir.
• Fiziksel çevre bazı durumları tetikleyebilir. Örneğin toz, duman
veya rutubet astım krizine neden olabilir. Öğrencinin ilacı
yanında olacaktır büyük ihtimalle, ancak eğitmen gerektiğinde
nereden yardım çağırabileceğini bilmelidir.
• Sağlık sorunları nedeniyle bazen öğrenci dersi veya semineri
kaçırabilir. Eğitmenler bu öğrencilerin derslerinden geri
kalmamaları için okuma parçalarını, ders notlarını ve sınıfta
dağıtılan kağıtları kendilerine iletmelidirler.
• Öğrenci sadece belli sürelerle çalışabiliyorsa ödev teslim
tarihlerinde ek süre verilmelidir. Ancak dikkat edin, bu iki
tarafı keskin bıçağa benzer, bazen ödevlerin üst üste yığılması
da söz konusu olabilir.
• Öğrencilere zaman yönetimi ve işlerini organize etmek
konularında yardımcı olun. Görevleri küçük ve üstesinden
gelinebilinecek parçalara bölün.
• Öğrenciye yardımcı olmak amacıyla sınıftan birisi seçilebilir.
Bu arkadaşı ona kaçırdığı derslerin notlarını bulmasını sağlar.

5.8 Ruhsal Sağlık Sorunları Olan Öğrenciler
Her ne kadar herkes ara sıra stres veya mutsuzluk dönemlerine
giriyorsa da bazılarının bu dönemlerle baş etmesi mümkün
olmayabiliyor. O denli etkilenebiliyorlar ki ciddi fiziksel veya
davranışsal sorunlar yaşayabiliyorlar. Bazıları için ise kimyasal
dengelerin bozulması veya tıbbi sorunlar (saldırganlık, içine
kapanma, veya birtakım obsesyonlar gibi) davranış değişikliklerine
yol açabiliyor.
Bazı insanlarda bu tür sorunlar doğuştan olabiliyor (örneğin
Asperger Sendromu gibi); kimisi ise zamanla sonradan
rahatsızlanabiliyorlar (depresyon gibi). Bazen durum geçicidir ve ilaç
tedavisiyle, dinlenmeyle veya terapiyle düzelir. Ancak kimi zaman
uzun vadelidir ve o kişi kimi zaman sağlıklı, kimi zaman da rahatsız
olarak hayatını sürdürür.
Ruhsal sıkıntıları olan insanların çoğu özgüven sorunları yaşarlar.
Eğitmenlerin bunun farkında olmaları ve öğrencinin kendine
güvenini kuvvetlendirmeleri eğitimlerine de fayda sağlayacaktır.

Nezaket Kuralları:
• Öğrencinin mahremiyetine saygı gösterin, onun rahatsızlığını
başkalarının yanında konuşmayın.
• Onun devamsızlığını veya davranışlarını sınıfta konu haline
getirmeyin. Sabırlı ve sakin davranın.
• Bazı öğrencilerin ilaç alma, kendine iğne yapma gibi özel
sağlık işleri için kendine özel bir yere ihtiyacı olabilir;
bazılarının gün içinde dinlenecek yere ihtiyacı olabilir.
Kolaylaştırma Stratejileri:
• Ruhsal sorunları olan öğrenciler kendilerini anlamayan
insanlar tarafından dışlandıklarını hissederler. İyi bir iletişim
ve yüreklendirme son derece faydalı olacaktır. Konuyu
öğrenciyle bire bir, detaylı şekilde görüşün ki kendisinin en
rahat edeceği ortamı tespit edin.
• Kimi zaman insanlar ya işin gereğini anlamadıkları için ya da
işin gereğini yapamayacaklarını düşündükleri için aşırı
derecede içlerine kapalı veya tam tersi, etrafı rahatsız edermiş
gibi görünürler. Bu durumun farkında olmak eğitimcilerin
konuya müdahele etmelerine ve başarısızlık döngüsünü
kırmalarına olanak tanır.

• Bazen öğrencilerin yeni duruma uyum sağlamaları,
özgüvenlerini geliştirip yeteneklerini ortaya koymaları zaman
alır. Bunun için öğrencilere zaman tanımak, olanak sağlamak
gerekir.
• Değerlendirme, özellikle de ödev ve sınav gibi resmi
değerlendirme herhangi bir öğrenci için stres yaratır. Bu
durumda öğrenci düşük performans sergileyebilir. Alıştırma,
deneyim ve yüreklendirme ile bu endişeler giderilebilir.
• Ruhsal sorunlar yaşayan öğrenciler için sunulabilecek en
faydalı hizmetlerden birisi de bireysel danışmanlıktır.
• Ara sıra ilaç tedavisi alan öğrenciler uyku hali ve uyuşukluk
gibi birtakım yan etkilerden rahatsız olabilirler. O öğrencinin
performansını etkileyecek bir konu olduğu için eğitimci olarak
bilmenizde doğal olarak fayda vardır. Aynı zamanda eğer
derste tehlike içeren etkinlik veya maddeler yer alıyorsa risk
değerlendirmesi yapılması önerilir.

6. Sağlık ve Güvenlik Sorunları
Başkaları sıklıkla özürlü kimselerin sağlık ve güvenlik riski taşıdıkları
yolunda varsayımda bulunurlar. Oysa durum böyle değildir. Bazen
çevremiz herkes için belli tehlikeler arz eder. Eğitimciler tüm
öğrencilerle iletişimin eğitime elverişli ve güvenli ortamlarda
sağlanmasından sorumludurlar.
Özürlü kimseler kendi sınırlandırmalarını bildikleri için herhangi bir
durumu tehlikeli olarak gördüklerinde bunu zaten dile getirirler.
Örneğin el becerisi gerektiren bir fen deneyini gerçekleştirmek
ellerinde artirit olan birisi için çok zorlayıcı, hatta tehlikeli olabilir.
Ancak insanların sağlıkla ilgili deneyimleri farklıdır ve mümkün
olduğu yerlerde uygulamada uygun düzenleme yapmadan önce her
durum kendi içinde değerlendirilmelidir. Örneğin öğrencinin
denetimi altında bir başkası ödevin fiziksel aktivite içeren kısmını
yerine getirebilir.
Risk Değerlendirme
Risk Değerlendirme Nedir?
Risk değerlendirme basit şekliyle bireylere nelerin zarar
verebileceğinin incelenip bunların olasılığının ölçülmesidir. Bu
sayede eğitimciler aldıkları önlemlerin güvenli uygulama ve sağlık ve
güvenlik yönetmeliklerine uygun olup olmadığına karar verebilirler.
Birleşik Krallık Sağlık ve Güvenlik Yöneticisinin tehlike ve risk
tanımlamaları aşağıdaki gibidir:
• Tehlike herhangi bir şekilde zarar verecek potansiyele sahip
olan şeyleri ifade eder (örneğin: kimyasallar, elektrik,
merdiven kullanımı gerektiren çalışma gibi);
• Risk ise küçük veya büyük olasılıkla birisinin zarar görme
ihtimalidir.
Risk Değerlendirme ve Özürlülük
Elbirliğiyle öğretmenler, eğiticiler ve özürlü öğrenciler belli bir ders
için sağlık ve güvenlik koşullarını yerine getirebilirler. Eğitimcilerin
özürlü öğrenciyi dahil edip bireysel şartları göz önünde tuttuğunda
süreç en iyi şekilde işler.
Öğretmenler ve Eğitmenler:
• Tüm bireyler için risk yönetimi yerine getirmelidir;
• Varsayımlardan kaçınarak özürlülük durumunu
değerlendirmelidirler;

• Özürlü öğrencileri risk değerlendirmeye ve “makul
düzenlemeler” yapmaya dahil etmelilerdir;
• Gerekli yerlerde konuyla ilgili uzmanlara danışmalıdır;
• Gerektiğinde özürlü öğrenci ve/veya temsilcileriyle durumu
gözden geçirmelidir.
Risk değerlendirmesi aşamaları:
Risk değerlendirmesinin öğrencinin katkılarıyla tamamlanmasını ve
Veri Koruması ile ilgili kurumunuzun politikaları doğrultusunda tüm
verilerin gizliliğinin temin edilmesini sağlayınız.
Bakınız Risk Değerlendirme Formu (Ek 1)
1. Öğrenciyi olası tehlikelerden haberdar ediniz –
Değerlendirmeye alacağınız önemli tehlikeleri listeleyin. Sadece kişi
veya kişilere ciddi zarar verebilecek olan tehlikeleri ele alın (örneğin
belli aletlerle çalışmak veya sıcak sıvıların olduğu ortamlar gibi).
2. Faaliyeti yerine getirirken öğrencinin ne şekilde zarar
görebileceğini detaylı şekilde açıklayın.
3. Risk Kontrolü:
Riski kontrol altına almak için neler yapılmalıdır? Burada konumuz
riski kontrol altına alıp azaltmaktır; riskin tümüyle ortadan
kaldırılması değildir. Bir ağacın hastalıktan kurtarılması için
budarken zincir testere kullanılması örneğinde tehlike zincir
testerenin işleyişi, risk de kullananın el veya kolunun kesilmesi ise
normalde riski kontrol altına alma önlemleri de uygun güvenlik
tedbirleri ve emniyet kapaklarının kullanılması, kullanımın yetkin ve
eğitimli kişilerce sınırlandırılması ve yetkisiz kullanımın engellenmesi
için de güvenli saklama koşullarıdır.
Örnek olay:
Tıbben kontrol altına alınamayan bir epilepsi hastası, ağaç bakımı
kursuna yazılır. Ancak öğrenciden sara krizlerinin sıklığı ve
yoğunluğu hakkında detaylı bir bilgi alındıktan sonra öğrencinin
kursa kabul edilmesinin uygun olmayacağına karar verilir. Özürlü bir
kimsenin testereyle kendisine veya başkalarına zarar (tehlike)
verme olasılığı oldukça yüksek (riski) ve bu riskin ortadan
kaldırılması için uygulanacak hiçbir kontrolün bulunmadığı dikkate
alınmıştır.

4. Risk seviyesi:
8.0

9.0

10.0

5. Mevcut risk kontrol yöntemlerinden tatmin olmadıysanız o
zaman konuyu ekipteki yetkili kimseye veya yöneticiye yansıtın.

11.0

7. Özürlü Öğrencilerin Adil Değerlendirilmesi
Özürlü öğrencilerin adil olarak değerlendirilebilmeleri için seçilen
yönteme çok dikkat edilmesi gerekir.
Konuşma ve İmlâ
Eğer değerlendirme öğrencilerin yazılı çalışmalarına dayanıyorsa
özel öğrenme zorluğu veya disleksi sorunu olan öğrencilerin, yazım
veya imlâ hatalarından dolayı dezavantajlı duruma düşmemesine
dikkat edilmelidir. Özellikle bu hatalar eğitimde üzerinde durulan ve
değerlendirmeye tabi tutulan bir konuda yapılmamışsa, not kırmak
adil olmayacaktır.
Geri Bildirim
Disleksili öğrencilerin el yazısını okumakta güçlük çekebileceklerini
dikkate alarak, geri bildirimleri kelime işlemci tarafından
hazırlayarak basılı ya da elektronik olarak vermek daha doğru
olacaktır.
Sınav koşulları altında gerçekleştirilen değerlendirmeler için kabul
edilebilir düzenlemeler:
• Ek süre
• İnternette ek süre
• Alternatif bir sınav mekanı
• Adaylar için son kayıttarihinin uzatılması
• Yardımcı teknoloji (konuşma tanıma/ekran okuyucu yazılımları)
• Sesle kumanda edilebilen yazılım
• Dışarıdan yapılacak değerlendirmeler için materyalin
zamanından önce açılması
• Büyütülmüş, değiştirilmemiş yazılar
• Büyütülmüş, değiştirilmiş yazılar
• Büyütülmüş ekran-üzeri değerlendirme materyali
• Braille olarak hazırlanmış değerlendirme materyali
• Düzeltilmiş dil ile hazırlanmış değerlendirme materyali
• İşaret dilinde hazırlanmış değerlendirme materyali
• Renkli kağıda basılmış değerlendirme materyali
• Renk kodlaması
• Sesli formatta düzenlenmiş değerlendirme materyali
• Bilişim teknolojilerinin kullanımı (kelime işlemciler)
• Elektronik kayıt cihazları aracılığıyla sesli cevap imkanı
• İşaret dilinde cevaplama imkanı
• Braille ile cevaplama imkanı
• Materyali okuyacak yardımcı
• Materyali yazacak yardımcı
• İşaret dili tercümanı
• Uyarıcı (sadece Yetkinlik Sertifikası için)
• Asistan
• Çevirmen, yazıcı

8. Toplantıyla İlgili Açıklamalar
Toplantı öncesinde
• Açıklama ve gizlilik konuları ile ilgili olarak kurumsal prosedürü
öğrenciye izah etmeniz, kurum politikalarıyla ilgili doküman ve
kurumunuzda özürlüler konusunda yetkili kimsenin iletişim
bilgilerini ona ulaştırmanız gerekir.
• Öğrenci görüşme talep ederse veya birebir konuşmayı tercih
ederse ona toplantı amacının ders destek ihtiyaçlarının tespiti
olduğunu açıklayınız.
• Öğrenciden toplantı için herhangi bir desteğe ihtiyacı olup
olmadığını tespit edin. Örneğin, dudak okuyabilen/işaret diliyle
iletişim kurabilen biri, işitme amaçlı indüksiyon devresi olan bir
oda veya not tutabilen bir yardımcı gerekebilir.
• Eğer faydası olacaksa öğrencinin bir aile ferdini veya başka bir
yakınının da toplantıda bulunmasına verin.
• Toplantı için kolay erişilebilir, sessiz, rahatsız edilmeyeceğiniz
bir mekan seçin.
Toplantı sırasında
• Toplantının amacını öğrenciye anlatın, soruları veya endişeleri
varsa bunları dile getirmesini teşvik edin.
• Eğitim ve öğrenim etkinliklerini izah edin. Bunların içinde
öğrencinin eğitimini engelleyecek veya zorluk çıkaracak
unsurlar olup olmadığını sorun.
• Öğrencinin tercih ettiği öğrenim şeklini dile getirmesini ve
ihtiyaçlarını belirlemesini teşvik edin. Aynı zamanda dersten en
iyi şekilde faydalanabilmesi için yapılabilecek makul
düzenlemeleri sizinle görüşmesini sağlayın.
• Olası tehlikeleri belirleyin ve gerekirse risk değerlendirmesi
yapılmasına önayak olun.
• Öğrenci, durumunun sadece sizin tarafınızdan bilinmesini
istiyorsa, onunla yapabileceğiniz düzenlemeleri ve
verebileceğiniz desteği görüşün.
• Öğrenciye, durumunun sizden başka kimse tarafından
bilinmemesi halinde, kurumun sunabileceği birtakım
imkanlardan (sınavlarda ve değerlendirmelerde tanınan haklar
gibi) faydalanamayacağını açıklayın.
• Öğrenciye size verdiği bilginin kendi isteği dışında hiç kimseyle
paylaşılmayacağının güvencesini verin. Ancak eğer öğrencinin
özel durumunun kendisine veya başkalarına tehdit
oluşturacağına inanılıyorsa o zaman bu bilgiyi diğer eğitim
yetkilileriyle paylaşacağınızı anlatın.
• Mahremiyet ve gizliliğin sınırlarını çizen kurumunuz tarafından
hazırlanmış bir anlaşma formu varsa bunu öğrenciyle birlikte
imzalayın.
• Öğrenciye, görüşmenizle ilgili bir tutanak hazırlayarak
anlaşmaya varılan hususları kaydedeceğinizi belirtin.
Toplantı sonrasında
• Öğrenciye toplantı notları taslağını göndererek üzerine kendi
yorumlarını eklemesini isteyin.
• Toplantı notlarının son halini öğrenciye iletin.
• Ne gibi bir yol izleneceğini ve sorumlulukları görüşmek için
iletişim yolları oluşturun.
• Öğrenci mahremiyetinin korunmasını istemişse, destekleyici
düzenlemeleri yapabilmek için verilen bilgileri ve toplantıda
varılan kararları temel alın.
• Destek sistemlerinin uygunluğunun sürdürülebilmesi için,
öğrenciyle birlikte bir gözden geçirme sistemi belirleyin.
• Risk değerlendirilmesi yapıldıysa süreç ve sonuçları ile ilgili
geri bildirim sağlayın. Öğrencinin eğitime katılmasını reddetmeden
önce bütün yolların araştırıldığından emin olun.

9. Erişilebilir Bir Etkinlik Düzenlemek
Etkinliğin plamlama aşamasında, potansiyel katılımcıların
ihtiyaçlarını dikkate almak, hem etkinliğin gerçekten erişilebilir
olmasına, hem de planlamayı üstlenen personelden
kaynaklanabilecek sorunların en aza indirilmesine yardımcı olacaktır.
Etkinlik öncesinde:
Etkinliğin Yapılacağı Yer
Etkinliğin yapılacağı yere gelen yollar ve girişlerin
erişilebilir olması:
• Ana girişe yakın yolcu indirme bindirme yeri ve özürlüler için
uygun park yerleri
• Binaya gelişlerde ve binanın çevresinde engel olmaması
• Girişte basamaklar veya merdivenler varsa, güvenli bir rampa
veya girişe erişim sağlayan özürlülere ayrılmış bir asansörün
olması
• Tekerlekli sandalyenin geçebileceği genişlikte kolay erişilebilir
ana giriş kapısı
• Uygun kapı açılma sistemleri
• Bina içinde ve dışında toplantı salonlarına, asansörlere,
tuvaletlere, restoran, kafe ve diğer hizmet birimlerine açık seçik
görünür şekilde asılmış ve gerektiğinde etkinliğin adının da
yazıldığı işaret ve yol tarif levhaları
• Acil durumlarda binayı boşaltmak için ve asansörlerin kullanım
dışı kaldığı hallerde engellilerin dışarı çıkmalarını kolaylaştıran
acil çıkışlar
• Mümkünse, sabit veya geçici işitme amaçlı indüksiyon devresi,
ya da kızıl ötesi veya ses güçlendirici sistemler kullanılması.
Anons sistemi olan yerlerde sesli iletişimin yerine geçecek
alternatif iletişim araçları kullanarak acil çıkış gibi kritik
bilgilerin anlaşılmasını güvenceye almak
Dolaşım ve erişim alanlarının etkinliklerde açık tutulması:
• Koridorlar ve kabul bankolarında engellerin kaldırılması
• Bütün etkinlik mekanlarının ya aynı katta bulunması, ya da tüm
katılımcıların ayrılan zaman içinde bu mekanlar arasında geçiş
yapmalarına olanak sağlayacak rampalar ve/veya asansörlerin
bulunması
• Masalar ve sandalyeler arasında hareket edilebilecek kadar
açıklıklar olması
• Taşınabilir ve değiştirilebilir oturma düzeni, yüksekliği sırtı,
kolları ayarlanabilen koltuklar ve tekerlekli sandalye
yüksekliğine ayarlanmış masalar; hem tekerlekli sandalye

kullananlar hem de diğer kimselerin serbestçe dolaşıp
istedikleri yerlere oturma imkanlarının bulunması
• Fondan gelen ısıtıcı veya müzik gibi seslerin olmaması
• İyi aydınlatılmış, mümün olduğunca gün ışığından yararlanan
odalar
• Masalar, duyuru panoları, ilan tahtaları, beyaz tahtalar ve
bunlara benzer eşya ve ekipmanın tekerlekli sandalye
kullananlar tarafından kolayca erişilebilmesi
• Konuşma podyumunun veya sahnenin kolayca erişilebilir olması
Asansör, tuvalet, egzersiz, yeme içme alanları gibi hizmet
birimleri:
• Asansörlerin, dışta ve içte erişebilir seviyede dokunmatik
düğmeleri olması, tekerlekli sandayle kullananlar tarafında
kendi başlarına girip çıkmalarına ve tekerlekli sandalye dışında
bir kişinin daha girmesine uygun olması
• Mümkünse tekerlekli sandalye kullananlar için yapılmış platform
şeklinde kapısız asansörler
• Belirgin bir şekilde işaretlenmiş, kolay erişilebilen en az bir adet
kadın-erkek (üniseks) tuvalet
• Uzun süren etkinliklerde, dinlenme ve egzersiz için uygun
alanlar, rehber köpekler için su kapları
• Kafe ve restoran hizmetlerine tekerlekli sandalye ile kolay
erişimin sağlanması; bankoların, barların, masaların, tekerlekli
sandalye yüksekliğine uygun olması; hareketli oturma düzeni
ve kolayca anlaşılabilir formatlarda bilgilendirme sistemleri
Erişilebilir tanıtım:
• Uygun formatlarda hazırlanmış ilan, poster, broşür gibi
bilgilendirici materyal
Kayıt:
• Alternatif formatlarda düzenlenmiş kayıt noktaları
• Kayıt sırasında katılımcının özel ihtiyaçları ve isteklerinin
kaydedilmesi
Dil destek uzmanlarının (Language Support Professionals
– LSP) temin edilmesi:
• Dil destek uzmanlarının mümkün olduğunca etkinlikten çok
önce organize edilmesi
• Bir saatten fazla sürecek bir etkinlik için iki uzmanın temin
edilmesi
• Çoğu etkinlikte, ve özellikle de genele açık olanlarda mutlaka
bir dil destek uzmanının hazır bulunması. Kayıt sırasında tüm
ihtiyaçların yazılı olarak alınmasına özen gösterilse de böyle
etkinliklerde her zaman beklenmedik bir şekilde ihtiyaç
doğabilmektedir.
• Dil destek uzmanının konuyla biraz aşina olabilmesi için
gündemi, sunuşları vs etkinlikten önce görmüş olmaları;
özellikle de kısaltmalar, teknik terimler, yabancı kelimeler varsa
bunların önceden kendilerine iletilmesi
• Dil destek uzmanının kolsuz sandalye vb. gibi ihtiyaçlarının
önceden belirlenmesi
Programın yapısı, konuşmacılar, eğitmenler, sunum
yapanlar ve diğer destek personeli:
• Etkinlik başladıktan sonra uygun aralarda giriş çıkışa izin
verilmesi, ayrıca her 20-30 dakikada bir ara verilmesi
• Konuşmacıların, eğitmenlerin ve sunum yapanların önceden
sadece kapsam konusunda değil, katılımcıları dahil etme
konularında da bilgilendirilmesini sağlanması
• Sunum yapanların, kolaylaştırıcıların ve çalıştay yöneticilerinin
özürlülerin de iletişime entegre olmasını sağlama; özellikle
tanıştırma, kaynaştırma, tartışma, karar alma ve
egzersizlerdeki entegrasyon konusunda bilgilendirilmeleri; tüm
katılımcıların sunulan materyale erişmelerini sağlamaları
• Etkinlik başlamadan evvel bütün çalıştaylar için not tutanların
hazır bulunmaları
• Dil destek uzmanlarının ve bireysel asistanların esas etkinliğin
yanısıra gerektiğinde aracılık yapmak veya yardımcı olmak için
daha etkin katılım sağlamak üzere çalıştaylarda da hazır
bulunmaları
• Etkinlik düzenleyenlerin kayıt, catering hizmetleri ve güvenlik
gibi destek personelin de iyi uygulama modeli hakkında
bilgilendirilmiş olmaları (özellikle dışardan bu hizmetler temin
edildiği durumlarda)
Sunumlar:
• Etkinlik başlamadan önce erişilebilir formatlarda sunum ve
notların hazırlanıp dağıtılması
• Mümkün olduğunca (daha önce erişilebilir formatta öğrencilere
dağıtılamamışsa) tepegöz, akış diyagramları ve grafiklerin
kullanımından kaçınılması; eğer diyagramlar ve grafikler
kullanılıyorsa bunlar hakkında katılımcılara detaylı bilgi
verilmesi
• Dil destek uzmanlarına da sunum materyalinin (özellikle de
kısaltmalar, yabancı kelimeler veya teknik deyimler içeriyorsa
konuşma metninin de) etkinlikten olabildiğince evvel verilmesi;
• Tepegöz kullanıldığında yazıların büyük ve olabildiğince kolay
okunacak şekilde hazırlanmış olması
• Sunumlarda renkli fon kullanmaktan kaçınılması; kullanılması
halinde de kontrast tonda yazı kullanılması

• Tepegöz, grafik, PowerPoint sunum kullanıldığında sunumu
yapan tarafından her yazılan yüksek sesle okunmalı, grafikler
açıklanmalıdır; yüksek sesle okunduğu zaman işaret dili
çevirmenine de olanak tanınmış olunur, ayrıca başka
formatlarda, örneğin Braille kullananlar için takip kolaylığı olur
• Temel kavramlar ve noktaların çoklu anlatımla (görsel, işitsel ve
dokunma duyusuyla) algılanabilecek şekilde sunulması
• Videolar altyazılı olmalı; içeriği de sözlü olarak anlatılmalıdır
• Soru veya tartışmaya katılım için en azından bir adet gezici
mikrofon bulunmalı
• Sunumu kaydetmek isteyen katılımcılar da dikkate alınmalı
Konuşmacılar:
• Konuşmacılara sunum sırasında katılımcıların anlayamayacağı
kısaltmalar, teknik terimler kullanmamalarını hatırlatmak,
eğer kullanılıyorsa da açıklama yapılmasının önemini
vurgulamak gerek
• Konuşmacılar açık seçik konuşmalı, fazla hızlı konuşmamalı ve
dinleyicilere yüzleri dönük olmalı, konuşurken elleriyle
ağızlarını kapamamalılar
• Konuşmacılar katılımcılar tarafından dudak okunabilmesi için
ortamın iyi aydınlatılmış olması gereğini bilmeliler; odada
ışığın gelişine göre durmalı, yüzleri gölgede kalacağı için cam
önünde konuşmaktan kaçınmalılar; ayrıca ışıklar kısıldığında
çevirmenin de yüzünün aydınlıkta kalması gerek
• Konuşmacılar sunumlarını önceden saptanan zaman dahilinde
bitirmeli
• Konuşmacılar özellikle iletişimde bulunmakta olan dil destek
uzmanlarının önüne geçmemeli
• Cevaplamaya geçmeden önce dinleyiclerden gelen soruları
konuşmacının tekrar etmesi gerekebilir
Alternatif formatlarda yazılı materyal:
• Etkinlikle ilgili bütün bilgilerin ve dokümanların en az on gün,
hatta iki hafta öncesinden katılımcı tarafından belirtilmiş
formatta hazırlanıp teslim edilmesi gerekir.
Sergileme ve kayıt düzenleme:
• Etkinlik başlamadan önce kayıt personelinin erişebilirlik
konularında bilgilendirilmesi
• Bütün mekanları ve hizmet alanlarını gösterir büyük boy
levhalar
• Özürlüler için uygun (masa yüksekliği ve diz hizası uygun)
kabul ve kayıt masaları
• Kayıt ve kabul mekanlarında sandalyeler bulunması
• Kayıt ve kabulda dil destek uzmanlarının hazır bulunması
• Erişilebilir formatta (çalıştaylara kayıt formaları dahil) bilgi ve
formlar
• Büyük puntolarla mümkünse önceden hazırlanmış, kullanım
kolaylığı olan yaka kartları; eğer yerinde yazılması söz konusu
ise çeşitli boylarda kalemlerin hazır bulunması
• Çalışır vaziyette ve bütün katılımcıların hizmetinde ses
kalitesini yükseltmek için sistemler (işitme amaçlı indüksiyon
devresi vb)
• Özellikle görme veya işitme zorluğu olan katılımcılar için dil
destek uzmanına yakın, mümkün olduğunca önde yer
ayrılması
Hemen etkinlik öncesinde mekanların düzenlenmesi ve
ihtiyaçları:
• İşaret dili çevirmeni kapı önünde durmamalı çünkü arkasından
ya da önünden insanlar geçebilir
• İşaret dili çevirmeni ve katılımcılar arasında boş alan
bulunmalı ki kolayca izlenebilsin; yüzü yeterince aydınlanmalı,
gölge düşmemeli
• Konuşmadan yazıya çevirim kullanıldığında oda büyük ekrana
yansıtılabilecek şekilde düzenlenmeli
• Mekanın masalar, koltuklar ve ekipmanın etrafında
gezilebilecek şekilde olmasını temin edin, yollar ve dolaşımda
engeller olmamalı
• Bütün katılımcıların nerelere oturacaklarına kendi karar
verebilmelerini sağlayın
• Oda ısısı sabitlenmeli, bütün ışıklandırma kontrolden geçmiş
olmalıdır
• Bütün ekipmanın çalışması kontrolden geçmeli
• Bütün ekipman, içecekler ve kaynaklar katılımcılara ve sunum
yapan kimselere açık olmalı, erişilebilir olmalı
• Bütün acil çıkışların açık olması, acil çıkış protokülünün
organizasyonu üstlenenler tarafından iyi bilinmesi sağlanmalı
• Erişilebilir tuvaletlerde temizlik malzemeleri ve diğer engeller
olmamalı
Etkinlik süresince
• Gelenleri nezaketle karşılayın ve gerektiğinde yardım edin
• Açık seçik yazılmış levhalar insanların etkinlik mekanını
kolayca bulmalarını sağlar
• Katılımcıları etkinliğin başında tuvaletler ve acil çıkışlar
hakkında bilgilendirin
• Çalışan personele terkedilmiş çanta gibi konularda dikkatli
olmalarını öğütleyin
• Bazı katılımcılar bire bir yardıma ihtiyaç duyabilirler, acil
çıkışları elinizle göstermekle kalmayın, yerlerini tarif edin
• Etkinliğin kurallarını belirtmekte fayda vardır, örneğin soru
cevap protokolü gibi
• Yerler belirtilmiş ise bütün özürlülerin birarada
oturtulmadığını, dil destek uzmanından da uzağa
düşmediklerini kontrol edin
• Eğer fotoğraf veya video çekilecekse bunun başlangıçta
belirtilip izin alınması gerek; ne için kullanılacağı açıklanmalı;
bazı kimseler flaşa karşı aşırı duyarlı olabilirler
• Etkinliği düzenleyenleri tanıştırmak ilerde kimden yardım
isteneceğinin belirtilmesi açısından faydalı olur
• Bir sunum için ışıkları kısarken destek uzmanının
görülebilmesini sağlayın
• Katılımcı soruları için gezici mikrofonlar çok faydalıdır
• Dil destek uzmanlarına düzenli olarak dinlenme molası tanıyın
Etlinlik sonrasında
• Etkinlikle ilgili notlar, çıktılar, tutanaklar alternatif formatlarda
hazır edilmeli

10. Erişebilir Bilgi için Genel Kılavuz
Bilginin Sunumu
• Basit bir dil kullanıp cümleleri kısa tutun böylece herkes
tarafından kolayca anlaşılır hale gelir.
• Aylık bülten gibi sürekli yayınladığınız bildirilerin formatını her
zaman aynı tutun, değiştirmeyin. Ancak kişilere bilgiyi
ulaştırmada esnek olun, tek bir araç yerine değişik yöntemler
kullanın.
• Normal yazılar için Arial12 punto; aksine bir bildirim olmadığı
sürece görme bozuklukları olan kimseler için Arial 20 punto;
öğrenme zorlukları olanlar için de en az Arial 14 punto kullanın.
• Açık seçik, kısa ve kolay anlaşılan cümleler kullanın. Kısaltmalar
ve özel terimler kullanmayın.
• Yazı yazarken tümünü büyük harf, alt çizgi veya yatık yazı
kullanmayın. Bunların hepsi metinin zor okunmasına neden olur.
• Yazıyı sayfaya kenarları blok gelecek şekilde formatlamayın.
• Ne yazacağınızı önceden planlayın. Gereksiz detayları atın,
önemli bilgileri de mantıklı bir sırayla sunun.
• Yazı yazarken cümle yapısını daha çok karşınızdakine yönelik
kurun. Edilgen yapı, devrik cümle, eksiltili cümle kullanmayın.
İsim cümlesi, etken yapı kullanın: “siz” ve “biz” şeklinde
kurulmuş cümle yapıları daha kolay anlaşılır.
• Gerekli yerlerde bilgiyi değişik formatlarda sunun. Örneğin
“kolay okunur” (öğrenme güçlüğü çeken insanlar için), Braille,
video, işaret dili gibi farklı formatlar kullanılabilir.
• Başka bir kurum tarafından yayınlanan bilgi kullanıyor iseniz
(örneğin başka bir yerdeki bir etkinlikle ilgili), o bilgiyi de değişik
formatlarda size vermelerini isteyin ki gereksinim halinde
dağıtabilirsiniz.
Görsel Kullanımı
• Görseller doğru kullanıldığında bilginin kolay algılanmasını ve
yazının kolay okunmasını sağlar.
• Metininizi desteklemek için fotoğraf, şekil, çizim gibi görseller
kullanabilirsiniz. Amacınız okuma zorluğu çeken kimselerin bile
bilgiyi bir bakışta algılayabilmesi olmalıdır.

• Tek bir görsel çeşidi seçmekte fayda var. Aksi takdirde çok çeşitli
fotoğraf, çizim vs. hepsi birden kullanıldığında görsel kalabalık
algılama zorluğuna neden olabilir.
• Görsellerde tiplemeler değişik ülke ve ırklardan olmalı artı
engelliler de katılmalıdır. Görseller farklı kültürlerden ve özür
gruplarından insanları göstermeli. Ayrıca özel binaları ve kişileri
de gösterebilir.
• Görsellerin metinin sağ tarafına yerleştirilmesi daha uygundur.
• Siyah beyaz yerine renkli görseller tercih ediniz.
• Çizimler çocuksu veya küçük düşürücü olmamalıdır.
• En iyi çizimler basit, yani sade ve fazla kalabalık olmayanlardır.
• Bir fikri anlatmak için espirili bir yaklaşım kullanıyorsanız dikkatli
olunuz. Espiri, olayın özünü arka plana itebilir, iletmek istediğiniz
mesajı yanıltabilir, hatta bazı kimselerin hassasiyetlerine de
dokunabilir.
• Bazen mektubun veya yazının sonuna yazarın bir fotoğrafı
iliştirilebilir.
Fotoğraf Kullanımı
• Genelde fotoğraf, okuyucular tarafından en çok tercih edilen
görseldir.
• Bir fotoğrafla pek çok bilgi iletebilirsiniz. Aynı zamanda fotoğraf
kolay okunabilen bir iletişimdir.
• Özellikle belli bir kişiden veya binadan söz edilirken fotoğraf
kullanımı faydalı olur.
• Fotoğraflarını kullanırken mutlaka o kişilerden izin almanız
gerekir.
• Belli bir fikri anlatabilmek için fotoğraf seçerken özen göstermek
gerekir. Örneğin mutlu bir kişi göstermek istiyorsanız resmin
arka planı fazla kalabalık olmamalı ki o kimsenin yüz ifadesi
karmaşada kaybolmasın.
• Ancak unutmayınız ki fotoğraf her zaman fotokopide iyi sonuç
vermeyebilir.

11. Erişilebilir Baskı için Kontrol Listesi
□ Basit ve kolay okunabilir font kullanılması (tercihen
Arial, Tahoma, Sans Serif veya Comic Sans Simple)
□ En az 11 punto büyüklüğünde olması
□ Yazının sola hizalı olması
□ Mantıklı ve tüm belgede tutarlı olan bir format
kullanılması
□ Yazı ve fon arasında iyi bir kontrast olması
□ Paragraflar arasında boşluk bırakılması
□ Kağıdın arka yüzünü göstermeyecek kadar kalın olması
□ Kağıdın veya şeffaf yaprakların parlak olmaması
□ Bütün yazıların yatay yazılması
□ Sütünlar arası yeterli boşluk olması
□ Kelimelerin satır sonunda kesilmemesi
□ Büyük harflerle yazılmış çok fazla yazı olmaması
□ Yatık yazı (italik) kullanılmaması
□ Altı çizili kelimeler olmaması
□ Resim veya şekiller üzerine yazı yerleştirilmemesi
□ Bilgilerin sadece görseller, grafikler veya renklerle ifade
edilmemesi

12. İnternet Erişimi için Genel Bilgi
İnternet Nedir ?
İnternet, özürlülerin algılayabilecekleri, kullanabilecekleri, içinde
gezinebilecekleri ve etkileşim kurabilecekleri, hatta katkıda
bulunabilecekleri bir ortamdır. Sadece özürlüler için değil, örneğin
yaşlıların da yararlanabilecekleri bir ortamdır.
İnternete erişiminden söz edebilmek için erişimi zorlaştıran tüm
engelleri göz önünde bulundurmak gerekir. Bunlar, görme, işitme,
konuşma veya fiziksel engeller olabileceği gibi anlamayla ilgili veya
nörolajik engeller de olabilir.
İnternet erişimleri, özürleri nedeniyle engellenen veya zorlaşan
milyonlarca insan bulunmaktadır. Halihazırda çoğu web sitesi, özürlüler
açısından erişimi zor veya imkansız bir konumdadır. Ancak web siteleri
erişilebilir konuma geçtikçe özürlülerin de webi kullanmaları ve katkıda
bulunmaları yaygınlaşacaktır.
İnternete erişim kolaylığı, sadece özürlülerle ilgili de değildir. Örneğin,
internet erişiminde, web sitelerinin ve yazılımların çok değişik kullanıcı
profilleri, ihtiyaçları, tercihleri ve konumlarını dikkate alarak
hazırlanması esastır. Söz konusu esneklik, aynı zamanda özürlü
olmayan birçok kişiye, örneğin internete yavaş bağlananlara, kol
kırılması gibi geçici sakatlık yaşayanlara, ve yaşlanmaya bağlı olarak
yetilerinde kayba uğrayanlara da hizmet eder.
İnternet Erişimi Neden Önemlidir?
Web siteleri günümüzde yaşam için önemli bir kaynak oluşturmaktadır.
Eğitim, istihdam, kamu hizmetleri, ticaret, sağlık hizmetleri, eğlence ve
daha birçok alanda hizmet almak mümkündür. O nedenle internete
erişim olanağı sağlamak, özürlülere eşit kullanım ve eşit fırsat tanımak
açısından çok önemlidir.
İnternet erişimi, özürlülerin topluma daha etkin şekilde ve tam
olarak katılmlarını sağlamaya yardımcı olur.
Daha once görülmemiş boyutlarda özürlülerin bilgiye erişmelerini ve
etkileşime girmelerine olanak verir. İnternet teknolojileri sayesinde
baskı, ses ve görsel medyaya olan erişim engellerinin tümü ortadan
kalkar.
Kurumlar için bir başka faktör de web erişiminin bazı durumlarda yasal
olarak tanınmasıdır. Avrupa Birliği Konseyi’nin Kamusal Web Sitelerinin
Erişilebilirliği – özürlüler İçin Erişilebilirlik ile ilgili web sitesi:
http://www.legi-internet.ro/index.php?id=149&L=2
Türkiye için:
http://www.basbakanlik.gov.tr/genelge_pdf/2007/2007-0010-006-
01046.pdf#page=1
İnterneti Erişilebilir Konuma Getirmek
Erişim şu ana kadar daha çok web tasarımcıların sorumluluğunda
olmuştur. Ancak web yazılımlarının da internet erişilebilirliği konusunda
rolü çok büyüktür. Yazılımlar sayesinde web tasarımcıları özürlüler

açısından erişilebilir web siteleri yaratabilirler. İnternet Erişilebilirliği
Girişiminin (http://www.w3.org/WAI) üstlendiği rollerden birisi de
erişim çözümü sunan öneriler ve teknikler geliştirmektir. Bu WAI
kılavuzu web erişimi konusunda uluslararası bir standart olarak kabul
edilmektedir.
Web Sitenizi Erişilebilir Konuma Getirmek
İçerik, büyüklük, sitenin format, geliştirme araçları ve ortamına bağlı
olarak bir web sitesini erişilebilir hale getirmek çok basit veya çok
karmaşık olabilir.
Başından tasarlanması durumunda pek çok erişim özelliğini
uygulamaya sokmakta sorun olmaz. Mevcut ve özürlülere erişimi açık
olmayan özellikle de içeriğinde multimedya olan veya sayfa kodlaması
baştan doğru yapılmayan web sitelerini erişilebilir hale getirmek
oldukça fazla çaba gerektirir.

Web Sitesinin Erişilebilirliğini Değerlendirmek
Bir web sitesini geliştirirken veya yeniden tasarlarken erişim sorunları
ne kadar erken ele alınıp çözülürse o kadar iyi olur. Web tarayıcısında
(browser) ayarları değiştirmek gibi bir takım basit uyarlamalar ve
teknikler bir web sitesinin bazı erişim şartlarını karşılayıp
karşılamadığını ortaya çıkarabilir. Bütün erişim şartlarını karşılayıp
karşılamadığını tespit etmek çok daha karmaşıktır.
Bazı değerlendirme araçları bulunmakla birlikte unutulmamalıdır ki
hiçbir araç bunu tam olarak tespit edemez. Tespit etmek için deneyimli
kişilerin bireysel değerlendirmeleri önemlidir.
Daha Fazla Bilgi Için
WAI web sitesi (http://www.w3.org/WAI) web kullanımını daha
erişilebilir hale getirebilmek için birtakım öneriler ve kaynaklar sunan
bir rehberdir. Bu konuyla ilgili daha fazla kaynak çeşitli kurumlardan ve
internetten bulunabilir.
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı
(www.ozida.gov.tr)

13. Faydalı Bazı Linkler
Erişilebilir Öğrenme
Doğru Görme Rehberleri (RNIB See It Right Guidelines)
http://www.rnib.org.uk/xpedio/groups/public/documents/PublicWebsit
e/public_seeitright.hcsp
Bilgi Seçenekleri (Information Alternatives)- erişilebilir bilgi
kaynakları için bir rehber
http://www.informationalternatives.co.uk/clearprint.htm
TechDis – Birleşik Krallık’ta erişim ve kaynaştırma alanlarında eğitim
danışmanlığı hizmeti veren öncü kuruluş
http://www.techdis.ac.uk
Key2Access – e-Öğrenme erişim uzmanı
http://www.key2access.co.uk
EmpTech – Belli özürlülüğü ya da güçlüğü bulunan kişilerin daha etkin
bir şekilde okuması ve çalışması amacıyla tasarlanmış destekleyici
teknolojiler konusunda bilgi kaynakları sağlamaktadır
http://www.emptech.info/
Eğitim ve İstihdam
Skill – Özürlülüğü veya engeli bulunan 16 yaşın üzerindeki gençler ve
yetişkinlerin eğitim, öğrenim ve istihdamına yönelik fırsatlar
http://www.skill.org.uk/
Realising Potential – özürlülükle ilgili işverenlerin forumu
http://www.realising-potential.org
Genel
Eşitlik ve İnsan Hakları Komisyonu (Equality & Human Rights
Commission) – herkese topluma katılım için eşit şans tanıma
amacıyla eşitlik ve insan hakları konusunda çalışan, ayırımcılığı
kaldırma, eşitsizliği azaltma, insan haklarını koruma ve iyi ilişkiler
geliştirme konusunda çalışmalar yapan bir kuruluş
http://www.equalityhumanrights.com
Britanya Disleksi Derneği (British Dyslexia Association -BDA) –
Disleksili insanların sesi
http://www.bdadyslexia.org.uk

12.0

13.0

14.0

NB: Öğrencinin kursa alınmasını sağlamaya yönelik öneriler ve yapılacak uyarlamalar için: www.ettad.eu

BU MAKALE ARAŞTIRILIP YAZIYA DÖKÜLÜRKEN KULLANILMIŞ OLAN REEL BİLGİLER ULUSLARARASI BİLGİ KAYNAKLARINDAN YARARLANILMIŞ OLMAKTA, ZAMAN ZAMAN TEREDDÜTTE KALMIŞ OLDUĞUM BİLGİLER HUSUSUNDA İSE BİZZAT, KURUM KURULUŞ VE ŞAHISLAR TARAFIMDAN ARANARAK BİLGİ BELGE TEYİD-İ TUTARLILIK KARŞILAŞTIRILMASI YAPILMIŞTIR. AŞAĞIDAKİ YARARLANILMIŞ OLAN KAYNAKLARA ŞAHSIM VE KURUMUM ADINA TEŞEKKÜRLERİMİ BİR BORÇ BİLİRİM.
KAYNAKLAR :

Ek 2
Kaynak Listesi
1. University of Worchester
2. The Marie-Curie Association, Bulgaria
3. The QATRAIN project website (http://www.qatrain.eu)
4. The Health & Safety Executive (HSE), UK
5. Kings College London, UK
6. The Federation of Awarding Bodies Good Practice Guide; ‘The application
of reasonable adjustments and special consideration in vocational
qualifications’, Mart 2006
7. Open University; Inclusive Teaching, 2006
8. The Web Accessibility Initiative (http://www.w3.org/WAI)
9. Strategies for Creating Inclusive Programmes of Study (SCIPS);
(http://www.scips.worc.ac.uk)
10. European Commission; Including People with Disabilities, 2007.
11. The British Film Institute (http://www.bfi.org.uk)
12. The Understanding Prejudice website
(http://www.understandingprejudice.org)

ARAŞTIRAN, DERLEYEN, ÇEVİRİ YAPIP KALEME ALAN

Paylaşılmış olan makalede görmüş olduğunuz eksik bilgi belge ve buna benzer aksaklıkların var olduğunu düşünüyorsanız,  lütfen direkt olarak tarafıma ulaşmanızı önemle  rica ederim.

Diğer bir husus : Bu makalede her hangi bir hak İhlâli/hukuki hak/kişisel hak/Tellif hakkı ilhlâli olduğunu düşünüyorsanız ya da Tellif hakkı sahibi olduğunuzu idda ediyorsanız , belgeler, basılı ve ya görsel yayımlar, İddalarınızı doğrulayacak nitelikteki kanıt ve/ve yahut Kanıtlarınız’la birlikte  aşağıda vermiş olduğum elektronik posta yolu ile bildirmeniz rica olunur..

donen_dunya          iletişim : founder@akademiportal.com

        Dr. İbrahim İbrahimoğlu

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın

Hakkında Akademi Portal

Akademi Portal

Bir yorum

  1. Gerçekten güzel ve bilgilendirici bir makale olmuş. Ancak bitirdim. Keşke herkes bu kadar duyarlı hareket edebilse

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

Güvenlik *